islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

Türkiye, İsrail ile Bir Savaşa Girebilir mi?

Türkiye, İsrail ile Bir Savaşa Girebilir mi?

Türkiye, İsrail ile Bir Savaşa Girebilir mi?

YAZININ SESLİ ANLATIMI

İslam ümmetinin parçalanmışlığı, ayrı duruşları ve İsrail’in arkasındaki ABD ile Avrupa desteğiyle Gazze ve Filistin halkının yaşadığı yıkım içimizi yakıyor. Bu süreçte önemli bir konuyu dile getirmek istiyorum: Tüm İslam âleminin sorunlar karşısında Türkiye’ye bel bağlaması. Bir yandan bu durum, Türkiye’yi diğer İslam ülkeleriyle birleştirici ve kaynaştırıcı noktasıyla gelecek açısından umut verici ve bu güzel bir şey. Ancak diğer yandan, bu aşırı beklentinin sakıncaları ve doğuracağı birden fazla riski de var.

Gerek sosyal medya gerekse de farklı platformlarda sıkça “Tayyip Erdoğan’ın Filistin hassasiyeti var, neden müdahale etmiyor, neden İsrail’e dur demiyor?” gibi söylemleri çokça duymaya başladık. Burada kardeşlerimizin yanıldığı önemli bazı gerçekler var. Bunlara kısaca değinmek istiyorum.

1.  Türkiye’nin gücü olduğundan fazla abartılıyor. Türkiye, coğrafi konumu ve siyasi ağırlığıyla önemli bir aktör olsa da, askerî ve ekonomik gücü konusunda gerçekçi olmak zorundayız.
2.  İsrail’e fiilî bir müdahale demek savaş demektir. Türkiye’nin İsrail ile sahada doğrudan savaşa girmesi, ABD, Avrupa ve hatta bazı Arap ülkeleriyle de savaşa girmesi anlamına gelir. Rusya’nın Ukrayna’da düştüğü duruma benzer bir bataklığa çekilme riskiyle karşı karşıya kalabiliriz.

Türkiye, şu anda gelişen sanayi, teknoloji ve altyapısıyla sürekli gelişim ve ilerleme halinde olan bir ülke pozisyonunda olduğu unutulmamalıdır. Türkiye’nin, muhtemel bir savaşa çekilmesi demek tüm enerjisinin yok olmasına, altyapısının tahrip olmasına ve ülkenin yıllarca geriye gitmesine neden olacaktır. Türkiye, düşmanı birçok ülke: Dört gözle bu senaryonun biran önce gerçekleşmesini beklemekteler.

İsrail’in yaptıkları içimizi acıtıyor ve bir kırılma anı yaşıyoruz. Ancak altını özellikle çizmek istiyorum: Türkiye’nin gücünü abartmamak lazım. Şu anda bir seçim olsa, muhtemelen kaybedecek bir Erdoğan’dan bahsediyoruz. Ayrıca Türkiye’de bir “ekonomik kriz” yaşanıyor. Daha da önemlisi, Türkiye içinde Kürdüy’le, Alevi’siyle, farklı etnik köken ve düşünce yapılarıyla maalesef “homojen birliktelik yok.” Öyle ki, bu ülkenin vatandaşı olan bazı kişiler, Erdoğan’dan bir Amerikalı veya İsrailli’den daha fazla nefret edebiliyor. İçimizde optimize edilmiş bir birliktelikten söz edemiyoruz. Bunun için zamana ihtiyacımız var.

Tüm bunlar göz önüne alındığında, Türkiye’nin şu an İsrail’e müdahalesi demek, ülkenin bir savaşa girmesi ve bu savaşın Türkiye’yi uzun yıllar geriye götürecek bir sonucun karşımıza çıkaracağı kuvvetle muhtemeldir. Bu nedenle, Türkiye’nin, diplomasi başta olmak üzere her alanda bir mücadele verdiğini hepimiz biliyoruz. Sahadaki gerçeklikler acı olsa da, karşımızda bir ABD gerçeği ve Avrupa ülkeleri var. Türkiye’nin gücü ve kalibresi belli. Bu konuda gerçekçi olmalı ve gücümüzü abartmamalıyız. Bazen gerçekler içimizi acıtır ve bizi derinden sarsar. Ama bunları konuşmalıyız ki aşırı beklentiler bizi ve sevdiklerimizi yanlış bir yöne sürüklemesin. Dolayısıyla, bu durum birlik olmamız önünde bir engele dönüşüp var olan gücümüzü kaybetmemize neden olmasın.

Toparlayacak olursak:

Türkiye’nin, şu anda fiili müdahalede bulunamamasının sebeplerinin, ülkenin mevcut gücü ve uluslararası konumuyla alakalı olduğuna inanıyorum. Tarihte yığınla örnekleri var. Devletler de bir nevi insan gibidir, gün gelir aciz ve çaresiz bir durumu yaşayabiliyorlar. Kanımca! şu an Türkiye Cumhuriyetini yöneten siyasiler tam da bunu yaşıyor.

Rabbim, bize güç kuvvet ver, kalplerimizi birbirine yaklaştır. Gazze’de yaşanan bu katliamlar ümmetin birliğine vesile olsun.

Selam ve dua ile.
nejdet demirel

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar
  1. Mahir dedi ki:

    Türkiye daha fazlasını yapamaz..gidişata bakınca sadece Gazze ile bitmeyecek..Suriye’nin güney ve kuzeyi elden çıkmışa benziyor. Kendisi de çatışan taraflardan birini temsil ettiği için,Ahmed Şara’nın da bu işin altından kalkması mümkün görünmüyor.. tam bir bataklığa dönüşmeden,Türkiye derhal Suriye’den de elini çekmelidir..yeterince kırılgan bir zeminde ve zamandayız

  2. Vasfi dedi ki:

    Necdet bey kardeşim, bu yazıyı sizin yazdığınız anlasiliyor, sizi tebrik ediyorum.Sizin bu görüşünüze aynen katiliyorum. Tekrar teprik kalın saglicakla

    1. Vasfi dedi ki:

      Mahir bey kardeşim biz gücümüzü apartiyoruz gibi me geliyor zaman kazanarak güç biriktirmek teknolojide üstün gelmek konu üzerine yoğunlaştırma mız gerek .teprikler.