Makale

YÜRÜMEK İNSÂNA ÖZGÜDÜR

Kur’ân, insânın önüne “iki yolun[1] konulduğunu söyler. Artık tercih insâna kalmıştır. Ya şükredici olacaktır ya da nankör.[2] Şüphesiz herkes kendi seçtiği yolun sorumluluğunu yüklenecektir ve bu konuda kimseye de haksızlık yapılmayacaktır. Çünkü Allāh insânı sadece doğruyu ve yanlışı birbirinden ayırt edecek akılla donatmamış aynı zamanda ona peygamberler aracılığıyla vahiy göndererek hidâyete kılavuzlamıştır. Fakat vahyin kılavuzluğunda aklını kullanma becerisi gösteremeyenler hakîkati inkâr etmiş, gönderilen peygamberleri yalanlamış, üstelik gurur, kibir, nefret ve azgınlık gibi yıkıcı duygularla besledikleri nefslerini ilâhlaştırarak Allāh’a mülkünde ortak olmaya kalkmışlardır. İşte Allāh Mülk/23. âyette bu zihniyetteki insânlara bir soru yöneltiyor ve “Peki öyleyse, gözünü yere dikerek giden, hedefe, doğru yolda dümdüz yürüyenden daha iyi mi ulaşır?[3] diyor.

Gözünü yere dikmek olan çevrilen ifâdeyi “yüzüstü sürünen” şeklinde vermek de mümkündür. Bu benzetim, yalnızca ayaklarının hemen önündekini gören ve yolun kendisini götürdüğü yönden tamamen habersiz olan kişiye işârettir. Öyle ki bu kişi dünyevî endişelerinin ötesinde hiçbir şeyi umursamaz olmuş, rûhî duyarlılığını kaybetmiş ve yüzüstü hareket eden bir sürüngene dönüşmüştür.  Yüzüstü sürünmenin bir başka anlamı da uzağı görememek yani ufuksuzluktur. İnsânın biyolojik olarak ayakta olması yeterli değildir. Aklını kullanması, yönünü ve hedefi seçerek bir amaç için yürümesi önemlidir.

Yüzüstü sürünmek/kapanmak” ifâdesi aynı zamanda gurur ve kibirle kendini yücelten müşrik anlayışı yeren bir benzetmedir. Kur’ân’da bu ifâde her zaman küçültücü ve onur kırıcı bir cezâyı anlatırken kullanılır. Örneğin; Neml/90. âyette cehennemi hak edenlerin oraya “yüzüstü” atılacakları anlatılır. Yine Şuarâ/94. âyette aynı kelime[4] kullanılmıştır. Anlaşılıyor ki bu benzetim müşrikler ile tevhîd ehlini birbirinden ayırmak içindir. Nefsinin arzularını tatmin etmek için süflî âleme yönelen, maddî zevklere bağlanan, görünen eşyânın câzibesine kapılan biri ile vahyin öğretilerine uyan ve doğru yoldan ayrılmadan istikāmet üzere yürüyen biri nasıl aynı olabilir? Yüzüstü yürümek/sürünmek aynı zamanda ışıksız karanlık bir yolda çevreyi göremeyip el yordamıyla yolunu bulmaya çalışmaktır. Işıktan/Nûr’dan nasibi olanlar ise yol korkusu olmadan ayağa kalkıp emin adımlarla yürümektir.

Âyetin sonunda yer alan “doğru yol” ifâdesinin orijinali “sırât-ı müstakîm”dir ve bu kavram Kur’ân’ın en hayâtî kavramlarından birisidir. Kur’ân’da çoğulu olmayan “sırât” kelimesi yol anlamında kullanılan “sebîl, tarîk, şeriat, cüdde” gibi kelimelerden anlam yönüyle farklılık gösterir. Kur’ân’ın hedefe götürücü ve erdirici olarak gördüğü tek yol “sırât”tır ve Kur’ân, bu kelimeyi kendi semantik[5] alanları içinde, yepyeni ve dinamik bir dünyâ görüşünün ifâdesi hâlinde, “Allāh ve yaratılış yolu” olarak kullanmakta ve onu sürekli “müstakîm” yani “dosdoğru/sapmaz/şaşmaz” sıfatıyla nitelendirmektedir.

İnsân hayatının en önemli meselesi yön bulmaktır. Îman, yönü bulduran kuvvettir. Ancak bulunan yönde yürüyebilmek, bizi yol problemiyle karşı karşıya getirir. Yön, yolu gerekli kılar. Sırât-ı müstakîm’in dışında hiçbir yolun garantisi yoktur ve yürüyeni Allāh’a ulaştırmaz. Çünkü o yolların başında oturup, tehdit ederek îman edenleri Allāh’ın yolundan çevirmeye kalkanlar vardır.[6] Sırât ise Allāh’ın yoludur[7] ve bizden sadece ona uymamız istenmiştir: “İşte benim doğru yolum/sırât’ım, ona uyun; yollara/sübül’e uymayın.[8] İnsânın uymaya çağrıldığı bu yol aynı zamanda bizzat Allāh’ın da izlediği yoldur: “Şu bir gerçek ki, benim Rabb’im dosdoğu bir yol/sırât-ı müstakîm üzerindedir.[9] Îman edenler bu yolu izleyerek Allāh’ın tavır ve tarzına iştirak ederler. Allāh ile aynı yol üzerinde olanlar, Allāh’ın ahlâkı ile ahlâklanır, O’nun rengine/sıfatına bürünür ve sonunda O’nunla kavuşurlar. Her gün namazlarımızda, Fâtiha Sûresi’nde yer alan “bizi doğru yola/sırât-ı müstakîm’e ilet[10] duâsını okumamız da bu kavuşma arzumuzun bir niyâzıdır.

Beden/nefs mülkünün çamuruna takılıp kaldıysan ve ilâhî rehberliği kabul etmemişsen, eşyâya bağlı/endeksli aklının seni yürüdüğünü zannettiğin yolda tökezleteceğini, nefs-i emmâre çizgisinde süründüreceğini bil! Sadece arzın/nefsin rızıklarıyla beslenmek insânı belki ayağa kaldırır ama yön/yol buldurmaz. Semânın haberlerine/kuşlarına gönlünü açanların ise zihinleri rûhânî esintilerle nûrlanmış, yürüyecekleri yol önlerinde aydınlanmıştır. Bu yol insânlık tarihi boyunca tüm nebîlerin, velîlerin, sâlihlerin, sâdıkların, sıddıkların yürüdüğü tevhîd yoludur. Hedefi/maksadı “”dan “”ya varmaktır. Bu yol nefsleriyle değil Hakk ile birlikte kāim olduklarının idrâkinde bulunanların yoludur. Hakk ile yürüyense istikāmet üzere güvenle yürür. Kör, görenin kolunda hızlı yol alır.

NECMETTİN ŞAHİNLER 

İSLAMİ HABER “MİRAT  -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

[1] Beled/10.

[2] İnsân/3.

[3] Mülk/23: “E fe men yemşî mükibben alâ vechihî ehdâ emmen yemşî seviyyen alâ sırâtın müstekîmin.

[4] “Fe kübkibû.”

[5] Dili anlam açısından inceleyen bilim dalı.

[6] A‘râf/86.

[7] Şûrâ/53.

[8] En‘âm/153: “Ve enne hâzâ sırâtî müstekîmen fettebiûhü ve lâ tettebiu’s-sübüle.

[9] Hûd/56: “İnne rabbî alâ sırâtın müstekîmin.”

[10] Fâtiha/6.

Recent Posts

  • Gündem

Paşinyan’dan Erdoğan’a Tarihi Erivan Daveti

Erdoğan'a Tarihi Davet Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı 4 Mayıs 2026 tarihinde…

1 saat ago
  • Gündem

Saadet Partisinin pişmanlığı

YANLIŞ YÖNLENDİRİLMİŞLER! Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’dan özeleştiri geldi: "Anket şirketleri tarafından yanlış yönlendirildik."…

4 saat ago
  • Gündem

İstanbul’da Muayene Sayıları Artıyor

İstanbul'da Muayene Sayıları Artıyor: "Yoldan Geçerken Acile Uğruyoruz" İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah…

5 saat ago
  • manşet

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR!

KURBAN, İBADETTİR, CENNET YOLUDUR! Vacip, Adak, Akika, Şükür, kurban bağışlarınızı ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyoruz. Siz de…

5 saat ago
  • Gündem

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? “İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor?”

DÜNYA NEREYE GİDİYOR? İsrail Dünyayı Nereye Sürüklüyor? Uluslararası hukuk çökerken, tepkiler neden sonuç üretmiyor? Uluslararası…

6 saat ago
  • Gündem

Varlığın ve Bilginin Dengesi: İlahi Adaletin Ontolojik ve Epistemolojik Ölçekleri…

Varlığın ve Bilginin Dengesi: İlahi Adaletin Ontolojik ve Epistemolojik Ölçekleri… Giriş: Adaletin Çok Boyutlu Doğası……

7 saat ago