
Yıllardır söylüyoruz.
Siyonistler, o katil sürüsü, o soykırımcılar Filistin topraklarını işgal ettiğinde, önce yaşanan savaşa “Arap-İsrail savaşı” dediler. Yani bunun İsraillilerle, Yahudilerle Araplar arasındaki bir savaş olduğunu söylediler. “İki kavmin savaşıdır, geri kalan Müslümanları ilgilendirmez.” demeye getirdiler.
Bir müddet sonra söylemi değiştirdiler ve “İsrail-Filistin savaşı” demeye başladılar. Diğer Araplara, “Bu sizin savaşınız değil. İsrailliler ile Filistinliler çarpışıyor, savaşıyor.” dediler.
Sonra şeytanca bir planla karşı cepheyi küstürmek, dağıtmak ve yalnızlaştırmak istediler. Bu kez “İsrail’in Gazze’ye yönelik savaşı” dediler.
“Filistin’in geri kalan kısımlarını, diğer Filistinlileri ilgilendiren bir şey yok.” algısı oluşturmaya çalıştılar.
Ardından söylem bir kez daha değişti:
“Bu, İsrail ile Hamas arasındaki savaştır.”
Gazzelilere, “Siz çıkın aradan. Bizim sizinle bir derdimiz yok.” mesajı vermeye çalıştılar.
Böylece on binlerce insanın öldürülmesini, yaşanan büyük yıkımı ve sivillere yönelik saldırıları unutturmaya çalıştılar. “Bizim hedefimiz Hamas.” dediler. “Hamas zaten terörist.” dediler.
Oysa dünyanın gelmiş geçmiş en tehlikeli terör örgütü olarak göstermeye çalıştıkları Hamas, dünyanın birçok insanının gözünde işgale ve zulme karşı direnişin sembolü hâline geldi.
Biz o gün de söyledik:
Bu savaş, Siyonizm ile Hamas arasındaki bir savaş değildir.
Bu savaş, Siyonizm ile Gazze arasındaki bir savaş değildir.
Bu savaş, İsrail ile Filistin arasındaki bir savaş değildir.
Bu, Araplarla Yahudiler arasındaki bir savaş da değildir.
Bu, Siyonizmin insanlığa açtığı bir savaştır.
Ve insan olan herkesin bu zulme karşı durması gerekir.
Bugün Siyonizmin tarihinde belki de hiç yaşamadığı ölçüde dünyada yalnızlaşmaya başlaması, işte bu gerçeğin öncü işaretlerinden biridir.
Yıllardır söylüyoruz:
Bu mesele yalnızca Filistinlilerin meselesi değildir.
Bu mesele yalnızca Gazze‘nin meselesi değildir.
Bu mesele yalnızca Müslümanların meselesi değildir.
Bu, insanlığın meselesidir.
İSLAMİ HABER “MİRAT”