
Çin hükümeti, ülkedeki 56 etnik grup arasında “ulusal ortak bilinç” oluşturmayı hedefleyen tartışmalı “Etnik Birlik ve İlerleme Yasası” üzerindeki çalışmalarını hızlandırdı. Pekin yönetimi bu adımı ekonomik kalkınma ve sosyal istikrarın anahtarı olarak sunarken; insan hakları örgütleri ve Birleşmiş Milletler (BM) uzmanları, düzenlemenin Uygurlar, Tibetliler ve diğer azınlıklar üzerindeki asimilasyon baskısını yasallaştıracağı uyarısında bulunuyor.
İşte hazırlıkları süren yeni yasal düzenlemenin detayları ve yarattığı tartışmalar:

Mart 2026 itibarıyla Çin Ulusal Halk Kongresi (NPC) gündeminde olan taslak, “Çin ulusunun ortak bilincini güçlendirme” ilkesini devlet politikası haline getiriyor:
Dil Zorunluluğu: Taslak, okul öncesi eğitimden itibaren Mandarin Çincesinin (Putonghua) kullanımını ve yaygınlaştırılmasını zorunlu kılıyor. Bu durumun, azınlık dillerinin eğitim ve kamusal alandaki varlığını fiilen sona erdirmesinden endişe ediliyor.
Ebeveyn Sorumluluğu: Anne ve babaların çocuklarına “Kominist Parti sevgisini” aşılaması ve bunun zorunlu hale getirilmesi.. Buna Aykırı davranan ailelerin cezai yaptırımlarla karşılaşabileceği belirtiliyor.
Karma Yerleşim Politikası: Buda Çin Kominist Partisinin Demografik yapıyı değiştirmek için hazırladığı sinsi tuzaklardan biri olarak görülüyor. Azınlıkların yoğun yaşadığı bölgelerde Han Çinlileri ile azınlık grupların “iç içe yaşaması” teşvik ediliyor. Eleştirmenler, bunun demografik yapıyı değiştirmek ve yerel kültürü eritmek için bir araç olduğunu söylüyorlar.
Dijital ve Sosyal Denetim: Artık inter ortamında yani sosyal medya paylaşımları veya görselleri her ne varsa: Çin Kominist Partisinin Dayattığı ilkelere uymak zorundasınız. İnternet servis sağlayıcıları ve medya kuruluşları, etnik birliğe aykırı içerikleri engellemek ve devletin etnik politikalarını yaymak bu yasayla yükümlü kılınıyor.
Çinli yetkililer, yasanın azınlık bölgelerindeki ekonomik refahı artıracağını ve terör, ayrılıkçılık gibi “üç şer kuvvetle” mücadelede hukuki bir temel oluşturacağını belirtiyor. Kongre yetkilisi Li Hongzhong, düzenlemeyi “56 etnik grubun ortak refahı ve yüksek kaliteli kalkınması için yasal bir garanti” olarak tanımlıyor.
Human Rights Watch (İnsan Hakları İzleme Örgütü) ve Uluslararası Af Örgütü gibi kuruluşlar, yasanın halihazırda devam eden insan hakları ihlallerine “hukuki kılıf” uydurduğunu vurguluyor.
Düzenleme, özellikle ABD ve Avrupa Birliği kanadında yakından takip ediliyor. ABD Kongre-Yürütme Çin Komisyonu (CECC), yasanın azınlıkların kendi kaderini tayin hakkını ve anayasal özerklik haklarını hiçe saydığını belirten raporlar yayımladı. Bazı ülkelerin, yasanın yürürlüğe girmesi durumunda yeni yaptırım paketlerini devreye sokabileceği konuşuluyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube