
Rabbimiz nefislerini tertemiz kılmaya çalışan Mutetahhir kullarını sever.
Kur’an diliyle ifade edersek Allah tetahhuru emrediyor ve bu görevi üstlenenleri sevdiğini beyan ediyor.
Tetahhur, eşcinsellikten korunmadır. Adet dönemlerinde kadınlarımızla ilişkiden korunmadır. Cünüplük halinde ve adet bitiminde gusül abdesti almadır. Küçük ve büyük boşalım sonrasında tahareti/temizliği su ile yapmaktır.
Günümüzden örnekler verirsek beden, giysi, işyeri, konut ve park temizliğine, titizlik göstermektir
Nedendir bilinmez. İslam temizliğe bu kadar önem verirken bazı Müslümanlar niçin temizlik yoksunudurlar, anlamak mümkün değildir.
Bir gezimiz sırasında nasıl bir utanç duyduğumu bilemezsiniz. Mısır tarafında tam bir düzensizlik, çirkinlik hatta pislik görülürken İsrail tarafında bir düzen, güzellik ve temizlik vardı.
Bu nasıl Müslümanlıktır anlamak mümkün değil. İslam’ı yeniden anlamaya ve yaşamaya muhtacız.
Biz ki dünyaya temizliğin örneklerini vermişiz. Dünyada İslam medeniyetinde var olan hamamlar gibi temizlik kurumları yoktu.
Bir konferans için gittiğimiz Belçika’da, Belçikalıların Türkler gelinceye kadar akarsuda temizlik yapmayı bilmediklerini aktardılar.
Evet, Allah tatahhuru yani bedensel ve ruhsal temizliği emrediyor; aman tertemiz olmaya çalışın buyuruyor ve Bakara suresinin 222. ve Tevbe suresinin 128. ayetlerinde, temizliğe önem verenleri sevdiğini şöylece açıklıyor:
“…Allah kendilerini tertemiz kılmaya çalışanları sever.”
Yüce Mevla’mızın sevdiğini bildirdiği ku kullardan bir bölümü de hukuki ve sosyal adalete ağırlık verenlerdir.
Allah adaleti ve kıstı emreder. (Nahl 90; A’raf 29) Yani hukuki ve sosyal adaleti emreder.
Öylesine emreder ki nefislerimizin, ana-babalarımızın akrabamız ve yurttaşlarımız aleyhine de olsa adalet. İnancı ne olursa olsun bütün insanlara ve canlılara karşı adalet. Düşmanlarımıza karşı dahi adalet. (Maide 8)
Adaletsizlik zulümdür v en büyük günahlardandır. Biz Müslümanlar işin ötekiler kafirler değil yalnızca zalimlerdir ve düşmanlık yalnızca onlara yapılabilir.
Ve Allah Kur’an’ında; hukuki ve sosyal adaletten yana olun kullarını sevdiğini beyan ediyor.
Peygamberimiz de cennetlikleri vasfederken adaletli yöneticileri ve kişileri Kur’an çizgisinde ön planda zikrediyor.
Rabbimizin sevdiği bir grup da mütevekkil kullardır. Onlara sebeplerine yapışan ve sonuçları Yaradan’dan bekleyen ve yalnızca Ona güven duyan kullardır.
Bu konu bilinmesi gereken muhteşem bir konudur. Özetleyelim:
Yaratan Allah’tır, yaşatan Odur, içinde bulunduğumuz hali bilen, her şeyi işiten, bilen, gören ve dilediğini istediği an yaratabilecek olan da Odur.
Sebepleri halk eden O, neticeleri var eden O, sebeple netice arasında ilişkileri kuran da Odur.
Dünya O’nun, âhiret O’nun, Cennet O’nun, Cehennem de O’nundur.
Öfkesinden rızasına, azabından affına sığınılacak yalnızca Odur. Biz de Ondan yine Ona sığınırız.
Furkan suresinde bize şöyle buyruluyor:
“Ölümsüz olan Allah’a güven…” (Furkan 58)
Ve Allah bize Kur’an’ında mütevekkil olan/ kendisine güvenip dayanan kulları sevdiğini de bildirmektedir:
“Ey peygamber! Allah’ın rahmeti sebebiyle sen çevrendeki insanlara yumuşak davrandın. Eğer onlara karşı kırıcı ve sert olsaydın, çevrenden dağılır giderlerdi. Artık onları bağışla ve affedilmeleri için dua et. Toplumu ilgilendiren her konuda onlara danış, görüşlerini al; sonra bir hareket şekline karar verince de, Allah’a güven. Çünkü Allah, kendisine güvenip, dayananları sever.” (Al-i İmran 159)
Talak suresinin 3. âyetinde ise bize;” Kim Allah’a dayanır güvenirse Allah O’na yeter” şeklinde güven de verilmektedir.
Allah sevdiklerini beyan ediyor ve Meryem suresinin 96. ayetiyle bize sevdiklerini sevdireceği müjdesini de şöylece veriyor:
“Her varlığını rahmetiyle kuşatan Allah İslami çizgide iman edip yaşayan kullar için kalplerde sevgi yaratacaktır.”
Bunun anlamı şudur: Allah’ı sever ve ona sevilebilirsek imanlı ve erdemli kullarca da sevilebiliriz.
Biz sevgiye muhtacız. Rabbimizi sevmeye muhtacız. Birbirimizi sevmeye muhtacız.
Sevgi o kadar büyük bir nimettir ki onu kendi çabamızla elde edemeyebiliriz. Bize sevgi bahşetmesini de yüce Rabbimizden dileyeceğiz.
Ve aziz Peygamberimiz dualarıyla bize bunun da örneğini vermiştir. Onun öğrettiği şu dualarla sözü bağlayalım:
Allah’ım senden senin sevgini, seni sevenlerin sevgisini ve senin sevgine ulaştıracak amellerin sevgisini dilerim. Allah’ım seni canımdan ve ailemden çok daha sevebileceğim bir şekilde beni sevginle yücelt.
Allah’ım senden sevgini istiyorum. Senin katında sevilir oldukları için fayda sağlayacak kulların sevgisini de talep ediyorum.
Yüce Mevla’mızdan Yaradan’a ve yaratılanlara sevgi dolu ömürler geçirmenizi niyaz ediyorum sevgili kardeşlerim, güzel kardeşlerim.
ALİ RIZA DEMİRCAN
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-