
Bir insan, bir mekânı kutsal ilan edebilir mi?
Bir insan, bulunduğu yeri “Tanrı’nın yürüdüğü yer” olarak görebilir mi?
Bir insan, kendini ve liderini kutsayabilir mi?
Paula White’a göre evet…
O, Beyaz Saray’da yürüdüğünde Tanrı da onunla birlikte yürüyor…
O, Beyaz Saray’ı kutsal bir yer ilan edebilecek yetkiye sahip… Çünkü orada O var!
Bunu duyduğumuzda aklımıza ne geliyor?
28 Şubat’ta başörtülü öğrencilerin kapı dışarı edildiği günler mi?
İmam hatiplerin kapatıldığı, ezanın yeniden Türkçe okutulmasının tartışıldığı zamanlar mı?
Sırf alnı secdeye değdiği için ordudan atılan subaylar mı?
O zaman “laiklik elden gidiyor” diye sokaklara dökülenler, bugün neden sessiz?
Hani Batı, aklın ve bilimin merkeziydi?
Hani din devlet işlerine karışmazdı?
Ama işin içinde Amerika olunca susuyorlar…
Trump ve çevresindekiler, bağnazlığın en koyusuna bürünmüşken,
Kendi topraklarında dini kullanarak savaşları kutsarken,
Müslümanlara zulmedenleri alkışlarken,
Ne hikmetse kimsenin sesi çıkmıyor…
Eğer Paula White ve onun gibileri bu sözleri Türkiye’de söyleseydi ne olurdu?
Hemen soluğu Batı’nın kapısında alırlardı…
“Laiklik elden gidiyor” diye çığlık çığlığa bağırırlardı…
Sokaklarda sloganlar atılır, İslam’a ve Müslümanlara hakaret edilirdi…
Ama Batı yapınca susuyorlar…
Batı yapınca “o farklı” diyorlar…
Oysa gerçek apaçık ortada…
Onlar kanla, savaşla, gözyaşıyla yollarına devam ederken,
Bizim de imanımız, umudumuz ve direnişimiz devam edecek…
Allah nurunu kıyamete kadar koruyacaktır…
Ve unutmayın, su akar, mecrasını bulur!
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-