islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,3322
EURO
55,0758
ALTIN
6.610,63
BIST
12.150,67
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Salı Hafif Yağmurlu
19°C
Çarşamba Yağmurlu
20°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Yağmurlu
15°C

SERVET BİRİKİMİ VE FAİZ DÜZENİ KARŞISINDA EBÛ ZER’İN MİRASI

SERVET BİRİKİMİ VE FAİZ DÜZENİ KARŞISINDA EBÛ ZER’İN MİRASI

SERVET BİRİKİMİ VE FAİZ DÜZENİ KARŞISINDA EBÛ ZER’İN MİRASI

Prof. Ali Seyyar, Necmettin Şahinler’in Mirat Haber’de yayımlanan “Yalnız Yaşayan ve Yalnız Ölen Adam” başlıklı yazısını, Ebû Zer’in adalet mücadelesinin günümüze yansımaları üzerinden değerlendirdi.

Türkiye’de zekât mekanizmalarının ve vergi adaletinin yetersiz kaldığını ifade eden Seyyar, din âlimlerinin ekonomik adaletsizlikler karşısındaki sessizliğini de eleştirdi. Faiz karşıtı duruşu ve uyarılarıyla Ali Rıza Demircan Hocamızı “günümüzün yalnız bırakılmış Ebû Zer’i” olarak nitelendiren Seyyar, adaletsizlik karşısında sözünü esirgemeyen seslerin anlaşılmadığını, sistemin gürültüsüne kurban gittiğini vurguladı. 

Faydalı olacağını umarak değerlendirmenin tamamını olduğu gibi veriyoruz:

EBÛ ZER’İN MÜCADELESİNİN ÖZÜ VE “KENZ”İN EKONOMİK ANLAMI

Ebû Zer’in itirazı asla basit bir yoksulluk edebiyatı ya da modern anlamda ideolojik bir sınıf çatışması değildir; doğrudan Kur’ân’ın öngördüğü mal ve servet dengesinin bozulmasına karşı bir adalet çığlığıdır. Burada dikkat çekilmesi gereken en önemli hususlardan biri, Ebû Zer’in “kenz” kavramına yüklediği işlevsel ve iktisadî manadır. Klâsik fıkıhta zekât verildikten sonra kalan malların biriktirilmesi üzerine tartışmalar olmakla birlikte, Ebû Zer’in perspektifi İslâm ekonomik modelinin sadece bireysel vicdana bırakılmayacak kadar güçlü bir sosyal denge mekanizması içerdiğini gösterir:

  • Devletin Müdahale Hakkı: İslâm devleti, asli görevleri olan yoksulluğu gidermek ve toplumsal refahı sağlamak için temel zekâtın ötesinde, lüksü ve aşırı servet yığılmasını (kenz) önlemek adına ihtiyaç duyulduğunda ek mali yükümlülükler/vergiler getirebilir. Bu, muamelat hukukunun esnekliği içerisinde devlet başkanına tanınan kamu maslahatını gözetme yetkisidir.
  • Malî Adalet Eksikliği: Günümüz Türkiye’sinde ne bireysel ve kurumsal anlamda tam anlamıyla bir zekât bilinci ve mekanizması kurumsal olarak vardır, ne de kazanca göre âdil bir şekilde artan (müterakki) vergi sistemi adaleti tam anlamıyla sağlayabilmektedir. Servetin belirli ellerde temerküz etmesi, tıpkı Hz. Osman dönemindeki gibi ekonomik adaletsizlikleri ve toplumsal çölleşmeyi beraberinde getirmektedir.

Bugünün “Yalnız Adamı”: Ali Rıza Demircan ve Gerçek Âlim Duruşu

Geçmişte Emevî saraylarının karşısında dikilen Ebû Zer gibi, bugün de iktidar mekanizmalarının, sermaye çevrelerinin ve küresel sistemin yanlışlarını dinî ve ahlâkî referanslarla yüzlerine söyleyebilen âlimlerin sayısı ne yazık ki bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azdır. Ali Rıza Demircan Hoca, uzun yıllardır tavizsiz bir şekilde dile getirdiği bu hakikatler ve faiz karşıtı net duruşuyla, adeta günümüzün “yalnız bırakılmış Ebû Zer” figürünü temsil etmektedir. Çoğu ilahiyatçı ve din adamı, konjonktürel dengeleri, makamları ya da toplumsal aidiyetleri gözeterek, bu hayatî meselelerde sessizliği tercih ederken; Demircan gibi isimler kınayanın kınamasına aldırış etmeden “zamanın sözünü” söylemeye devam etmektedir. Ancak tıpkı Ebû Zer’in Rebeze çölünde yalnız ölmesi gibi, bu sesler de maalesef geniş kitleler tarafından anlaşılmamakta, yalnız bırakılmakta ve sesleri sistemin gürültüsü arasında boğulmaktadır.

Velhâsıl-ı Kelâm

Ebû Zer’in mücadelesi tarihî bir figürün trajedisi değil, her çağda adaletsizliğe karşı ayağa kalkması gereken vicdanın adıdır. Bugün hem faiz düzeniyle mücadele edebilmek hem de kamusal servetin âdil dağılımını sağlayacak bir ekonomik ahlâkı/mesuliyeti inşa edebilmek için, taşları yerinden oynatacak bir zihnî arınmaya ve Ebû Zer meşrepli cesur seslere her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç vardır.

Prof. Ali Seyyar

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.