Gündem

TARİHİN EŞİĞİNDE: TEMİZ DEVLET, GÜÇLÜ MİLLET, BÜYÜK TÜRKİYE

TARİHİN EŞİĞİNDE: TEMİZ DEVLET, GÜÇLÜ MİLLET, BÜYÜK TÜRKİYE

MAKALENİN SESLİ ANLATIMI

Türkiye tarihî bir eşikten geçmektedir…

Son dönemde devletin özellikle adalet ve güvenlik mekanizmalarında yaşanan değişimle birlikte, uzun yıllar toplumun üzerine çöken karanlık odaklara karşı eş zamanlı, eş güdümlü ve kapsamlı başarılı bir mücadele yürütülmektedir…

Şike, mafya, yasa dışı bahis ve kumar, kara para, fuhuş, uyuşturucu, yolsuzluk, suç örgütleri, faili meçhul dosyalar ve suç gelirlerinin aklanması gibi başlıkların yanında; hukuk ve hakkaniyet dışına çıkan bazı dinî yapılanmaların da mercek altına alınması, “kim olursa olsun adalet karşısında hesap verir” ilkesinin işletilmesi bakımından son derece önemlidir.

Fakat burada mesele yalnızca operasyon değildir.

Asıl mesele, her türlü kirli yapılara karşı güçlü bir iradenin hukuk içinde, kararlılıkla ve süreklilik içinde işletilmesidir.

Çünkü kötülüğün bir özelliği vardır:

Çıkarları kesiştiğinde birbirinden bağımsız görünen karanlık odaklar aynı masada buluşabilir.

Mafya başka kanaldan beslenir, kara para başka damardan akar, yasa dışı bahis başka ağ kurar, yolsuzluk başka kapıdan girer; her türlü gayri meşru yapılanmalar başka kisvelere bürünür.

Görünüşleri ve yöntemleri farklı olabilir. Fakat ortak paydaları aynıdır:

Hukukun, adaletin, hakkaniyetin dışında bir güç alanı kurmak.

KARANLIĞA KARŞI HUKUKUN VE DEVLET İRADESİNİN GÜCÜ

İşte bu yüzden yürütülen mücadelenin yalnızca kapsamı değil, sürekliliği ve hukukî meşruiyeti de önemlidir.

Çünkü yalnızca kötülüğü tasfiye etmek yetmez.

İyiliği örgütlemek, doğruları görünür kılmak, milletin sağduyusunu diri tutmak ve ortak vicdanı güçlendirmek de gerekir.

Türkiye’nin önünde bir başka tarihî eşik daha bulunmaktadır:

Terörün ve şiddetin sona erdirilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, millî birlik ve kardeşlik hukukunun tahkim edilmesi ve hukuk devletinin daha da güçlendirilmesi…

Bunlar birbirinden ayrı başlıklar da değildir.

Temiz devlet ile güçlü iç cephe, güvenli toplum ile demokratik gelecek, hukuk ile kardeşlik aynı bütünün parçalarıdır.

Çünkü temiz devlet olmadan kalıcı huzur kurulamaz. Hukukun üstünlüğü olmadan adalet duygusu yaşatılamaz. Devlet-millet güveni güçlenmeden büyük dönüşümler tamamlanamaz. Kardeşlik hukuku tahkim edilmeden terörün açtığı yaralar bütünüyle kapanamaz.

Bu nedenle güvenlik tedbirleri ile toplumsal bilgilendirme de aynı anda yürütülmelidir.

Devletin operasyon gücü kadar milletin psikolojik ve sosyal direncinin güçlendirilmesi de önemlidir.

Millet ne olup bittiğini bilmeli; hangi tehditle, neden ve hangi hukukî zeminde mücadele edildiğini anlayabilmelidir.

Hakikat ile dezenformasyon/çarpıtma, bilgi ile manipülasyon/saptırma, eleştiri ile provokasyon/kışkırtma birbirinden ayrılmalıdır.

Çünkü büyük dönüşüm dönemlerinde yalnızca dışarıdan gelen tehditler değil; toplumun içine yayılan korku, güvensizlik, şüphe ve ayrışma da büyük bir tehlikedir.

AYRIŞMAYA KARŞI KARDEŞLİK, KORKUYA KARŞI HAKİKAT: BÜYÜK TÜRKİYE’NİN ORTAK İRADESİ

Şimdi Türkiye’nin ihtiyacı, meşru olan bütün kesimlerin ortak akılda buluşmasıdır.

Devletten siyasetçiye, medya mensubundan hukukçuya, akademisyenden iş insanına, sanatçıdan kanaat önderine, sivil toplum kuruluşlarından derneklere, vakıflara ve toplumun bütün meşru yapılarına kadar herkesin görev üstlenmesi tarihi bir sorumluluktur.

Görevimiz; farklı olana, farklı düşünene düşman olmak değil, farklılıklarımızın üzerinde yükselen ortak vatan paydasını büyütmek, yüceltmektir.

Görevimiz; birbirimizin hukukunu da korumaktır.

Aynı zamanda görevimiz; suçun ve gayri meşruluğun kimliğine bakmak değil, fiiline bakmaktır.

Zira suçun, yolsuzluğun dini, mezhebi olmaz.
Mafyanın, kara paranın, siyaseti, ideolojisi olmaz.
Hukuksuzluğun da mazereti olmaz.

Kim suç işliyorsa adalet, hukuk önünde hesap vermelidir.

Kim olursa olsun, ne kadar güçlü görünürse görünsün, hukuk düzeninin üzerinde hiçbir kişi, hiçbir yapı, hiçbir çevre bulunmamalıdır.

Çünkü mesele bir hükümetin, bir bakanın veya bir partinin meselesi de değildir.

Mesele Türkiye’nin geleceğidir.

Bugün ihtiyaç duyduğumuz şey korku değil cesarettir; kin değil adalettir; fitne değil kardeşliktir; suskunluk değil hakikattir; körü körüne tarafgirlik değil hukuk ve vicdandır.

Karanlık yapılar çıkarları için yan yana gelebiliyorsa, temiz insanlar da Türkiye için omuz omuza gelmelidir.

Çünkü bazı dönemler vardır; gelecek nesiller dönüp bugüne bakar ve sorar:

“O gün ne yaptınız?”

Cevabımız bugünden belli olmalıdır:

Hukukun, adaletin, hakikatin yanında durduk.

Devletin meşru mücadelesine sahip çıktık.

Suçun ve gayri meşruluğun karşısında durduk.

Dezenformasyona ve provokasyona teslim olmadık.

Birbirimizin hukukunu koruduk.

Türkiye’nin ortak geleceğini hiçbir karanlık yapının, hiçbir kirli hesabın, hiçbir fitne cephesinin insafına bırakmadık.

Çünkü devletin gücü milletin birliğiyle tamamlanır. Milletin birliği adaletle tahkim edilir. Adalet ise ancak hakikatin cesaretle savunulduğu yerde yaşar.

Türkiye tarihî bir eşikten geçmektedir.

Bu eşikte herkes safını belirlemelidir.

Safımız hukuk, adalet, kardeşlik olmalıdır.
Safımız Türkiye olmalıdır.

Bunun yolu açıktır:

Temiz devlet. Güçlü millet. Güvenli toplum. Sağlam iç cephe. Terörsüz büyük Türkiye.

Türkiye’nin vereceği cevap yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin kaderini de belirleyecektir.

Bugün yapılan her doğru iş, yalnızca bugünün hesabını değil, yarının Türkiye’sini kuracaktır.

Şimdi görev zamanıdır.

Şimdi sorumluluk zamanıdır.

Şimdi ayrışmanın değil kenetlenmenin, korkunun değil cesaretin, fitnenin değil kardeşliğin, suskunluğun değil hakikatin zamanıdır.

Vakit; temiz devlet, güçlü millet, huzurlu toplum, sağlam iç cephe ve kardeşliği tahkim edilmiş büyük Türkiye için omuz omuza verme vaktidir Vesselam.

Erol KAVUNCU
YAZARIMIZ ”EROL KAVUNCU’NUN”, DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA ”TIKLAYINIZ”

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

 

Recent Posts

  • Gündem

Ankara’da Gazze İçin Sessiz Boykot Nöbeti: Bir Bardak Çay, Bir Vicdan Çağrısı

Ankara’da Gazze İçin Sessiz Boykot Nöbeti: Bir Bardak Çay, Bir Vicdan Çağrısı Ankara Keçiören’de bir…

14 dakika ago
  • Genel

ŞİLİ’Lİ MADENCİLERİN MUCİZEVÎ KURTULUŞU VE MANEVÎ BOYUT: ŞEYH NAZIM KIBRISİ’NİN DUALARI

ŞİLİ’Lİ MADENCİLERİN MUCİZEVÎ KURTULUŞU VE MANEVÎ BOYUT: ŞEYH NAZIM KIBRISİ’NİN DUALARI 2010 yılında Şili’deki San…

34 dakika ago
  • Gündem

Sudan’da İHA Saldırıları: 160’tan Fazla Sivil Hayatını Kaybetti

Sudan'da İHA Saldırıları Yoğunlaştı: Son Günlerde 160'tan Fazla Sivil Hayatını Kaybetti Sudan'da ordu ile Hızlı…

45 dakika ago
  • Genel

YAĞMURLARI SELLERE DÖNÜŞTÜREN, YARATANA İSYANIMIZDIR

YAĞMURLARI SELLERE DÖNÜŞTÜREN, YARATANA İSYANIMIZDIR Sellere dönüşen bu yağmurlar nedir? Müslümanız, hayata İslam’ın omurgasını oluşturan…

1 saat ago
  • Gündem

HÜDA PAR TÜRKİYE VE İSLAM COĞRAFYASI İÇİN NE SÖYLÜYOR?

HÜDA PAR TÜRKİYE VE İSLAM COĞRAFYASI İÇİN NE SÖYLÜYOR? HÜDA  PAR’ın İstanbul 5. Olağan İl…

1 saat ago
  • Gündem

KADININ ÇALIŞMASI NEDEN? TEŞVİK EDİLİYOR

KÜRESEL ŞİRKETLER,NEDEN'KADININ ÇALIŞMASINI TEŞVİK EDİYORLAR Büyük şirketlerin ve küresel sermayenin kadın istihdamını destekleyen projelerinin arkasında…

2 saat ago