
Suriye’de Esed rejiminin ani çöküşü, başta İran’ın Iraklı Şii müttefikleri olmak üzere bölgeyi etkileyen önemli bir gelişme olarak kaydedilmiştir. Esed rejiminin çöküşü kadar dikkat çeken bir diğer unsur, İran’ın “Şii Cihadı” çağrısıyla Suriye’ye seferber edilen on binlerce Şii savaşçının geri çekilmesidir. Irak’ın Suriye’deki yeni duruma ilişkin stratejik değişimlerini, bölgesel güvenlik dinamiklerini ve Şii grupların yeni pozisyonlarını değerlendirmektedir.
Aralık 2024 itibariyle, Heyet Tahrir Şam (HTŞ) liderliğindeki muhalif gruplar, Şam’a doğru ilerlerken, İran destekli Şii milis gruplarının çekilmesi dikkat çekici bir gelişme olarak kaydedilmiştir. Bu gruplar arasında, uzun süredir Esed rejimini destekleyen Hizbullah ve Iraklı Şii milisler bulunmaktadır. Haşdi Şa’bi Komisyonu Başkanı Falih Fayyad’ın 2 Aralık 2024 tarihli açıklaması, Irak’ın bu yeni konjonktüre uyum sağlama niyetini göstermektedir. Fayyad, “Haşdi Şa’bi’nin Irak sınırları dışında faaliyetleri ve Irak’ın Suriye krizine müdahil olmak yönünde bir isteği yoktur” ifadelerini kullanarak Irak’ın Şii milisleri geri çekme stratejisini açıklamıştır.
Asaib Ehli Hak lideri Kays Hazali’nin “Suriye’deki değişim Irak’ın istikrarsızlaştırılma ihtimalini barındırmaktadır” ifadeleri, Şii gruplar arasında bölgesel dengenin yeniden şekillendiğine işaret etmektedir. Benzer şekilde, Ketaib Hizbullah, Suriye’deki “suç gruplarına” karşı resmi asker konuşlandırma gerekliliğine dikkat çekerken, şimdilik asker göndermeyeceklerini belirtmiştir. Bu gelişmeler, Irak’ın Suriye’deki askeri varlığını azaltma ve siyasi-askeri ajandasını yeniden düzenleme sürecini göstermektedir.
Irak’ın Suriye politikasındaki bu dönüşümün arka planında çeşitli faktörler bulunmaktadır:
1. Gazze Savaşı ve İran-İsrail Gerginliği: Tahran’ın Şii müttefiklerinin odağını çoğunlukla İsrail’e yöneltmesi, Irak’ın Suriye’deki askeri angajmanını azaltmasının bir nedeni olmuştur.
2. Haşdi Şa’bi ve Irak Devleti: İran destekli grupların bir kısmının Irak devletinin komuta ve kontrol yapısına dâhil edilmesi, siyasi ve operasyonel kısıtlamalar getirmiştir.
3. Esed’in Yeni Politik Yönelimi: Beşar Esed, Arap devletleri ve Rusya ile ilişkilerini düzenleme çabası içindedir. Bu bağlamda, İran destekli Şii milislerin etkisini azaltmaya yönelik adımlar atmaktadır.
4. İsrail’e Bilgi Sızdırma Skandalı: Suriye eski istihbarat şefi Ali Memlük’ün İsrail ile doğrudan bağıntıları olduğu iddiası, İran’ın Esed rejimine olan desteğini azaltmış ve taraflar arasındaki güven krizini derinleştirmiştir.
5. ABD Baskısı ve İsrail’in Tehditleri: ABD’nin, Bağdat’a Şii milislerin İran-İsrail çatışmasından uzak tutulmasına dair verdiği ültimatom ve İsrail’in Haşdi Şa’bi liderlerini hedef alma tehdidi, Irak’ın askeri stratejisini önemli ölçüde şekillendirmiştir.
Bağdat, Suriye ile yeni bir diplomatik dönem başlatma arayışındadır. Irak Ulusal İstihbarat Başkanı Hamid Şatri’nin Suriye’ye ziyaret gerçekleştirmesi, bu yeni sürecin başlangıcı olarak görülmektedir. Ayrıca, Suriye Dışişleri Bakanı Hasan Eş-Şeybani’nin Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki zirvede Mart 2025’te Bağdat’a resmi bir ziyaret gerçekleştireceğini duyurması, iki ülke arasında yeni bir diplomatik diyalog başlatılacağının sinyalini vermektedir.
Sonuç olarak: Suriye’deki güncel gelişmeler, Irak’ın ulusal güvenlik hesaplamalarını yeniden değerlendirmesini zorunlu kılmaktadır. Irak, Şii silahlı gruplarının etkisini azaltarak Suriye ile yapıcı ilişkiler kurmaya yönelmektedir. Bu stratejik dönüşüm, Ortadoğu’nun güç dengeleri açısından önemli bir çıkış noktalarından biri olacaktır.
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-