
MOGADİŞU — Somali’de stratejik bir dönüm noktası yaşanırken, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) tahliye ettiği askeri üsse Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) konuşlandığı bildirildi. Bölgesel güvenlik ve yeniden yapılandırma sürecinde kritik bir adım olarak değerlendirilen bu gelişme, Türkiye’nin uluslararası barış ve istikrara yönelik vizyonunun yeni bir tezahürü olarak öne çıkıyor.
Türkiye, dış politika ve savunma alanındaki faaliyetlerinde sömürgeci bir anlayış yerine insani diplomasiyi, kalkınmayı ve kardeşliği esas alıyor. Somali halkıyla kurulan köklü tarihi bağlar çerçevesinde hayata geçirilen bu askeri ve sivil iş birliği, ülkenin istikrara kavuşması, terörle mücadelenin etkinleştirilmesi ve yerel güvenliğin tesisi açısından büyük önem taşıyor.
Ankara’nın dış politikasındaki temel yaklaşımlarından biri olan “gittiği yere huzur ve barış götürme” ilkesi, Somali sahasında da somut karşılık buluyor. Türkiye, kaynakları sömürmek amacıyla değil; altyapıyı inşa etmek, yerel kapasiteyi artırmak ve insani yardımları ulaştırmak için bölgede bulunuyor. Eğitimden sağlığa, altyapıdan güvenliğe kadar uzanan bu geniş yelpazeli faaliyetler, Somali halkı tarafından memnuniyetle karşılanıyor ve Türkiye’ye duyulan sevgi ve güvenin temelini oluşturuyor.
Uzmanlar ve gözlemciler, Türkiye’nin bu yaklaşımını tarihsel bir gelenekle, özellikle de “Osmanlı modeli” ile ilişkilendiriyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun yüzyıllar boyunca hâkim olduğu coğrafyalarda sömürü yerine adalet, kalkınma, refah ve toplumsal barışı tesis etme mirası, günümüzde TSK’nın görev yaptığı tüm coğrafyalarda kendini gösteriyor.
Bu durumun en somut örneklerinden biri geçmişte Afganistan’da yaşanmıştı. Birçok müttefik devletin askeri unsurları çatışmaların ve saldırıların hedefi olurken, Türk birliklerinin insani yaklaşımı, yerel halkla kurduğu samimi diyalog ve taraflarla kurduğu dengeli ilişkiler sayesinde doğrudan saldırılara maruz kalmadığı ve güven unsuru olarak kabul edildiği biliniyor.
Somali’deki bu yeni süreç, aynı zamanda İslam ülkeleri arasında birlik, beraberlik ve kardeşçe iş birliğinin önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. Türkiye, bölgesel krizlerin çözümünde İslam coğrafyasının kendi dinamikleriyle hareket etmesi gerektiğini savunarak, barışın ve kalıcı istikrarın ancak ortak akıl ve dayanışma ile mümkün olabileceğini her platformda vurguluyor.
Somali’deki üssün devriyle birlikte, Türkiye’nin Afrika Boynuzu’ndaki barış ve kalkınma misyonunun daha da güçlenmesi ve bölgeye yönelik insani yardımların hız kazanması bekleniyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
KILIK DEĞİŞTİREN KARUNLAR Tarih, geçmişte yaşanıp bitmiş hikâyeler mezarlığı değildir. Çoğu zaman Kur’an-ı Kerim’de anlatılan…
İNGİLTERE’DE İKİ YÜZLÜLÜK İNFİALİ: 94 YAŞINDAKİ İNSAN HAKLARI SAVUNUCUSU FİLİSTİN EYLEMİNDE GÖZALTINA ALINDI İngiltere, vicdanın…
İKTİDAR DEĞİL, AHLAKÎ ÖZNE: TÜRKİYE’DE İSLAMİ SİYASETİN YENİ İMKÂNI Türkiye’de İslami bir siyasi hareketten söz…
İsrail’de Seçim Krizi ve Siyasi Kilitlenme İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, 27 Ekim tarihindeki genel seçimlerin…
DÜNÜN İLMİYESİ İLE BUGÜNÜN MÜNEVVERİNİN ORTAK YAZGISI İnsanlık tarihi, gücü dönüştüreceğini zanneden ama en nihayetinde…
“ASIL ÇÜRÜME, VİCDANLAR SUSTUĞUNDA BAŞLAR!” MAKALENİN SESLİ ANLATIMI “Yapanlar utanmaz, görenler susar, karşı çıkanlar huzuru…