
Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” vizyonu, maalesef iç siyasette sığ sulara hapsedilmeye çalışılıyor. Bu tarihi hamleleri şehitlerimizin aziz hatırasını istismar ederek itibarsızlaştırmaya çalışanlar veya terör örgütünün dayatmasıymış gibi gösterenler büyük bir illüzyonun içinde. Bu tutumda bulunanlar ya gözlerimizin önünde hızla inşa edilen yeni dünya düzeninin farkında değiller ya da bile bile bu millete kötülük ediyorlar.
Oysa meselenin özü, gündelik siyasetin çok ötesindedir. Metropollerden bölgesel coğrafyaya kadar atılan bu adımlar; Türkiye’nin kurulmakta olan dijital çağda zillet içinde savrulması için değil, izzetli bir aktör olarak masada yer alması içindir. Yani bu milletin yeni dünya düzeninde bir masada menü değil, karar vericiler arasında konumunu garanti altına alma mücadelesidir.
Dünya, hem iktisadi hem de sosyal açıdan ezberleri altüst edecek devasa bir kırılmanın eşiğinde. Üstelik bu geçiş, insanlığın alışık olduğu yavaşlıkta değil; hepimizi hayretler içinde bırakacak bir hızda gerçekleşecek. Hayretler içerisinde kalacağımız yeni bir çağ geliyor. Bu yeni düzenin direksiyonunda ise uluslararası ölçekte devasa güce sahip, yapay zekayı hayatın her alanında bir güç unsuru olarak kullanan ultra zengin, kendilerini ilah mertebesinde gören küresel elitler duruyor.
Geleceğin dünyasında güç; sadece toprağa veya geleneksel sermayeye değil, yapay zekayı ve teknolojiyi yönetme kabiliyetine dayalı olacak.
İnsanlık, köleliğe bile razı olmayan bir anlayışla karşı karşıya kalacak.
Gelen tehlikenin boyutunu iyi okumak lazım. İnsanımsı robotların ve yapay zeka sistemlerinin maliyetsiz birer iş gücü haline geldiği bir dünyada, bu küresel güçler insanoğlunun köleliğine bile ihtiyaç duymayacak bir noktaya geliyor. Yeryüzünün kaynaklarını tüketen geniş kitleleri kendi sistemleri için bir yük olarak gören bu üst akıl, insanlığı çok kolay yöntemlerle tasfiye etmenin yollarını bulacak.
İşte tam da bu yüzden; bölgesel çatışmalarla, terörle ve iç çekişmelerle enerjisini tüketen ülkelerin bu yeni dijital feodalizmde ayakta kalma şansı yoktur. “Terörsüz Türkiye.” Demek, enerjisini iç tehditlere değil, yaklaşan bu teknolojik ve ekonomik tufana hazırlık yapmak için harcayan bir Türkiye demektir.
Gözlerimizi suni gündemlerden ayırıp ufka bakma zamanı. Çünkü bugün içimizdeki çekişmelerle vakit kaybedersek, yarın kurulacak o yeni dünyada söz hakkımız değil, varlığımız bile tartışmalı hale gelecektir.
İLHAM ALİYEV, HADDİNİ AŞIYOR. Oktay Saral'ın, GÖREVDEN ALINMASINI İSTİYOR. Azerbaycan'da başörtülü öğrenci ve öğretmenlerin okullardan…
ATATÜRK-İNÖNÜ İLİŞKİSİ: SADAKAT Mİ, REKABET Mİ? Beyan Yayınları’nın “Tarihin Gerçek Yüzü” serisinden çıkan, Prof. Dr.…
Zorlu Enerji’den 147,6 milyon dolarlık satış: ZES’in bağlı olduğu şirketteki paylarını devrediyor Zorlu Enerji, ZES…
MAHKEME, ÖZGÜR ÖZEL'İN, YALAN KONUŞUP İFTİRA ATTIĞINI BELGELEDİ İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in CHP Genel Başkanı…
Dera Milletvekili Abdülmevla el-Hariri’den Sert İsrail Tepkisi: "Güney Olmadan Suriye Olmaz" Suriye'nin Dera Milletvekili Abdülmevla…
Ankara’da Gazze İçin Sessiz Boykot Nöbeti: Bir Bardak Çay, Bir Vicdan Çağrısı Ankara Keçiören’de bir…