Gündem

Zinânın Cezası (Haddi)

Zinânın Cezası (Haddi)

Zinâ eden kadın ve zinâ eden erkekten her birine yüz celde/sopa vurun. Allah’a ve Âhiret Günü’ne inanıyorsanız Allah’ın dînînin gerektirdiği cezaları uygulamada sakın acıma duygusuna kapılmayın. Mü’minlerden bir topluluk da onlara uygulanan Azab’a; cezaya şâhid olsun.(Nûr, 2)

Zinâ; evlilik bağı olmaksızın ergin bir erkeğin ergin bir kadınla veya ergin bir kadının ergin bir erkekle isteyerek yaptığı üreme organlarını girdirmeyi içeren cinsel ilişkidir.[1]

Zinâ, İslâm Dîni’nde baş cinsel haram olup Allah’a ortak koşmak ve insan öldürmekten sonra gelen üçüncü büyük günahdır.

İslâm Dîni; kişisel, ailevî ve sosyal pek büyük zararları içeren zinâyı, büyük günah olduğunu bildirmekle ve Cehennem azabına uğratacağın duyurmakla bırakmamış, ona dünyevî cezalar da takdîr etmiştir.

Biz bu cezaları beş madde halinde özetleyecek, sonra da ana konu etrafında gerekli açıklamaları yapacağız:

  1. Yargı önünde itiraf veya dört şâhidin şâhidliği ile belirlenen zinânın cezası, mü’minlerden bir grubun önünde yüz sopadır. (Nûr 2) Genişçe anlatılacaktır.
  2. Koca tarafından yargıya başvuru ile yapılan zinâ isnadının kadın tarafından kabulü ile kadın için sâbit olacak ceza da yüz sopadır. Kadının zinâyı red emesi sonucu lânetleşmeye giden karı kocanın cezası, yargı yoluyla evliliklerinin sona erdirilmesidir.Li’ân bölümünde gerekli açıklamalar yapılmıştır. Oraya bakınız.
  3. Yüz sopalık ana ceza yanı sıra bir ceza da, bu cezanın uygulanması sonrasında tövbe edip kendilerini düzeltinceye ve bunu çevrelerine kanıtlayıncaya kadar zinâcıların yalnızca kendi aralarında evlenebilmeleri; zinâya bulaşmamış namuslu insanlarla evlenemeyişleridir. (Nûr 3) Evleneceklerin açık ve gizli zinâdan korunmuş olmaları gereği Kur’ân hükmüdür. (Nisa 24‐25; Mâide 5/5)
  4. Kocası tarafından zinâsına tanık olunan fakat değişik sebeplerle yargıya gidilemeyen kadın için bir ceza da hâmile olup olmadığının anlaşılması için koca kararı ile bir süre kendisiyle ilişkiye girilmemesi ve kocası tarafından yaralanmayacak şekilde dövülebilir olmasıdır.[2]
  5. Zor kullanılıp tecavüz edilerek yapılacak zinâda, yukarıda açıklanan cezalar yanı sıra, verilecek zarar ölçüsünde Kısas uygulanmasıdır. Bu bölümün sonunda Kısas ile ilgili bilgi verilecektir.

Sunulan bu özet bilgiden sonra sübûtundan başlayarak zinânın ana cezasını açıklayabiliriz.

Zinânın Sübûtu

Zinâ üç şekilde sabit olur:

a‐ Zinâ, zinâ yapan kadının veya erkeğin hâkim huzûrunda dört ayrı celsede/oturumda veya bir celsede dört ayrı defa ikrarı (itirafı) ile sâbit olur.

Konu ile ilgili aşağıda sunulacak Mâiz hadîsi ve benzerleri, Allah’ın Resûlü Hz. Muhammed’in, Kur’an’ın Nûr Sûresi’nin, zinânın cezasını belirleyen ikinci âyetinin indirilişinden önce recim uyguladığını ve zinânın itirafla sabit olabileceğini açıklamaktadır[3]

Mâiz isimli sahâbî Allah’ın Resûlü’ne (sav) geldi ve şu itirafta bulundu.

‐ Ya Resûlallah! Ben zinâ yaptım. Gereken cezayı bana uygulayın.

Allah’ın Resûlü (sav) Mâiz’in bu itirafını önemsemedi ve ona ilgi göstermedi.

Fakat Mâiz aynı itirafı dört defa tekrarladı. Beşinci defa itirafta bulununca Hz. Peygamber şöyle buyurdu:

Zinâ mı yaptın?

‐ Evet (Ya Resûlallah!)

Zinânın ne olduğunu biliyor musunuz?

‐ Evet biliyorum. Bir erkeğin meşrû yolla yaptığını, ben bir kadına haram işleyerek yaptım.

Bu sözlerle itiraf edip durmakla ne istiyorsun Ya Mâiz?

‐ Beni zinâ günahından arındırmanı istiyorum Ya Resûlallah!

Milin sürmedanlığa ve kovanın kuyuya girip kaybolduğu gibi senden ona bir şey girip kayboldu mu?

‐ Evet.

(Bu sorgulamadan sonra) Allah’ın Resûlü (sav) Mâiz’in recm olunmasını emretti.

Mâiz taşlanınca dayanamayıp kaçmaya başladı. Elinde deve çene kemiği bulunan bir adam ona yetişti. Kemikle vurarak onu yere yıktı

ve Recm edildi. Taşlandığında kaçmaya yeltenmesi Hz. Peygambere bildirildiğinde o, şöyle buyurdu:

Onu bırakmanız gerekirdi; keşke bıraksaydınız.[4]

b‐ Zinâ dört akıllı, ergin, hür görür Müslümanın hâkim huzûrunda bir araya gelerek cinsel organların iç içeliğini gördüklerine şâhitlik etmeleriyle sübût bulur.

Zinânın bu yolla sübûtu hemen hemen mümkün değildir. Bunun içindir ki kişinin karısının zinâsını bizzat görmüş olması, Li’ân yoluyla ayrılabilmeleri için yeterli kılınmıştır.[5]

Allah’ın Resûlü’nün döneminde şâhitler yoluyla sübût bulmuş ve ceza uyulanmış bir zinâ olayı olmamıştır.

Zinânın sübûtunun dört şahidin şehâdetine bağlanması, asıl amacın korku siyâseti ile bu günahın‐suçun işlenmesine engel olmak olduğunu göstermektedir.

c‐ Zinâ, kocası olmayan veya kocası çocuk olan kadının hâmileliği ile de sübût bulur.

Ancak hâmilelik tek başına bir sübût sebebi değildir. Çünkü kadın zorla tecâvüz edilerek veya girdirilmeksizin cinsel organ üzerine fışkırtılarak da hâmile bırakılmış olabilir.

Görülüyor ki zinâ daha çok ikrarla sübût bulan bir günah‐suçdur. Nitekim Allah’ın Resûlü’nün döneminde uygulanan zinâ cezalarının hepsi de itirafa dayalı infazlardır.

Yukarıda açıkladığımız yollarla sâbit olmayan zinâ yalnızca şüphe ile dâva ve ceza konusu edilemez. Şüphe ne derece gerçeğe yakın olursa olsun, durum değişmez. Zinânın Kur’ânî cezası belirlenmeden önceki uygulamayı yansıtan aşağıdaki hadîs bu hakikati açıklamaktadır:

Allah’ın Resûlü şöyle buyurur:

“‐ Eğer delilsiz olarak bir kişiyi Recm edecek olsaydım, filanca kadını mutlaka Recm ederdim. Çünkü konuşmaları, davranışları ve kişilerin evine giripçıkmaları sebebiyle onda şüphe, elle tutulur gözle görülür gibi olmuştur.[6]

(Devam Edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER”MİRAT”

MİRATYOUTUBE

 

 

 

 

 

 

[1] Bak. Et‐Teşrîül‐Cinâil‐İslâmî 2/329.

[2] Nisa 34;Tirmizî Reda’11. Cinsel Kıskançlık veya Bir Başka Sebeple Kadın Dövülebilir mi? bölümüne bakınız.

[3] Bak. Ebû Davûd, Hudûd 24.

[4] İ. Kesîr Hucurat 12; İ. Mace Hn.2554

Peygamberimizin Keşke Bıraksaydınız Uyarısı

Allah’ın koyduğu cezaları uygulamada son derece duyarlı olan Allah’ın Resûlü’nün Mâiz’le ilgili olarak “Onu bırakmanız gerekirdi; keşke bıraksaydınız,” buyurması, kendisine Recm ile alakalı bir hüküm indirilmediğini; Tevrat’a göre uygulama yaptığını göstermektedir. Rivayetler de bunu kanıtlamaktadır. Onun bu ifadelerini “Şüpheli durumlarda Had cezalarını düşürünüz.” buyruğu kapsamında değerlendiremeyiz… Çünkü uygulama sırasında duyulacak acı sebebiyle oluşacak durumlar şüphe görülemez. Aksi takdirde ne hırsızlık ne de kısas cezaları uygulanabilir… (Müslim Fedâil 79, K.Hafâ Hn.166)

[5] Hz.Peygamberin Ceza Uygulaması

Tek başına karısının zinâsına tanık olan kişi, li’âna başvurmak için zinâ ihbarında bulunabilirse de, yalnız başına şâhid olduğu başkasına ait zinâyı ihbar edemez. Çünkü dört şâhidle ispatlayamayacağı için kendisine zinâ iftirası cezası uygulanır. Ancak kişi önlenilebilmesi için zinâ yapılacağına dair edindiği kesin bilgiyi isim tasrîh etmeksizin yetkili mercilere duyurabilir. Bak. Ebû Davûd, Edeb 37.

[6] İ. Mâce, Hudûd 11 (Hn. 2559).

 

 

 

 

View Comments

Recent Posts

  • Makale

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE

250 YIL SONRA YENİDEN SÖMÜRGE İran'a, Gazze'ye, Yemen'e, Lübnan'a ortak operasyonlar yapan, Siyonist rejime karşı…

6 dakika ago
  • Gündem

ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2)

ÜÇ FATMA NUR’UN ÖLÜMÜ, TEK BİR GERÇEK: AİLE VE EĞİTİM SİSTEMİMİZİN ÇÖKÜŞÜ (2) 3. TOPLUM…

26 dakika ago
  • Gündem

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: Apateizm

Gençler Arasında Sessiz Tehlike: "Apateizm" Akımı Yayılıyor! Eğitimci ve yazar Dilek Temirhan, son dönemde gençler…

2 saat ago
  • Gündem

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ?

KURBAN İBADETİNİ NASIL DEĞERLENDİRMELİYİZ? Soru 5: Kurban için bütçemizi zorlamalı mıyız? Nasıl kurban kesmeliyiz? İslâm…

2 saat ago
  • Gündem

Aile Çökerse Nüfus Dibe Vurur, Ülke Uçuruma Sürüklenir

Aile çökerse nüfus dibe vurur, ülke uçuruma sürüklenir… İngiltere’nin parlak entelektüellerinden John Berger, 1978 yılında…

3 saat ago
  • Gündem

Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?”

Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?” İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne…

3 saat ago