
Amerika’yı süper güç yapan şeyin ne olduğunu biliyor musunuz? Topu, tüfeği ya da silahı değil
Amerika’yı güçlü kılan, kişisel tüm inanç ve tercihleri garanti altına almasıdır. Adalet mekanizmasının halk nezdinde “ona ayrı, buna ayrı” şekilde işlememesidir. Bunu çözmüş durumdalar. İster çarşaf giyin ister mini etek, ister Hristiyan olun ister Müslüman; kişisel tercihler ve fikirler yasalarla korunur.
İnsanlar ne giydiğinden ya da ne söylediğinden dolayı devletten ve başına bir şey gelmesinden korkmaz. İşte Amerika’yı süper güç yapan budur. Aksi halde yetmiş iki farklı milletten yüz milyonlarca insanı bir arada tutamazsınız. Kimliğe göre muamele yaparsanız güvenliği sağlayamazsınız. Kişisel inanç ve özgürlükleri korumazsanız düşünecek insanları, bilim insanlarını ve üniversiteleri yetiştiremezsiniz.
Yönetime gelenlerin ideolojileri doğrultusunda hareket edildiğinde; ya kız çocuklarına okullar yasaklanır ya da “laiklik” adı altında on yaşındaki bir kız çocuğunun başörtüsünde milli güvenlik sorunu aranır. Azerbaycan’ın bugün yaşadığı temel sorun da tam olarak budur. Karşınızda İran gibi zararlı bir etki elemanı olduğunu ve sekülarizm üzerinden bu etkiye karşı önlem almak istediğinizi anlıyorum. Türkiye’ye yönelik peş peşe yayınladığınız sert açıklamaları da anlıyorum. Bunu İsrail’e karşı yapmadınız ama hadi onu da anlayalım. İsrail ile kurduğunuz yakın ilişkileri, İran ve Ermenistan’a karşı stratejik ortaklıklar kurmanızı da “ülkesiniz, silah ve istihbarat lazım” diyerek anlayışla karşılayalım.
Peki ama o çocukların gözyaşları nereye takılıyor? Müslüman oldukları için Filistinlilerin en temel hakkını bile çok gören İsrail’den, zoraki başörtüsüyle İslam’ı yücelttiğini sanan İran’dan ya da Uygur Türklerine aynı muameleyi uygulayan Çin’den ne farkınız kaldı?
El oğlu Amerikalısı Müslümanlar için ses çıkartırken, bizden o çocukların gözyaşlarına sessiz kalmamız mı bekleniyor? Bu durum sizin iç işlerinize karışmak değildir. Amerikalı ya da Avrupalı milyonlarca Batılının Filistin konusundaki tutumu İsrail’in iç işlerine karışmak mıdır?
Kendi vatandaşlarınızı devletine yabancılaştırdıktan sonra silahların sizi koruyacağını mı sanıyorsunuz? Ya da İran’ın etkisinden kurtulmaya çalışırken İsrail’e yanaşmanın size bağımsızlık getireceğini mi düşünüyorsunuz? Türkiye’ye ültimatom verip duracağınız yerine, Türkiye’nin tarihinden ders alın ki bizim yaşadığımız sorunları siz yaşamayın. Çünkü biz bu hikâyeyi daha önce okuduk.
Bu hikâyenin bir kazananı yok. Ortada yalnızca ayrışmış bir toplum ve yozlaşmış bir kavga var. Gelin, yol yakınken bu hatadan dönün. Aksi takdirde halkınızla aranıza ördüğünüz duvarların diğer tarafında İsrail ile baş başa kalırsınız ve dönüp halinizi soran tek bir kişi bile bulamazsınız.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Türkiye–İspanya ortaklığında yeni fırsat: İsrail sistemlerine ASELSAN alternatifi Türkiye’nin savunma teknolojilerindeki gücü ile İspanya’nın sanayi…
Peygamber Sevdalıları Vakfı’ndan Azerbaycan’daki Başörtüsü Kısıtlamalarına Tepki Peygamber Sevdalıları Vakfı, Azerbaycan’da başörtülü kız öğrencilerin okullara…
Automaty z Bonusami Losowymi: Czy To Nowy Trend w Kasynie W ostatnich latach branża hazardowa…
TÜRKİYE’DE İMTİYAZLI SINIFIN DOKUNULMAZLIK ZIRHI: SAHNEDE, BİLİMDE, SİYASETTE VE MEZARDA ÇİFTE STANDART Toplum hayatının, hukukun…
Rusya-Ukrayna Savaşı Şiddetleniyor: Kiev’e Füze ve İHA Saldırısı Rusya’nın Kiev’e düzenlediği saldırıda bir kişi hayatını…
Türkiye Enerjide Tam Bağımsızlığa Koşuyor: Bakan Bayraktar’dan 2028 Müjdesi! Türkiye, enerji alanında attığı tarihi adımlarla…