
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, tarihin en büyük diplomatik boykotlarından birine sahne oldu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu kürsüye çıktığı anda, dünyanın dört bir yanından gelen diplomatlar ve ülke temsilcileri kitlesel bir şekilde salonu terk etti. Onlarca ülkenin temsilcisi, sivillere yönelik katliamları ve saldırgan politikaları nedeniyle Netanyahu’yu protesto ederek salonu boşaltırken; geriye kalan Azerbaycan ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) heyetlerinin koltuklarında oturmaya devam etmesi İslam dünyasında büyük bir şok ve öfkeyle karşılandı.

Gazze’de ve bölgede dökülen mazlum kanları tüm dünyada vicdanları sızlatmaya devam ederken, küresel iradenin İsrail’i ve Netanyahu’yu açık bir izolasyona mahkûm ettiği bu tarihi anlarda, Bakü yönetiminin sergilediği tutum bardak taşıran son damla oldu. Dünyanın pek çok lideri kürsüdeki bu siyasi ve insani trajedi tablosundan kaçınırken, İlham Aliyev yönetimindeki Azerbaycan delegasyonunun salonda kalmayı sürdürmesi, Müslüman halkların vicdanında derin bir yara açtı.
Bu tablo, yalnızca diplomatik bir nezaketsizlik değil; kardeş coğrafyaların acılarına sırt çeviren, zalimle aynı karede yer almayı mubah gören savruk bir dış politikanın acı tescili olarak kayıtlara geçti.
İlham Aliyev iktidarının uzun süredir sürdürdüğü bu “özel İsrail ortaklığı”, Azerbaycan’ı kendi coğrafyasından, İslam dünyasından ve en önemlisi kendi öz akrabası olan müslüman halkların ortak duygu ikliminden her geçen gün biraz daha koparmaktadır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube