islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
50,1498
EURO
55,9219
ALTIN
6.556,39
BIST
11.482,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
12°C
İstanbul
12°C
Az Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
11°C
Pazartesi Çok Bulutlu
13°C
Salı Az Bulutlu
13°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
16°C

SİSTEM Mİ SORGULANMALI, SEBEP OLDUĞU SONUÇLAR MI?

SİSTEM Mİ SORGULANMALI, SEBEP OLDUĞU SONUÇLAR MI?

SİSTEM Mİ SORGULANMALI, SEBEP OLDUĞU SONUÇLAR MI?

Modern toplumların ve entelektüel çevrelerin en büyük yanılgılarından biri, karşı karşıya kaldıkları ahlaki, ekonomik ve toplumsal yozlaşmaları sistemden bağımsız, münferit birer “arıza” olarak görmeleridir. Oysa her toplumsal kurgu, kendi içinde kusursuz bir paradigmatik bütünlük arz eder. Sistemi oluşturan en küçük cüz bile, bütünden koparılamaz ve bütünden bağımsız olarak yargılanamaz. Bu bağlamda, köklü bir eleştiri getirmek yerine yalnızca sistemin ürettiği sonuçları tartışmak, bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle savaşmaktan farksız bir entelektüel açmazdır.

Paradigmanın Ayrılmaz Bütünlüğü

Her ideoloji, izim veya dünya görüşü, tıpkı organik bir organizma gibi çalışır. Nasıl ki İslam dini, en küçük parçasını bile kendisinden bağımsız değerlendirilmesine müsaade etmiyorsa, modern seküler ve kapitalist düzen de kendi kurumlarının bağımsızca sorgulanmasını kabul etmez. Parçaları bütünden ayırmak, sistemin doğasını ve işleyiş yasalarını bilmemektir. Bugün seküler kurguda işleyen kurumların sebep olduğu sonuçları, sistemin kendisini kutsayarak eleştirmek, Türkiye aydınının içine düştüğü en derin tezatlardan biridir.

Faiz: Kapitalist Devletin Resmi Yakıtı

Bu yapısal körlüğün en somut örneği faiz tartışmalarında yaşanmaktadır. Cari sistemin iktisadi temeli bizzat kapitalizm ideolojisi ve faiz mekanizması üzerine kurulmuştur. Devlet, kendi ekonomik varlığını faiz ile yürütmekte, bizzat bu kurumlar aracılığıyla iş görmektedir. Hatta sistem, kendi vatandaşından geciken ödemeler için bile faiz talep eden resmi bir mekanizmaya sahiptir. Böyle bir yapıda, siyasi aktörlerin dini metinlere referans vererek “nas var” çıkışları yapması, hamaset söyleminden ve kitleleri konsolide etme çabasından öteye geçemez. Temeli faiz olan bir düzende, faize karşı tedbir alınmasını talep etmek mantıksal bir imkânsızlıktır.

Yasal Kumar, Ruhsatlı Fuhuş ve Vergili Alkol

Aynı paradigmatik bütünlük ahlaki ve sosyal alanda da hüküm sürmektedir. Bu siyasi düzende kumardan, fuhuştan ya da alkol tüketiminden gerçek anlamda şikâyet etmek ve devletin bunlara karşı radikal önlemler almasını beklemek sistemin doğasına aykırıdır. Devletin bizzat resmi kumar kurumlarını işlettiği bir düzende, sadece “yasa dışı” kumarın hedef alınması ahlaki bir kaygıdan değil, devletin hazinesine girecek olan kazanç kaybını önleme motivasyonundan kaynaklanır.

Benzer şekilde, bizzat devletin ruhsat verip yasallaştırdığı, üzerinden vergi topladığı fuhuş hanelerin varlığı ve zina eyleminin Avrupa uyum yasaları kapsamında suç olmaktan çıkarılması, sistemin ahlak kodlarının nerede durduğunu netçe göstermektedir. Alkol fabrikalarına ruhsat verip, buralardan elde edilen vergiyi hazinesine koyan bir yapının alkole karşı alacağı “tedbir”, sadece yasa dışı ve vergisiz üretimin önüne geçmekle sınırlı kalacaktır.

Sonuç: Kökten Eleştiri Zorunluluğu

Sonuç olarak, parçaların sistemin işleyişi dışında tartışılmasına mevcut düzen asla müsaade etmez. Kurumsal kurgu faiz, kumar, fuhuş ve alkol gibi unsurları meşru birer gelir kapısı ve çark olarak görüyorsa, eleştirinin okları bu sonuçlara değil, bu sonuçları yasal ve zorunlu kılan cari sistemin doğrudan kendisine yönelmelidir. Gerçek bir entelektüel duruş, sonuçların gölgesinde kaybolmayı değil, bütünü var eden paradigmanın kendisiyle hesaplaşmayı gerektirir.

Yakup Döğer

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.