
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), Suriye’de Beşar Esad yönetiminin 8 Aralık 2024’te devrilmesinin ardından 1,4 milyondan fazla Suriyelinin evlerine döndüğünü bildirdi.
BMMYK’nin sosyal medya platformu X’teki hesabından, Suriyelilerin evlerine geri dönüşlerine ilişkin paylaşım yapıldı.
“1,4 milyondan fazla Suriyeli, Esad rejiminin devrilmesinden bu yana yıllarca süren yerinden edilmenin ardından evlerine geri dönüyor.” ifadeleri kullanılan paylaşımda, Suriyeliler için umut olduğu ancak hayatlarını yeniden inşa etmelerinin kolay olmadığı vurgulandı.
Paylaşımda, ailelerin hayata yeniden başlamasına yardımcı olma çabalarının desteklenmesi çağrısında bulunulurken, Suriyelilerin barınma, sağlık, eğitim ve geçim gibi birçok alanda desteğe ihtiyaç duyduğu kaydedildi.
8 Aralık 2024 günü, HTŞ’nin 12 günlük ilerleyişleri sonucu Şam’ı ele geçirmesinden saatler önce Beşar Esad’ın Rusya’ya kaçtığı öğrenilmişti.
Kremlin, Esad’a Rusya’nın sığınma hakkı tanımasının Rus lider Vladimir Putin’in kararı olduğunu açıklamıştı. Putin’in Esad ile yakın bir zamanda görüşme planının ise olmadığı belirtilmişti.
BMMYK’nin yaptığı paylaşımda, Suriyelilerin geri dönmesini “umut verici” olarak nitelemesi yerinde. Ancak bu dönüş, bir zafer değil; zorunlu bir yüzleşme. Çünkü geri dönen her aile, sadece bir evi değil, bir hayatı, bir hatırayı, bir travmayı da beraberinde getiriyor.
Evlerine dönen Suriyeliler, sadece çökük duvarlarla değil; elektriği olmayan sokaklarla, suyu akmayan borularla, öğretmensiz okullarla, ilaçsız hastanelerle karşılaşıyor. Bu yüzden BMMYK, sadece dönüşe değil, hayatın yeniden inşasına da destek çağrısı yapmalıdır..
Suriye halkı yıllardır sadece rejimden değil, aynı zamanda Rusya, İran, ABD, İsrail, Türkiye ve çeşitli silahlı gruplardan da zarar gördü. Bugün bu aktörlerin çekildiği bir ortam söz konusu değil. Yani rejim gitmiş olabilir; ama onu ayakta tutan ya da yıkılmasına destek veren dış güçler hâlâ orada.
Dolayısıyla “yeni bir Suriye” demek için henüz çok erken. Suriyeliler belki evlerine döndü; ama barışa, güvene, adalete ve insan onuruna yakışır bir yaşama dönüp dönmedikleri henüz bilinmiyor.
Suriye’de gerçek inşa, yalnızca yolları ve evleri tamir etmekle olmayacak. Bu toplumun önce acısıyla yüzleşmesi, kayıplarını onarması, sonra da adaletle yeniden dirilmesi gerekiyor.
Ve bu noktada uluslararası toplumun rolü çok kritik. Çünkü yalnız bırakılmış bir halk, yıkıntılar içinde yalnızca fiziksel değil, ahlaki ve toplumsal çöküşe de sürüklenebilir.
İSLAMİ HABER ‘MİRAT’ -YOUTUBE-