
İnsan olarak yaratılan herkese akıl verilir. Önemli olan verilen aklı kullanabilmektir. Aklını hakikati bulma ve yaşama gayesiyle kullanamayan kişiyi Allah şüphe, şirk ve inkâr pisliklerine bulaştırır. Görelim:
“Allah’ın izni; aklı ve iradeyi kullanma yeteneği ve vahy bilgiler rehberliği olmasaydı, hiçbir insan imana eremezdi! Ve Allah aklını kullanmayanların üzerine pislikleri salar.“ (Yunus 100)
En’am suresinin 125. âyetiyle aklını kullanamadığı için üzerlerine iğrenç pislikler salınan kişilerin iman etmeyenler olduğu açıklanır.
İman yoksunluğu yaşanabilecek en büyük felakettir ama söz ve mâna olarak Allah’ın Kitabı olan Kur’ân’a iftira ile içine düşülecek gavurluk ancak ilahiyatçılarda görülebilecek türden rics/pislik olur.
a.) “Orion takım yıldızına bak, Andromeda’ya bak, Samanyolu’na bak, National Geographic’te git okyanusun diplerine bak, kutuplara bak, çiçeğe bak, boğazda Erguvan’a bak…
Bir de Kur’an’da 23 sene Velid d bin Mugir’e aşağı, As bin Vail yukarı deyip, bütün kadrajını Hicaz, Taif, Medine’ye sıkıştırmış ve insanlığa son söyleyeceği sözün çapı, oradaki 3-5 tane lavuk müşrik. “
Bu ifadeleri ancak özel olarak yetiştirilmiş iftiracı bir gavur kullanabilir.
Bu gavurca ifadelerden ne anlarsınız; Kur’ânda evrenin yaratılışı, gökler-yer yüzü, bu ikisi içindeki varlıklar yani güneş, ay, yıldızlar, dağlar, denizler, ormanlar, bin bir türden ve renkte canlılar; çeşit çeşit kuşlar-böcekler, yırtıcı ve evcil hayvanlar, sayısız renk ve desende bitkiler, meyveler, güller türü toprak ürünleri yok…Evet böyle anlarsınız.
Oysaki yüzeysel olarak bir Kur’ân meali okuyan kişi bile göksel ve yeryüzü varlıklarına ilişkin onlarca âyet olduğunu bilir. İnsanın yaratılışı ve görevleri ile alakalı pek çok âyet olduğunu kavrar.
Şimdi okuyucularımıza Kur’ân’ın Bürûc, Zarirayat, Tarık, Şems, Kamer, Fecr, Ra’d, Tekvir, İnfitar, İnsan, En’am, Neml, Nahl ve Fîl gibi tabiat varlıkları ve olaylarının isimlerini taşıyan sûreleri olduğunu hatırlatalım ve değişik sûrelerden aldığımız cevap olacak bazı ayetleri sunarak atılan iftiranın ne büyük bir gavurluk olduğunu belgelendirelim.
“Bütün övgüler göklerin Rabbi, yerin Rabbi ve de zerreciklerden galaksilere bütün varlıkların Rabbi olan Allah’adır.” (Casiye 36)
“Yaratanı ve yasalarını tanımayan kâfirler görmezler mi ki; gökler ve yer başlangıçta bitişikken Biz onları ayırdık ve her canlıyı sudan var ettik? Buna rağmen hala inanmayacaklar mı?” (Enbiya 30)
“Andolsun takım yıldızlarla dolu olan göğe. ” (Buruc 1)
“Düşün, yıldız kümeleriyle dolu yörüngeler, yollar sahibi gök kubbeyi! “ (Zariyat 7)
“Güneş de, etrafındaki gezegenleriyle birlikte çok büyük bir hızla kendi yörüngesinde yüzüp gitmektedir. Bu muazzam ve muhteşem sistem, sonsuz kudret ve ilim sahibi olan Allah’ın mükemmel bir ölçü ve denge ile ortaya koyduğu takdiri ile yürümektedir.” (Yasîn 38)
“Gerçek şu ki, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini takip edişinde, insanların faydasına olan şeyleri denizde taşıyıp giden gemilerde, Allah’ın gökten indirerek onunla ölü toprağa can verdiği yağmurlarda, her çeşit canlıyı yaymasında, rüzgarların değişmesinde ve gökle yer arasında kendileri için tayin edilmiş belirli güzergâhlarda gidip gelen bulutlarda, düşünüp akıllarını kullananlar için mesajlar vardır.” (Bakara 164)
“Peki kimdir, yeryüzünü yerleşmeye uygun dinlenme yeri haline getiren ve aralarından ırmaklar çıkaran ve onun üzerine, sağlam dağlar yerleştiren ve iki deniz arasına bir engel koyan? Allah’la birlikte, başka gerçek bir ilah mı var? Hayır hayır, böyle düşünenlerin çoğu, ne söylediklerini bilmiyorlar.” (Neml 61)
“Görmüyor musun, Allah gökten nasıl yağmur yağdırıyor da yeryüzü baştanbaşa yemyeşil hâle geliyor? İşte aynı şekilde Allah, bereketli vahiy yağmurlarıyla ölü kalplere hayat veriyor. Doğrusu Allah, kullarına karşı sonsuz lütuf sahibidir, her şeyien mükemmel şekilde bilendir.” (Hac 63)
“Onlar, üstlerinde kanat açıp kapayarak dizi dizi uçan kuşları görmüyorlar mı? Onları gökyüzünde tutan Rahmetiyle bütün varlıkları kuşatan Allah’tır. Muhakkak ki O, her şeyi hakkıyla görendir.” (Mülk 19)
“O sizin hepinizi, bir tek candan yaratmıştır ve ondan da eşini var etmiştir ve sizin için hayvanlardan dört türden koyun, keçi, sığır, deve sekiz çift ikram ve ihsan etmiştir. O sizi analarınızın karınlarında, üç kat karanlık içinde peşpeşe yaratılış safhalarından geçirerek yaratmaktadır.
İşte Rabbiniz olan Allah budur, hükümranlık O’nundur, O’ndan başka gerçek ilah yoktur. Buna rağmen nasıl oluyor da, O’na kulluktan başka ilahlara çevriliyorsunuz.” (Zümer 6)
“Yedi kat gök, yer ve bunların içindeki her şey varlıklarına kodlanan bilgilerle O’nun varlığını, birliğini, sınırsız ilim, hikmet, kudret ve yüceliğini dile getirerek tesbih etmektedir. Öyle ki, varlıklar âleminde O’nu övgüyle anıp zikretmeyen hiçbir şey yoktur! Ne var ki, siz onları işitemez, tesbihlerini tam olarak anlayamazsınız.” (İsra 44)
Maksadımız Kur’ânın tabiat varlıkları ve olaylarıyla alakalı âyetlerini özetlemek değil, Kur’ânın kadrajının bütün varlıkları kuşattığına dikkat çekerek onun “bütün kadrajını Hicaz, Taif, Medine’ye” sıkıştırdığı iftirasını telin etmek olduğu için verilen örneklerle yetiniyoruz.
***
Kur’ân’a iftira gavurluğunun “bir de Kur’an’da 23 sene Velid d bin Mugir’e aşağı, As bin Vail yukarı deyip,” ifadeleriyle yapılan kısmına devam edelim.
Anılan doğal varlıklarla ilgili onlarca ve hatta yüzlerce âyet var. Peki Kurân’da bir defa olsun VELİD BİN MÜĞİRE VE AS BİN VAİL adı geçer mi? Geçmez.
Kıyamet Günü’ne kadar yürürlükte kalacak Kur’ân’da her dönemde görülebilecek aşağılık insan tiplerine yani varlıkları ve çocuklarıyla büyüklenen, hayırları engelleyen, malların değerleriyle oynayan, zalim, bozguncu, faizci…ve inatçı kafir- ahlâksız insan tiplerine misaller verilir.
Bunlar muayyen kişiler değildir. Her zaman ve her toplumda şahıslarla örneklendirilebilecek kişiliklerdir.
İlk dönem Kur’ân bilginleri bunlara Velid bin Muğire, As bin Vail, Ebu Cehil ve Ebu Leheb ile ve de benzerleriyle işaret etmişlerdir. Günümüzde ise bunlara toplumlarında bilinen İslam karşıtı ateist-deist siyasiler, iş adamları, gayrı meşru ilişkili sanatçılar – sporcular ve toplum sorunlarına duyarsız ünlü kişiler gösterilebilir.
Devam edecek
ALİ RIZA DEMİRCAN
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
Kendi çapsızlığı, ilim fukaralığı ve anlama acziyetini İslama fatura etmeye çalışan, zekasını kiraya verip satmış ilahiyatçılara anladığı dilden cevap veren Ali Rıza Hocamızı tebrik ediyor; Rabbimden sağlıklı huzurlu, bereketli uzun ömürler diliyorum.
İngiliz güdümlü Kamalistlerin etki ve telkinleri ile İslamla Müslümanlarla uğraşmayı meşgale edinen ahmak ilahiyatçılar, bozguncu, tahrifçi ve saptırıcı İngiliz projelerine hizmet etmek yerine, yer yüzünü ifsat edenlerle uğraşma cesareti gösterdiklerine hiç şahit olamadık. Müfsitlere bilerek hizmet edenlerin akibeti cehennem olacağını düşünemeyen bu zavallılara hidayet nasip etmesini Canabı Haktan niyaz ediyorum.