
Ancak gelinen noktada görülen şudur: Bu savaş sadece askeri bir hesaplaşma değil, aynı zamanda bir irade ve sabır mücadelesidir. İran, tüm baskılara rağmen geri adım atmayarak bölgesel denklemde kolay lokma olmadığını bir kez daha göstermiştir. ABD ve İsrail’in kısa sürede sonuç alma üzerine kurulu planları sahada karşılık bulmamış, hesaplar tutmamıştır.
Bu tablo bize bir gerçeği daha hatırlatmaktadır: Güç sadece teknolojiyle, silahla ya da ekonomik üstünlükle ölçülmez. Tarihsel hafıza, toplumsal direnç ve inanç da en az bunlar kadar belirleyicidir.
Öte yandan, Gazze’de yaşanan insanlık dramı ve bu savaşın gölgesinde devam eden zulüm, dünya vicdanında derin yaralar açmaya devam etmektedir. Bugün belki sahada farklı sonuçlar tartışılıyor olabilir; ancak hakikat değişmez:
Zulüm ile abad olunmaz.
Ve tarih, er ya da geç, güce değil adalete yaslananların kazandığını yazacaktır.
Mirat Haber – YouTube
Avrupa Sokaklarında Öfke: Kendiliğinden mi, Yönlendirilen Bir Dalga mı? Avrupa'nın farklı ülkelerinde yükselen toplumsal tepkiler,…
“Bize Nasıl Kıydınız?”: İnanç, Vicdan ve Haksızlık Üzerine Bir Sinema Hafızası Emine Şenlikoğlu’nun eserinden sinemaya…
Türkiye Mekke Anlaşması ile Neyi Hedefliyor? MAKALENİN SESLİ ANLATIMI Mekke Anlaşması'nı Türkiye'nin milli çıkarları açısından…
Türkiye’nin Petrol Üretiminde Güçlü Adım Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye’nin enerji üretimine ilişkin sevindirici gelişmeleri…
Libya’dan Yunanistan’a Eleştiri: Hakkından Fazlasını İstiyor Libya Başkanlık Konseyi Başkan Yardımcısı Musa el-Koni, Yunanistan’ın deniz…
Kemal Sağlam’dan Adalet Çağrısı: “Biz Adalet Arıyoruz!” Rize’de “Kahrolsun İsrail” sloganı attıktan sonra darbedilen Dr.…