Gündem

VAHİY PENCERESİ: EN YAKINLARIMIZLA İMTİHAN

VAHİY PENCERESİ

EN YAKINLARIMIZLA İMTİHAN

Teğâbün Suresi 14. Ayetin Işığında Aile, Sevgi ve Sorumluluk

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّ مِنْ اَزْوَاجِكُمْ وَاَوْلَادِكُمْ عَدُوًّا لَكُمْ فَاحْذَرُوهُمْۚ وَاِنْ تَعْفُوا وَتَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ

“Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını örter ve bağışlarsanız bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

(Teğâbün, 64/14)

Aile: Rahmet Mi, İmtihan Mı?

Kur’an-ı Kerim aileyi insan için büyük bir nimet ve huzur vesilesi olarak tanımlar. Eşler arasında sevgi ve merhamet yaratılması Allah’ın ayetlerinden biri olarak zikredilir. Ancak Kur’an, aile kurumunu yalnızca bir nimet olarak değil, aynı zamanda bir imtihan alanı olarak da ele alır.

Teğâbün Suresi’nin 14. ayeti, müminleri son derece önemli bir konuda uyarmaktadır: İnsan bazen düşmanını uzakta değil, en çok sevdiği insanların etkisinde bulabilir. Burada “düşman” kelimesi, kin besleyen veya zarar vermek isteyen kimse anlamında kullanılmamaktadır. Ayetin kastettiği düşmanlık, insanı Allah’ın rızasından uzaklaştıran, kulluk sorumluluklarını erteleten veya hakikatten alıkoyan bir etkiye dönüşebilmesidir.

Sevgi Hakikatin Önüne Geçtiğinde

İnsan eşini sever, çocukları için fedakârlık yapar ve ailesinin mutluluğunu ister. Bu son derece tabiidir. Ancak bazen bu sevgi ölçüyü aşabilir.

Nice insanlar vardır ki ailelerinin tepkisinden çekindiği için Allah’ın emrettiği bir konuda geri adım atar. Nice kimseler vardır ki çocuklarının geleceği adına haram kazanç yollarına yönelir. Bazıları aile düzeni bozulmasın diye zulme sessiz kalır, bazıları da çevresinin baskısı sebebiyle inançlarını açıkça yaşamaktan uzaklaşır.

İşte ayetin dikkat çektiği tehlike budur. İnsan, sevdiklerini memnun etmeye çalışırken Rabbini unutma noktasına sürüklenebilir.

Modern Dünyanın Sessiz Baskıları

Günümüzde bu imtihan daha farklı şekillerde karşımıza çıkmaktadır.

Çocuklarımız iyi bir eğitim alsın diye maneviyatlarını ihmal edebiliyoruz. Daha iyi bir hayat standardı sağlamak adına ailemize ayırdığımız vakti artırırken Allah’a ayırmamız gereken zamanı azaltabiliyoruz. Kariyer, makam, servet ve konfor uğruna kulluk sorumluluklarımızı erteleyebiliyoruz.

Bazen eşimizin, bazen çocuklarımızın, bazen de aile çevremizin beklentileri bizi fark ettirmeden Allah’ın çizdiği sınırların dışına itebiliyor.

Kur’an’ın uyarısı tam da bu noktada anlam kazanmaktadır: Mümin, sevgilerini koruyacak; fakat sevgilerini ilahlaştırmayacaktır.

Sakınmak Ne Demektir?

Ayette geçen “onlardan sakının” ifadesi, aile fertlerinden uzaklaşmayı veya onlara karşı sert davranmayı emretmez. Buradaki sakınma, onların istek ve beklentilerinin Allah’ın emirlerinin önüne geçmesine izin vermemektir.

Mümin, ailesini sever; fakat Allah’ı daha çok sever.

Ailesine değer verir; fakat hakikatten taviz vermez.

Yakınlarının mutluluğunu ister; fakat bunu Allah’ın razı olmadığı yollarla sağlamaya çalışmaz.

Çünkü gerçek sevgi, insanı Rabbinden uzaklaştıran değil, Rabbine yaklaştıran sevgidir.

Kur’an’ın Denge Öğretisi

Teğâbün Suresi’nin bu ayeti sadece bir uyarıyla bitmez. Hemen ardından son derece önemli bir ahlak ilkesi getirir:

“Ama affeder, kusurlarını örter ve bağışlarsanız bilin ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.”

Kur’an burada mümine iki yönlü bir denge öğretmektedir. Bir yandan hakikatten taviz vermemeyi emrederken, diğer yandan aile fertlerine karşı öfke, kin ve kırgınlık geliştirmeyi yasaklamaktadır.

Çünkü eşlerimiz ve çocuklarımız da bizim gibi imtihan içerisindedir. Onların hataları karşısında affedici olmak, kusurlarını örtmek ve merhamet göstermek mümin şahsiyetinin bir gereğidir.

Vahyin Penceresinden Hayata Bakmak

Bugün kendimize şu soruyu sormalıyız:

Sevdiklerimiz bizi Allah’a mı yaklaştırıyor, yoksa farkında olmadan O’ndan uzaklaştırıyor mu?

Daha da önemlisi; biz eşlerimizi, çocuklarımızı ve ailemizi Allah’ın razı olacağı bir istikamete yönlendirebiliyor muyuz?

Kur’an’ın gösterdiği yol açıktır: Aileyi terk etmek değil, aileyi vahyin rehberliğinde inşa etmek…

Çünkü dünyada insanın en büyük nimeti olan ailesi, aynı zamanda onun en büyük imtihanlarından biri olabilir. Kazananlar ise sevgiyi korurken kulluğu kaybetmeyenlerdir.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Recent Posts

  • Gündem

63 MİLYONU NEREDEN BULDU? İSTİFA YETMEZ

 İSTİFA YETMEZ Fatma Betül Sayan Kaya Açıklamalıdır: 63 MİLYONU NEREDEN BULDU? DÖRT AYDA BİR MİLYAR….KAZANDI…

1 saat ago
  • Genel

SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI İÇİN İSİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇAĞRISI

HÜDA PAR’DAN SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI İÇİN İSİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇAĞRISI HÜDA PAR Gaziantep Milletvekili Şahzade Demir,…

4 saat ago
  • Makale

VAHYİN İNŞA ETTİĞİ ŞAHSİYET

VAHYİN İNŞA ETTİĞİ ŞAHSİYET Vahiy, insana yalnızca neye inanması gerektiğini bildirmek için gelmez; nasıl bir…

6 saat ago
  • Genel

İKTİDARI ELE GEÇİRMEK Mİ, İNSANI İNŞA ETMEK Mİ?

İKTİDARI ELE GEÇİRMEK Mİ, İNSANI İNŞA ETMEK Mİ? İslam’ın hayata geçirilmesinin yöntemi üzerinde yaklaşık 150…

6 saat ago
  • Makale

NECİP FAZIL’IN GELİŞİM VE DÖNÜŞÜM YOLCULUĞUNA BİR BAKIŞ

NECİP FAZIL’IN GELİŞİM VE DÖNÜŞÜM YOLCULUĞUNA BİR BAKIŞ 1983 yılının 25 Mayıs’ında Üstat Necip Fazıl…

6 saat ago
  • Genel

EVLATLARIMI KAYBETMEM, HALKIMIN YAŞADIKLARINDAN FARKLI DEĞİL

EVLATLARIMI KAYBETMEM VE YAPTIĞIM FEDAKÂRLIKLAR, HALKIMIN EVLATLARININ YAŞADIKLARINDAN FARKLI DEĞİLDİR Hamas Siyasi Büro Başkanı Halil…

6 saat ago