
Amerika Birleşik Devletleri, 2011’deki iç savaşın ardından kapattığı Şam Büyükelçiliğini 13 yıl sonra yeniden açtı. Büyükelçiliğin yeniden açılması, bölge siyaseti açısından önemli bir kırılma noktası olarak değerlendiriliyor.
O dönem Suriye rejimini sert şekilde eleştiren Washington yönetimi, Esed rejiminin meşruiyetini tanımamış ve diplomatik bağları askıya almıştı. Ancak bugün ABD’nin yeniden Şam’da diplomatik varlık göstermesi, hem bölgesel dengeleri hem de ABD’nin Suriye politikalarını sorgulatıyor.
Büyükelçiliğin yeniden açılması, ABD’nin Suriye üzerindeki çıkarlarını yeniden ön plana çıkarma çabası olarak yorumlanıyor. Özellikle İran ve Rusya’nın etkisinin arttığı bir dönemde Washington’un tekrar devreye girmesi, yeni bir nüfuz mücadelesini de beraberinde getirebilir.
Bazı analistler bu gelişmeyi, Suriye rejiminin gayrimeşruluğuna rağmen Batılı ülkelerin reel politik kaygılarla geri adım atması olarak değerlendiriyor. Diplomatik varlık, sadece bir elçilik binasından ibaret değil; aynı zamanda uluslararası meşruiyetin simgesi olarak görülüyor.
ABD’nin Şam’daki elçiliğini açması, İslam dünyasında da tepkiyle karşılandı. Birçok çevre, bu adımı, Esed rejiminin işlediği insanlık suçlarının üzerinin örtülmesi olarak nitelendiriyor.
Mazlum coğrafyaların kanı kurmadan çıkar hesaplarının öne çıkması, adalet duygusunu bir kez daha zedeliyor. Şam’a dönen bayraklar, dökülen gözyaşlarını silebilir mi?
Bu gelişme, sadece diplomatik bir adım değil; aynı zamanda küresel adaletin sorgulandığı bir döneme işaret ediyor. ABD’nin dönüşü, Esed’le barış anlamına mı geliyor, yoksa yeni bir kriz döneminin habercisi mi?
Cevap belirsiz, ancak gerçek şu ki: Suriye halkı hâlâ acı çekiyor. Ve dünya, bir kez daha yalnız bıraktığı mazlumları sadece uzaktan izliyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Emperyalistler Suriye de ” islam devrimine” yardım etmek için nasıl da çabalıyor..ya bunlar insafa geldi,yada bu Colani büyük ” esnaf “..sadece takım elbise,kravat sayesinde değildir herhâlde..aksi halde Suudiler ve diğer körfez çakallarıyla iyi geçinmezlerdi…Taliban’a halâ uzak durmaları ilginç