Gündem

Suriye’de Güç Dengeleri Yeniden Kuruluyor

Suriye’de Güç Dengeleri Yeniden Kuruluyor

Suriye’de iç savaşın on beşinci yılına girilirken, sahadaki güç dengeleri hızla yeniden şekilleniyor. Uzun süre ABD öncülüğündeki koalisyonun temel yerel ortağı olarak öne çıkan Suriye Demokratik Güçleri (SDG), 2025 sonu ve 2026 başında yaşanan gelişmelerin ardından askeri, siyasi ve ekonomik açıdan ciddi bir gerileme sürecine girmiş durumda. Bu süreç, yalnızca SDG’nin geleceğini değil, Suriye’nin kuzeydoğusundaki tüm güç mimarisini doğrudan etkiliyor.

2011 sonrası iç savaş ortamı, SDG’ye boş bir alan açtı. YPG öncülüğünde şekillenen yapı, 2015’te Arap aşiretlerinin de dahil edilmesiyle SDG çatısı altında genişledi. IŞİD’le mücadelede oynadığı rol sayesinde SDG, uluslararası meşruiyet kazandı ve Suriye topraklarının önemli bir bölümünde kontrol sağladı. Bu dönem, örgütün askeri ve siyasi açıdan en güçlü olduğu evre olarak kayda geçti.

Son iki yılda tablo hızla tersine döndü. Özellikle Fırat hattında yaşanan gelişmeler, SDG’nin hareket alanını belirgin biçimde daralttı. Rakka ve Deyrizor çevresindeki Arap aşiretlerinin Şam yönetimiyle temasa geçmesi, örgütün sahadaki ortaklık modelini zayıflattı. Bu kopuş, yalnızca askeri dengeleri sarsmakla kalmadı; petrol, doğalgaz ve tarımsal gelirlerin kontrolünü de merkezi yönetime yaklaştırdı.

Enerji sahaları ve stratejik barajların el değiştirmesi, SDG’nin ekonomik kapasitesini ciddi ölçüde aşındırdı. Gelir kaynaklarının daralması, örgütün hem yerel yönetim mekanizmalarını hem de askeri yapılanmasını ayakta tutmasını zorlaştırdı.

Washington’un tutumundaki değişim, sahadaki çözülmenin temel başlıklarından biri olarak öne çıkıyor. ABD, IŞİD’le mücadele ekseninde şekillenen önceki angajmanını yeniden tanımlamaya başladı. Yeni Şam yönetimiyle kurulan diplomatik ve güvenlik teması, SDG’nin ayrıcalıklı konumunu aşamalı biçimde zayıflattı.

Ocak 2026’da taraflar arasında varılan mutabakat çerçevesinde, SDG unsurlarının merkezi orduya bireysel entegrasyonu, ağır silahların çekilmesi ve stratejik altyapının devri gündeme geldi. Bu adımlar, sahadaki özerkliğin yerini merkezi kontrolün alacağı yeni bir döneme işaret ediyor.

Bu dönemde İsrail’in Suriye dosyasındaki önceliği, sınır güvenliği ve güney hattının istikrarı olmaya devam ediyor. Şam’la yürütülen dolaylı temaslar ve güvenlik odaklı mutabakatlar, Tel Aviv’in kuzeydoğu Suriye’deki gelişmelere daha mesafeli yaklaşmasına yol açtı. Bu yaklaşım, SDG cephesinde beklenen siyasi veya askeri desteğin görünür biçimde azalması anlamına geldi.

Ankara açısından süreç, uzun süredir savunulan güvenlik yaklaşımıyla örtüşen sonuçlar doğuruyor. SDG’nin Fırat’ın doğusuna sıkışması, sınır hattında yeni bir denge oluşturuyor. Türkiye, merkezi Şam yönetiminin güçlenmesini, sınır güvenliği ve bölgesel istikrar açısından daha öngörülebilir bir çerçeve olarak değerlendiriyor.

Mevcut tablo, SDG’nin geniş alanlara yayılan bir askeri-siyasi aktör olmaktan, sınırlı coğrafyada etkisi azalan bir yapıya dönüşme ihtimalini güçlendiriyor. Kobani, Kamışlı ve Haseke çevresine odaklanan dar bir kontrol alanı, örgütün gelecekteki pazarlık gücünü de sınırlıyor.

Kürt siyasi hareketi içinde uzun süredir var olan ideolojik ve örgütsel ayrışmalar, bu dönemde daha görünür hale geliyor. Ortak bir siyasi strateji üretilememesi, merkezi yönetim karşısında elin zayıflamasına yol açıyor.

Suriye’de yeni dönemin belirleyici özelliği, dış aktörlerin önceliklerini yeniden sıralaması ve merkezi devlet yapısının güç kazanması olarak öne çıkıyor. ABD’nin Şam’la kurduğu yeni ilişki biçimi, İsrail’in güvenlik merkezli yaklaşımı ve Türkiye’nin sahadaki dengeleri yakından izleyen politikası, SDG’nin manevra alanını ciddi biçimde daraltıyor.

Ortaya çıkan tablo, kuzeydoğu Suriye’de on yılı aşkın süredir devam eden özerklik deneyiminin kritik bir eşikte olduğunu gösteriyor. Önümüzdeki süreç, SDG’nin merkezi yapıyla nasıl bir siyasi denge kuracağı ve bu dönüşümün sahadaki istikrarı nasıl etkileyeceği sorularını daha da öne çıkaracak.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • manşet

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR!

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…

27 dakika ago
  • Gündem

Ramallahlı Kadından Arap Liderlere ve Abbas Yönetimine Sert Tepki

Ramallahlı Kadından Arap Liderlere ve Abbas Yönetimine Sert Tepki: "Bizi Gazze’deki Mücahitler Temsil Ediyor" Batı…

45 dakika ago
  • Gündem

Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı

Bilal Erdoğan’dan Nüfus ve Aile Yapısı Uyarısı: "2100 Yılında 55 Milyona Düşebiliriz" İlim Yayma Vakfı…

2 saat ago
  • Makale

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…

2 saat ago
  • Gündem

ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2)

ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…

3 saat ago
  • Gündem

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: Apateizm

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…

4 saat ago