Makale

TOPRAĞIN KADERİ VE KALBİN HÂLİ

TOPRAĞIN KADERİ VE KALBİN HÂLİ

وَٱلۡبَلَدُ ٱلطَّیِّبُ یَخۡرُجُ نَبَاتُهُۥ بِإِذۡنِ رَبِّهِۦۖ وَٱلَّذِی خَبُثَ لَا یَخۡرُجُ إِلَّا نَكِدࣰاۚ كَذَ ٰ⁠لِكَ نُصَرِّفُ ٱلۡـَٔایَـٰتِ لِقَوۡمࣲ یَشۡكُرُونَ [الأعراف ٥٨]

Güzel bir beldenin bitkisi rabbinin izniyle çıkar. Çoraklaşmış olan beldeden ise ancak çok zorlukla (veya yararsız) bitki çıkar. Şükreden bir topluluk için ayetleri işte böyle genişçe açıklarız. (el-A`râf 7/58)

İnsanoğlu, dış dünyada tanık olduğu tabii olayları fiziksel birer süreç zannederek tefekkür derinliğini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Gökyüzünden inen yağmurun, düştüğü toprağın niteliğine göre bambaşka neticeler meydana getirmesi, aslında insan ruhunun ve karakterinin ibret verici bir temsilidir. Aynı vahye muhatap olan insanların farklı tutumlar sergilemesi, ilahî kelâmın insanda semere vermesinde kalbî durumunun önemini gösterir. A’râf sûresinin 58. ayet, işte bu gerçeği insanların gözlerinin önüne sererek kalplerin niteliğini sorgulamaya davet eder.

Müfessirlerin Yorumunda Verimli ve Çorak Toprak

Taberî’nin aktarımına göre Katâde, ayetteki ifadeyi Allah’ın müminler ve kâfirler hakkında verdiği bir mesel olarak görür. Süddî, ayetteki “habîs belde”yi tuzlu ve çorak arazi (sebha) olarak açıklarken buradan çıkan ürünü de az ve faydasız olarak nitelendirir.[1] Râzî’nin meşhur görüş olarak aktardığına göre bu ayette Kur’an’ın nüzulü yağmura, mümin ise yağmurla türlü çiçek ve meyveler veren verimli toprağa benzetilir. Çorak ve tuzlu toprakta ise pek az bitki yetişir. Aynı şekilde cehaletin kirlerinden ve kötü ahlâktan arınmış temiz ve saf ruh, Kur’an’ın nuruyla buluştuğunda onda çeşitli itaatler, marifetler ve güzel ahlâk ortaya çıkar. Kötü ve bulanık ruh ise Kur’an’ın nuruyla buluşsa bile onda marifetlerden ve güzel ahlâktan ancak pek azı ortaya çıkar.[2]

Vahiy ve Toprak Temsili

Kur’an-ı Kerim’de yağmur ve toprak üzerinden insanın iman, amel ve ilahî mesaj karşısındaki tutumuna ilişkin başka ayetlerde dikkat çekici meseller yer almaktadır. Nitekim Bakara sûresi 264. ayette gösteriş için infak eden kimsenin durumu, üzerinde ince bir toprak tabakası bulunan düz ve sert bir kayaya (safvân) benzetilir; şiddetli yağmur yağdığında üzerindeki toprak sürüklenir ve geriye çıplak kaya kalır. Hemen ardından gelen 265. ayette ise Allah’ın rızasını gözeterek ve gönülden bir kararlılıkla infak edenlerin durumu, yüksekçe ve verimli bir yerde bulunan bahçeye (cennetin bi-rabvetin) benzetilir; bol yağmur aldığında ürününü iki kat verir, bol yağmur yağmasa bile çiseleme ona yeter. Fâtır sûresi 9. ve Rûm sûresi 50. ayetlerde ölü toprağın yağmurla yeniden canlanması, ölümden sonra dirilişin (ba‘s ba‘de’l-mevt) imkânını gösteren kevnî bir delil olarak sunulur.

Hidayet ve İlmin Yağmura Benzetilmesi

Yağmur ve toprak üzerinden kurulan bu mesel yoluyla anlatımın benzeri, Hz. Peygamber’in (s) bir hadisinde de görülmektedir. Ebû Mûsâ el-Eş‘arî’den rivayet edildiğine göre Resûlullah, Allah’ın kendisiyle gönderdiği hidayet ve ilmi, toprağa yağan bol yağmura benzetmiş; bu yağmuru kabul ederek bolca bitki yetiştiren verimli toprak, suyu tutarak insanların yararlanmasını sağlayan toprak ve ne suyu tutan ne de bitki yetiştiren toprak olmak üzere üç farklı toprak türünden söz etmiştir. Hadiste bu farklılıklar, insanların hidayet ve ilim karşısındaki farklı tutumlarının temsili olarak açıklanmaktadır.[3]

Sonuç

A‘râf sûresinin 58. ayeti, hidayetten istifadede yalnızca vahyin ulaşmasının değil, muhatabın kalbî hâlinin de önem taşıdığına işaret etmektedir. Vahiy, selîm ve kabule hazır bir kalpte iman, mârifet, güzel ahlâk ve amel-i sâlih olarak semere verir. Buna karşılık kibir, hevâ ve kötü ahlâkla perdelenmiş kalp, kendisine ulaşan hidayetten gereği gibi istifade edemez. Bu bakımdan ayetin toprak temsili, insanı kalbin tezkiyesine ve hidayeti kabule mâni olan engelleri gidermeye davet eden güçlü bir öğüt niteliğindedir.

Dipnotlar

[1] Muhammed b. Cerîr et-Taberî, Camiu’l-beyân fî tefsîri’l-Kur’ân, thk. Abdullah b. Abdülmuhsin et-Türkî (Beyrut: Dâru Hicr Li’t-Tabaa ve’n-Neşr ve’t-Tevzi` ve’l-İ`lan, 1422/2001), 10/259.

[2] Fahreddin er-Râzî, Mefâtîḥu’l-ġayb (Beyrut: Dâru İhyâi’t-Türâsi’l-Arabî, 1420/1999), 14/291.

[3] Ebû’l-Ḥasen Muslim b. el-Ḥaccâc el-Ḳuşeyrî en-Nîsâbûrî Muslim, el-Câmiʿu’ṣ-ṣaḥîḥ, thk. Muḥammed Fuâd ʿAbdulbâḳî (Beyrut: Dâru İḥyâi’t-Turâs̱i’l-ʿArabî, ts.), “Feżâʾil”, 2282.

Murat Kayacan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Recent Posts

  • Gündem

Bugünün Dünyasını Anlamak İçin Tarihin Hangi Sayfalarına Bakmalıyız?

Bugünün Dünyasını Anlamak İçin Tarihin Hangi Sayfalarına Bakmalıyız? Bugünün dünyasını anlamaya çalışırken çoğu zaman yalnızca…

7 dakika ago
  • Genel

Hüseyin Zarifi Öldürüldü

İran Devrim Muhafızları komutanı Hüseyin Zarifi öldürüldü İran Devrim Muhafızları Ordusu mensubu Tuğgeneral Hüseyin Zarifi,…

30 dakika ago
  • Genel

Almanya’dan Türkiye’deki Patriot Görevine Uzatma Kararı

Almanya'dan Türkiye'deki Patriot Görevine Uzatma Kararı ALMANYA, MALATYA'DAKİ PATRİOT GÖREV SÜRESİNİ NİSAN 2027'YE KADAR UZATTI…

54 dakika ago
  • Gündem

Mansur Yavaş’ın CHP’den İstifası: Bağımsızlık Kararı mı, Cumhurbaşkanlığına Yeni Bir Yol mu?

Mansur Yavaş’ın CHP’den İstifası: Bağımsızlık Kararı mı, Cumhurbaşkanlığına Yeni Bir Yol mu? Türk siyaseti yine…

1 saat ago
  • Genel

İngiliz Şarkıcı Paloma Faith’ten Vicdanları Harekete Geçiren Çıkış

İngiliz Şarkıcı Paloma Faith'ten Vicdanları Harekete Geçiren Çıkış: "Çocuklarımı Her Gece 'Özgür Filistin' Diyerek Uyutuyorum"…

1 saat ago
  • Gündem

ABD Abbas’ın Sesini Kesmek İstedi, BM Kürsüsü Filistin’i Konuştu

ABD Abbas’ın Sesini Kesmek İstedi, BM Kürsüsü Filistin’i Konuştu ABD'nin Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas'a…

2 saat ago