
Sellere dönüşen bu yağmurlar nedir? Müslümanız, hayata İslam’ın omurgasını oluşturan Kur’ân penceresinden bakmalıyız. Biz de bakalım.
DOĞAL VARLIKLAR İNSAN İÇİN YARATILMIŞTIR
Yüce Allah dağları, denizleri, ovaları, bitkileri, madenleri, hayvanları ile bütün yeryüzü varlıklarını biz insanlar için yarattı ve yaşamları ve insanoğluna hizmetleri için gerekli bilgileri de onların varlıklarına kodladı.
Yeryüzü varlıkları gibi depremler, tsunamiler, hortumlar, heyelanlar, kasırgalar ve yağmurlar da yaratılmış varlıklardır. Aldıkları ilahi emirleri uygularlar. Özgürce hareket edemezler.
YAĞMURLARI RAHMETTİR, ONLARI SELE DÖNÜŞTÜREN İNSANDIR
Yağmurlar bir ölçüye göre yağar. Yağmurlar doğrudan zarar veremez.
Sellerin oluşması, yağmurların doğal yataklarına müdahale ve geçiş yollarına konut inşa edilmesi gibi hatalarımızdan kaynaklanmakta olduğu bir ölçüde doğrudur ve Rabbimizin buyurduğu gibi her musibet bizden kaynaklanmaktadır.
BU AĞIR SELLER CEZADIR
Ama son dönemlerde ve hele hele şu son günlerde yaşanan seller, -en doğrusunu Allah bilir- doğanın ve yağmurların yaratıcısı olan Allah’ı ve yasalarını tanımayışımıza ve insanlara yönelik zulümlerimize bir ceza olarak gelmektedir.
Ceza olarak gelen selleri engelleyemezsiniz. Çünkü engelleyemeyeceğimiz şekilde gelirler.
Sellerin ceza olarak da gelebileceğini hatırlatan bir Kur’ânî duyuruyu sunalım:
“Gerçekten Sebe’ halkına, oturdukları diyarda bir ibret dersi vardı. Onların meskenleri sağdan soldan iki bahçe ile çevrili idi. Peygamberleri kendilerine dedi ki: “Allah’ın nimetlerinden yiyiniz, içiniz, O’na şükrediniz. Ne hoş bir diyar! Ne iyi, ne müsamahalı ve bağışlayıcı bir Rab!
Fakat onlar bu dâvete sırtlarını döndüler. Biz de onların üzerlerine kükremiş, hırçın mı hırçın, bendleri yıkan bir sel gönderdik. O güzelim bahçelerini, içinde sadece buruk yemişli, ılgınlık, biraz da dikeni çok, meyvesi az ağaçlardan ibaret bozulmuş bahçelere çevirdik.” (Sebe’ 34/15,16)
VAZİFEMİZ YARDIMDIR
Ceza olarak gelmiş olsa da bizim vazifemiz, sellerin de ceza olarak gelebileceğini hatırlayıp hatırlatmak ve insan olarak yaratılışımızın ve de Müslüman oluşumuzun gereği olarak sel mağdurlarına yardıma koşmaktır.
Ankara’da Gazze İçin Sessiz Boykot Nöbeti: Bir Bardak Çay, Bir Vicdan Çağrısı Ankara Keçiören’de bir…
ŞİLİ’Lİ MADENCİLERİN MUCİZEVÎ KURTULUŞU VE MANEVÎ BOYUT: ŞEYH NAZIM KIBRISİ’NİN DUALARI 2010 yılında Şili’deki San…
Sudan'da İHA Saldırıları Yoğunlaştı: Son Günlerde 160'tan Fazla Sivil Hayatını Kaybetti Sudan'da ordu ile Hızlı…
HÜDA PAR TÜRKİYE VE İSLAM COĞRAFYASI İÇİN NE SÖYLÜYOR? HÜDA PAR’ın İstanbul 5. Olağan İl…
KÜRESEL ŞİRKETLER,NEDEN'KADININ ÇALIŞMASINI TEŞVİK EDİYORLAR Büyük şirketlerin ve küresel sermayenin kadın istihdamını destekleyen projelerinin arkasında…
OSMANLI’DAN GÜNÜMÜZE BİTMEYEN BUHRAN: “KAHT-I RİCAL” VE LİYAKAT SANCISI Osmanlı İmparatorluğu’nun 18. yüzyıldan itibaren askeri,…