
Ümmetin önde gelen 100 âlimi, Umman Sultanlığı Müftüsü’nün Gazze’deki gelişmelere ilişkin yönlendirmesinin ardından beklenmedik bir fetva yayımladı.
Bu âlimler arasında Şeyh Muhammed el-Hasan ed-Dedvü ve Gazze’deki Filistin Âlimler Birliği Başkanı Dr. Mervan Ebu Ras da bulunuyor.
“Aksa ve Gazze Çağrısı” başlığıyla yayımlanan bu küresel çağrı son derece önemlidir. Kavramlarının iyi anlaşılması gerekmektedir ve bu çağrı, savaşın ve ümmete yönelik saldırının büyüklüğüne uygun, sert ve kararlı bir metindir. Anlam ve yapı açısından güçlüdür.
Allah bizden ve onlardan kabul buyursun, ümmete basiret ve feraset ihsan eylesin.
Çağrının Tam Metni:
Bismillâhirrahmânirrahîm
Aksa ve Gazze Çağrısı
Yüce Allah buyuruyor:
“İndirdiğimiz açık delilleri ve hidayeti, biz onu kitapta insanlara açıkladıktan sonra gizleyenler var ya, işte onlara hem Allah lanet eder hem de lanet edebilecek olanlar lanet eder.” (Bakara – 159)
Bu ilahi emre istinaden, şer‘î sorumluluğu yerine getirmek, hakkı haykırmak ve sözle cihat etmek amacıyla ümmetin âlimleri, seçkinleri, kurumları, önde gelen şahsiyetleri ve geniş halk kitleleri, aşağıdaki şer‘î esasları teyit etmektedir:
Mescid-i Aksa’ya ve tüm Filistin halkına yönelik saldırıyı püskürtmek amacıyla yürütülen direniş, İslam’ın en yüce zirvesi olan mukaddes bir cihattır.
Kahraman Filistin direnişi bizim bir parçamızdır, biz de onların bir parçasıyız. Onları destekleyeni destekler, onlara düşmanlık edene düşmanlık ederiz. Yahudi ve Hristiyanları dost edinip onlara Müslümanlara karşı yardım eden herkes İslam’dan dönmüş olur.
Mescid-i Aksa’yı özgürleştirmek ve ona sahip çıkmak, İslam’ın akidesinden ve Allah’ın şeriatından bir hükümdür. Filistin’in tamamı kıyamete kadar İslamî vakıftır. Ümmetin ittifakı, Filistin’in herhangi bir parçasının kâfire satılmasının veya devredilmesinin haram olduğu yönündedir.
Bu ülkede yaşayan herkesin Gazze’ye yardım etmesi farz-ı ayndır. Kim bundan yüz çevirirse savaştan kaçmış olur ve savaş meydanını terk edenin vebali, sebep olduğu zarar ve tehlike ölçüsünde büyür.
Yahudilerin Kudüs’e, Mescid-i Aksa’ya ve Filistin’e yönelik saldırıları, Müslümanları savunma cihadına mecbur kılmaktadır. Çünkü düşman, din, namus, toprak, can, ruh ve mala saldırmıştır ki, bunlardan biri bile Müslümanların seferber olup cihada çıkması için yeterlidir.
Sınır komşusu olan ülkeler, genel seferberlik için geçişleri açmalı, mücahitlerin girişine ve muhtaçlara yardıma izin vermelidir. Özellikle Refah Sınır Kapısı, hayat damarıdır ve hiçbir şekilde kapatılmamalıdır. Onu kapatan, Allah’a, Resulü’ne ve müminlere ihanet etmiş olur. Gazze halkından biri tıbbi müdahale edilmediği için hayatını kaybederse, sınırı kapatan kişi onun ölümüne sebep olmuş sayılır.
Düşman saldırılarını derhal durdurmazsa, bu saldırganlık devam ettikçe, olayların patlak vermesine ve savaşın geniş bir alana yayılmasına yol açabilir.
Filistin topraklarını gasp eden, işgal eden ve zalim oluşuma bağlı olan herkes saldırgan bir savaşçıdır ve masum bir sivil sayılmaz; cinsiyeti ve kimliği ne olursa olsun.
Müslümanlar, ellerinden gelen tüm imkânlarla düşmana karşı koymalı, büyükelçilikler ve düşmanı destekleyen ülkelerin temsilcilikleri önünde protestolar düzenlemelidir.
İşgalci rejimin ve onu destekleyen şirket, fabrika ve devletlerin ürünlerini satın almak ve onlarla ticaret yapmak haramdır. Bu, ekonomik cihadın bir şeklidir.
Gazze’ye yapılan bu saldırıdan önce işgal rejimiyle yapılan tüm barış ve normalleşme anlaşmaları, uluslararası anlaşmalar da dâhil olmak üzere, şer‘an geçersizdir. Zira sahih hadislerde Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
“Müslümanların zimmeti birdir; en basitleri bile bu zimmete dâhildir…”
Bu bildiriyi tüm sosyal medya hesaplarınızda, WhatsApp, Facebook, Instagram, X (Twitter) ve Telegram’da paylaşınız.
Allah bunu hepimizin amel defterine hayırlı bir amel olarak yazsın ve ümmete faydalı kılsın.
Kardeşlerinize yardım edin!
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-
BÜTÜN MÜSLÜMAN DEVLETLER VE MİLLETLER YAHUDİYE KARŞI BİRLEŞİP KARŞI KOYMALIDIR..CİHAD FARZDIR.ZULMÜN KARŞISIMDA TEK YÜREK OLMAK ZAMANIDIR.