A`raf sûresinin 9. ayetinde insanın dünya hayatındaki yolculuğu, mahşer meydanında terazinin başında neticelenen bir hesaba dönüşüyor. “Kimin de tartıları hafif gelirse…” cümlesiyle başlayan bu uyarı, sadece bir tehdidin değil, aynı zamanda insanın “ağırlığını” kaybetme ihtimalinin de habercisidir. Peki, “ağırlık” dediğimiz şey nedir gerçekten? Bu yazıda söz konusu ayet üzerinden aklımıza...
Gönlümüzde iman, zihnimizde Kur’an ayetleriyle yürümeye çalıştığımız bu yolda her bir kelâmın adalet ve rahmet dolu çağrısına kulak veriyoruz. A‘râf sûresi 7.-8. ayetleri, sadece geçmiş toplumlara değil, bugünün hakikat arayan yüreklerine de yöneltilmiş bir davettir. Bu yazıda “ilahi bilginin” yalnızca bir mutlakiyet değil, aynı zamanda kulların özgür iradesini hesaba katan...
Hayatın içinde ne zaman bir sarsıntı yaşansa insanın iç sesiyle baş başa kaldığı o derin sessizlikte bir hakikat kıpırdanır: “Nerede hata yaptım?” İşte Kur’an, bu iç hesaplaşmanın ebedi sahnesini bize gösterir. A‘râf sûresi 5. ve 6. ayetlerde, azabın gelişiyle birlikte dile gelen bir pişmanlık ve ardından gelen ilahî sorgulama var....
Güvenin doruğa çıktığı, insanın kendini en güvende hissettiği anlar vardır; gece uykusu ya da öğle istirahati gibi. Toplumların helâkinden söz eden A‘râf sûresinin 7/4. ayeti, işte bu anların aslında ne denli kırılgan olabileceğini gösteriyor. Bu ayet, sadece geçmiş toplumlara has bir durum değil, günümüz insanı için de bir uyarı hükmündedir....
Kur’an’a yönelen her bilinçli kalp bilir ki onun her sûresi bir kapı açar; bazen aklın derinliğine, bazen kalbin sükûnetine, bazen de hayatın merkezine… A‘râf sûresi de işte böyle bir kapıyla başlar: “Elif, Lâm, Mîm, Sâd” (el-A`raf 7/1). İlk bakışta suskun duran bu harfler, aslında vahyin eşiğine çağıran sessiz bir tokmaktır....
Kur’an’ın 7. sûresi olan A`râf, iniş sırasına göre 39. sûredir. Mekke’de inmiş olan bu sûrenin ayet sayısı iki yüz elli beştir. Cumartesi yasağını çiğneyenlere dair kıssanın yer aldığı 163.-171. ayet grubunun Medine’de indiğini söyleyenler vardır. Kendisi gibi bir defada indirilen En‘âm sûresinde özlü biçimde ifade edilen bazı konular, A`râf sûresinde...
Bazı cümleler vardır ki sadece geçmişi anlatmaz; insanın iç dünyasına da ayna tutar. Bu bağlamda Yûsuf sûresinin son ayeti (12/111) şöyle seslenir bize: “Onların kıssalarında aklıselim sahipleri için ibret vardır.” Bu ifadeyle Kur’an, bir bilinç inşasına kapı aralar. Zira burada maksat, olayları bilmekten öte, onlardan ders çıkarmaktır. Ayetin devamı ise...
Peygamberlerin hayatı, sadece geçmişin bir hatırası değil, insanın bugün yaşadığı karanlıkla mücadelesinde bir haritadır. Onlar, hakikati dile getirdikçe daha çok yalnız kaldılar; çağrıları uzadıkça inkâr kökleşti. Azabın gecikmesi, bazılarında inkârı derinleştirirken, peygamberlerin kalbinde de insan olmanın en içli sınavları yaşandı. Yûsuf sûresi 110. ayette bu durum, çarpıcı bir şekilde açığa...
Yûsuf sûresinin 109. ayeti, sadece tarihten bir kesit sunmakla kalmaz; aynı zamanda bugün nereye baktığımızı ve neyle meşgul olduğumuzu da sorgular. Allah’ın hep kentlerde yaşayan, hayatın kalabalığına aşina, sözü bilen, dili tartan erkekleri peygamber olarak göndermesi bir tesadüf değildir. Bu ayette bir yandan vahyin muhataplarını, öte yandan da aklın bu...
Dünya hayatının aldatıcı düzeni içinde insanın kendini güvende hissetmesi, çoğu zaman azabı ve kıyameti göz ardı etmesine yol açar. Yûsuf sûresi 107.-108. ayetler, bu gaflet perdesini yırtarak bizi hem yaklaşan hakikate hem de ona nasıl çağrıda bulunmamız gerektiğine davet ediyor. Zira basiretle yürütülmeyen her çağrı sonuçsuz kalabilir. Bu yazıda bir...
Bazen gökyüzüne bakan gözler, yıldızların ışıltısına takılıp kalırken hakikatin izini kaçırır. İnsanlar ağaçlara, taşlara, şehir kalıntılarına bakar ama çoğu zaman kalpleri oralardan geçmez. Oysa Yûsuf sûresinin 105. ve 106. ayetleri, bu bakışla fark edilemeyen büyük sessizliği bozar. Ayetler her yerdeyken insanlar, onları görmezden gelmeyi alışkanlık hâline getirmiştir. Tevhidin berrak çağrısı...
Bazen çok sevdiğimiz birinin iman etmesi için dualar ederiz konuşuruz, örnek olmaya çalışırız ve gözlerinin hakikate açılması için elimizden geleni yaparız. Bununla birlikte ne kadar uğraşsak da bir şeylerin değişmediğini görürüz. İşte Yûsuf sûresi 103. ve 104. ayetler, bu duyguyu bizden çok daha derin yaşayan bir yüreğin, Resûlullah’ın (s) tebliğ...
Kur’an kıssalarını sadece geçmişte yaşanmış olaylar olarak değil, bugünümüzü aydınlatan birer ilahi pusula olarak okuduğumda zihnimde hep aynı soru uyanır: Bu kıssa benim bugünüme ne söylüyor? Yûsuf sûresinin 102. ayetinde bu soruya bir kez daha cevap aradım; çünkü Hz. Yûsuf’un kardeşleri tuzak kurarken onların aralarında bulunmayan Hz. Muhammed’in (s), bu...
Bazen bir dua duyarsınız, sanki sizin kalbinizden çıkmış gibi… Ne kelimesi size ait ne sesi ama duygusu tam da sizindir. Hz. Yûsuf’un (12/101) duası da öyle bir dua. Zirvede bir peygamberin, içtenlikle yaptığı bir veda; ama içinde tevazu var, özlem var, teslimiyet var. Bu yazıda o duanın gölgesinde durup şunları...
Hayatta bazen af dilemek de affetmek de zaman alır. İnsan kalbi, bir hatayı sindirmek, bir pişmanlığı kabullenmek ve ilahi rahmete sığınmak için kendine özgü bir ritme sahiptir. Hz. Ya’kūb’un oğullarının bağışlanma talebine verdiği yanıt da bunun en güzel örneklerinden biridir (Yûsuf 12/98). Onların hatası büyüktü, pişmanlıkları samimi görünüyordu; ancak Hz....
Hayat bazen bizi hüzünle sınar, bazen de umulmadık bir sevinçle kuşatır. Hz. Ya‘kūb’un hayatı da bunun en güzel örneklerindendir. Yûsuf Suresi’nin 96.-97. ayetleri, Hz. Ya‘kūb’un yıllarca gözyaşı döktüğü oğluna kavuşmadan hemen önce yaşadığı mucizevi bir anı anlatır. Gömlek, yüzüne dokunduğunda gözleri açılan bir babanın, yıllar önce söylediği “Ben size, Allah...
Hz. Ya’kūb’un güçlü bir hissedişle “Yûsuf’un kokusunu alıyorum.” (Yûsuf 12/94) dediği an, duyusal algının ötesine geçen bir hakikati işaret ediyordu. Aynı anda torunlarının buna şaşkınlıkla karşılık verip Hz. Ya’kūb’a eski düşüncelerini hatırlatmaları (Yûsuf 12/95), iki farklı gerçeklik algısının çatışmasını gözler önüne seriyor. Bu ayetler, hakikatin sadece görünen dünyaya indirgenemeyeceğini ve...
Hayat, insana bazen ağır imtihanlar yükler. Kimi zaman özlemle beklediğimiz birine kavuşamayız kimi zaman da yıllarca içimizde taşıdığımız bir yükün altında eziliriz. Ama biliriz ki her geceyi bir sabah ve her sıkıntıyı bir ferahlık takip eder. İşte Yûsuf 12/92.-93. ayetleri de tam olarak bu gerçeği anlatır bize: İhanete uğrayan bir...