
Şükür, sadece dil ile söylenen bir kelime değil; insanın kalbiyle fark edip hayatına yansıttığı bir duruştur. Sahip olduklarımızı görmezden geldiğimizde yoksullaşırız, fark ettiğimizde ise zenginleşiriz. Çünkü gerçek zenginlik, çoğaltmakta değil; fark edebilmekte gizlidir.
Günlük hayatın koşuşturması içinde çoğu zaman elimizde olanları unutup, olmayanlara odaklanırız. Oysa Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurur:
“Eğer şükrederseniz, elbette size nimetimi artırırım.” (İbrahim Suresi, 7)
Bu ayet, şükrün sadece bir teşekkür değil; nimetin artmasına vesile olan bir bilinç olduğunu bize hatırlatır..
Şükür; verilen nimeti fark etmek, onu kalpte hissetmek ve bu farkındalığı hem sözle hem de davranışlarla göstermektir. Sadece “Elhamdülillah” demek değil, hayatı bu bilinçle yaşamaktır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur:
“İnsanlara teşekkür etmeyen, Allah’a da şükretmiş olmaz.” (Tirmizî)
Bu hadis, şükrün sadece Allah’a değil; insanlara, hayata ve her ana karşı bir duruş olduğunu öğretir.
Şükür, daha fazlasını istemekten vazgeçmek değildir. Şükür, olanı küçümsememektir. Nefes alabiliyor olmak, sabaha uyanmak, sevebilmek, bir sesi duyabilmek, yürüyebilmek… Bunlar sıradan değil; mucizedir.
Kur’an’da şöyle buyrulur:
“Allah’ın nimetlerini saymaya kalksanız, onları sayamazsınız.” (İbrahim Suresi, 34)
Biz çoğu zaman büyük mucizeleri beklerken, her gün yaşadığımız küçük mucizeleri görmezden geliriz. Oysa şükür, bu küçük gibi görünen büyük nimetleri fark edebilmektir.
Her şey yolundayken şükretmek kolaydır. Asıl şükür, zor zamanlarda ortaya çıkar. İnsan kırıldığında, yorulduğunda, beklediğinde… Yine de “Rabbim, bana hâlâ umut verdin” diyebiliyorsa, işte orada gerçek şükür vardır.
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurur:
“Müminin işi ne hoştur! Her hâli onun için hayırdır. Bu sadece mümine mahsustur. Başına bir iyilik gelirse şükreder, bu onun için hayır olur. Bir sıkıntı gelirse sabreder, bu da onun için hayır olur.” (Müslim)
Şükür, insanın ruhunu güçlendirir. Şikâyet ruhu daraltırken, şükür kalbi genişletir.
Şükreden insan, daha huzurlu olur. Çünkü şükür, insanı “eksik” duygusundan çıkarır, “yeter” duygusuna taşır. Bu da ruhsal dengeyi sağlar.
Şükür bilinci olan kişi:
Daha az kıyas yapar
Daha az kırılır
Daha az beklentiye girer
Daha çok huzur hisseder
Çünkü bilir ki; her şey bir imtihandır ve her nimetin bir emaneti vardır.
Allah’ım,
Bize verdiklerini fark edebilecek kalpler nasip et.
Gözümüzü eksiklerde değil, nimetlerde gezdir.
Dilimize şükür, kalbimize huzur yerleştir.
Unuttuklarımızı hatırlat,
Kıymet bilmediklerimize değer öğret.
Zor zamanlarda da sana yönelmeyi,
Bollukta da haddimizi bilmeyi nasip et.
Verdiklerin için şükürler olsun,
Vermediklerin için de hikmetine teslimiz.
Bizi şükreden kullarından eyle.
Amin.
İSLAMİ HABER “MİRAT”
SİYONİZME KARŞI MABEDLER EL ELE Musa Nebi’nin mücadelesinin yıl dönümünü anıyoruz. Gazze’de, Musa Nebi’nin 3000…
Türkiye'nin Askeri Harcamaları 30 Milyar Dolara Ulaştı: Dünyada 18. Sıradayız İSTANBUL – Stockholm Uluslararası Barış…
İsrail Ateşkesi İhlal Etti: Lübnan’ın Güneydoğusunda Saldırılar Sürüyor İsrail ordusu, yürürlükte olan ateşkese rağmen Lübnan’a…
ELMALILI HAMDİ YAZIR’A GÖRE DİN-DİYANET AYRIMI Din kavramı, İslam düşünce tarihinde hem ilahî kaynağı hem…
MÜSLÜMAN HALKLARIN TRAJEDİSİ: LAİK EĞİTİM Modernleşme trajedisinde, Müslüman halkların yaşadığı en dramatik senaryo, siyasi ricalin…
YENİ NESİL DEDİĞİMİZ BİZİM İZLERİMİZ Oğlum okuldan geldi, gözleri ışıl ışıl. “Anne” dedi, “artık bütün…