
Türkiye’de devletin harcamaları sürekli artıyor. Ancak mevcut vergi sistemi bu yükü karşılamaya yetmiyor. Bunun sonucunda vergi yükü; KDV, ÖTV, MTV ve benzeri dolaylı vergiler üzerinden milletin sırtına bindiriliyor. İnsanlar alışveriş yaparken, faturalarını öderken, yakıt alırken sürekli vergi ödüyor. Üstelik ücretliler daha maaşlarını almadan vergileri kaynağında kesilerek ödüyorlar. Buna karşılık büyük servet birikimlerinin önemli bir kısmı ise yeterince vergilendirilmiyor.
Devlet, topladığı vergiler harcamalarına yetmeyince sürekli borçlanmaya gidiyor. Böylece ekonomi zamanla bir borç-faiz kısır döngüsüne giriyor. Borç arttıkça faiz yükü büyüyor, faiz büyüdükçe yeni vergi ihtiyacı doğuyor, bunun faturası da yine milletin üzerine kalıyor. İşte Türkiye’deki çarpık vergi düzeninin temel sebeplerinden biri budur.
Lakin ne zaman servetten vergi alınması gündeme gelse, hemen Varlık Vergisi ve 6-7 Eylül Olayları hatırlatılıyor. Şüphesiz bunlar kötü hatıralardır ve tekrar yaşanmamaları gerekir. Ancak bugün bu tarihî olaylar, çoğu zaman sağlıklı bir vergi reformunu daha baştan engelleyen psikolojik bir bariyer haline dönüştürülmektedir. Hatta bazı çevreler tarafından bir çeşit “önleyici saldırı” aracı gibi kullanılmaktadır. Böylece vergi reformu konuşulmadan bastırılmakta, yük yine ücretlinin, esnafın ve tüketicinin omzunda kalmaktadır.
Oysa yapılması gereken şey nettir. Öncelikle üretken sermaye ile atıl servet birbirinden ayrılmalıdır. Fabrika kuran, üretim yapan, istihdam sağlayan sermaye ile; yalnızca servetten servet üreten, rant ve spekülasyon üzerinden büyüyen atıl servet aynı değildir. Bugün paradan para kazanma mekanizmaları, çoğu zaman üretime yönelik sermayenin bile önüne geçmiş durumdadır. Bu ise toplum açısından kötü bir örnek oluşturmaktadır. Çünkü genç nesillere üretmekten çok servetten servet kazanmak cazip görünmeye başlamaktadır.
Bu nedenle üretken sermaye korunmalı ve teşvik edilmelidir. Ancak atıl servet mutlaka vergilendirilmelidir.
Bunun yanında aşırı kâr vergisi de uygulanmalıdır. Çünkü millet fakirleşirken bir avuç insanın olağanüstü şekilde zenginleşmesi toplumsal dengeyi bozmaktadır. Alınacak bu vergilerle dolaylı vergiler azaltılabilir, ücretlilerin vergi yükü hafifletilebilir, eğitim ve sağlık gibi alanlar güçlendirilebilir.
Türkiye’nin artık güçlü, şeffaf ve adil bir vergi reformuna ihtiyacı vardır. Geçmişin kötü hatıraları hukukla engellenmeli; fakat bu hatıralar gerekli reformları sonsuza kadar durdurmanın bahanesi haline getirilmemelidir. Üretimi koruyan, atıl serveti vergilendiren ve vergi yükünü adil dağıtan bir sistem kurulmadan ne gerçek kalkınma ne de sosyal adalet sağlanabilir.
Bu reform artık yapılmalıdır.
Galatasaray 3-3 Rennes (Hazırlık maçı) hakkında son gelişmeler. Galatasaray 3-3 Rennes maçında heyecan dolu anlar…
Galatasaray - Rennes maçı canlı izlemek için doğru yerdesiniz. GS RENNES hazırlık maçı şifresiz yayın…
İmamoğlundan AKP'ye geçen belediye başkanlarına tepki hakkında son gelişmeler. İmamoğlu, AKP'ye geçen belediye başkanlarına sert…
Uzun süreli kemik ağrıları, dikkate alınması gereken önemli bir sağlık sorunudur. Uzmanlar, bu tür ağrıların…
Trabzonspor hazırlık maçı hakkında son gelişmeler. Trabzonspor, hazırlık maçında Udinese'yi tek golle yenerek önemli bir…
Roma, Konstantinos Koulierakis, transfer hakkında son gelişmeler. Roma, genç yetenek Konstantinos Koulierakis'i kadrosuna dahil etti.…
View Comments
Selamlar sayın Gündoğan güzel tespitler elinize sağlık, hayırlı bayramlar...