
Ukrayna’nın geleceği, yalnızca savaşın sonucuyla değil, aynı zamanda Batı’nın ülkeyi nasıl şekillendireceğiyle de yakından ilgili. Almanya örneğinden yola çıkarsak, Ukrayna’nın da Batı tarafından “yeniden inşa edilmesi” sürecine girmesi olası görünüyor. Ancak burada kilit soru şu: Bu süreç gerçekten Ukrayna’nın bağımsızlığını mı güçlendirecek, yoksa Batı’nın çıkarlarına hizmet eden yeni nesil bir işgal modeli mi devreye girecek?
Almanya’nın İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı tarafından nasıl bir modele oturtulduğunu incelediğimizde, Batı Almanya’nın ekonomik büyümesini mümkün kılan temel faktörleri şu şekilde sıralayabiliriz:
Ukrayna’nın mevcut durumu incelendiğinde ise şunlar göze çarpıyor:
Batı Almanya modeli Ukrayna’da uygulanabilir mi sorusuna gelirsek, bu modelin Batı için avantaj sağlayacağı aşikâr. Ancak Almanya örneğinde olduğu gibi Ukrayna’nın gerçekten güçlü ve bağımsız bir sanayi ve ekonomi geliştirmesine izin verilip verilmeyeceği şüpheli.
Ukrayna’nın Batı tarafından bir “yatırım alanı” olarak görülmesi, ülkenin egemenliği açısından bazı riskleri beraberinde getiriyor. Batı’nın Ukrayna üzerinde uygulayabileceği kontrol mekanizmaları şunlar olabilir:
Sonuç olarak, Ukrayna’nın bağımsızlığı yalnızca Rusya’nın saldırılarına karşı değil, Batı’nın ekonomik ve politik etkisine karşı da bir sınavdan geçiyor. Eğer Ukrayna, Batı Almanya gibi bir kalkınma modeli üzerinden ilerlerse güçlü bir ekonomik yapıya sahip olabilir. Ancak bu süreç, ülkenin tam anlamıyla egemen bir devlet mi yoksa Batı’nın çıkarlarına hizmet eden bir bölge mi olacağını belirleyecek.
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-