
Yiğit Bulut da öldü. Söz gelişi Ali Rıza Demircan da, Soner Yalçın da Uğur Dündar ve bu gün doğanlar da sırada. Kaçış yok. Yok oluş da.
Ölümsüz gerçek hayat âhiret hayatıdır. O da ölümün arifesinde başlıyor.
“Allah rahmet eylesin” demek, övgüler yağdırmak kolay. Ben de rahmet diliyorum.
Eğer bütün varlıklarını yaratıcısı olarak Allah’a ve ölüm ötesi hayatın yargılamasına, Cennet ve Cehennem’e imanın yoksa yandın.
Değil günahkâr olmak, yeryüzünün en erdemli insanı bile olsan azap içinde unutulacaksın. Ama imanın varsa dünya kadar günahların olsa bile ümit var. Sevgi ile verilmiş bir selamın, gösterilmiş güleç bir yüzün bile büyük yararı var. İman varsa ümitsizliğe yer yok.
Yiğit bey merhumla yaptığım ve GÜZEL KUL OLMA MÜCADELEM isimli yayınlanmış hatıratımda yer verdiğim programı aktarıyorum. Belki bir faydası olur.
***
{ Yiğit Bulut Program yaptığım televizyonculardan biri de Yiğit Bulut’tur.
Yiğit Bey 2009 ile 2012 yılları arasında Habertürk’te genel yayın yönetmenliği yaptı. Bu arada Sansürsüz isimli bir program hazırlayıp sundu.
Sansürsüz’e katıldığım programlardan birini iyi hatırlıyorum. 11 Eylül 2009 tarihli bu programda kadın, aile, cinsellik ve diğer bazı güncel konular işlendi. Bir diğer anlatımla sorular soruldu, cevapları verildi.
Bir ara konu aile planlaması yani korunma önlemleri ve kürtaja gelmişti. Kürtajın hiçbir şekilde caiz görülemeyeceğini beyan ettim. Aile Planlaması’nın, sosyal devlet politikası haline getirilmesinin -sakıncıları sebebiyle- ülkemizin yararına olmadığını dile getirdim.
Söz, döndü dolaştı Vehbi Koç’un Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı’nın faaliyetlerine geldi. Dünya Nüfus Planlaması Ödülünün,14 Haziran 1994 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri, Boutros Ghali tarafından Cenevre’de düzenlenen bir törenle Türkiye Aile Sağlığı ve Planlaması Vakfı (TAPAV) adına Vehbi Koç’a verilmesinden övgüyle söz edildi.
Yiğit Bulut, Vehbi Koç’un aile planlaması çalışmalarının ülkemiz yararına faaliyetler olarak değerlendirilebileceğine değindi. Ben de, Vehbi Koç’un ünlü bir iş adamı olmasının bu alanda yaptıklarının ülkemiz yararına olduğunun kanıtı olamayacağına açıklık getirmeye çalıştım ve şöylece devam ettim:
– Evlilik içinde cinselliğin bir amacı da çocuktur. Kalkınma için nüfus gereklidir. Nüfusu artan ülkemizin fakirleştiğini kim söyleyebilir? Amerika, Almanya, Fransa ve Japonya gibi zenginleşen ülkelerin nüfusları bizden çok daha fazla değil midir? Kaldı ki nüfus meselesi anlaşılması zor, derin bir kader mevzuudur da.
Yiğit Bulut reyting sağlayacak soruları buluyor ve art arda soruyordu. Onun bu programında, hiçbir programda görmediğim uygulamaya tanık oldum. Yiğit bey, masa altındaki reyting ölçüm aleti ile verdiğimiz cevapların ne derece izlendiğini tespit edebiliyor ve kendince reyting sağlayacak sorularını art arda yöneltiyordu. Yiğit Bey kendisiyle yaptığımız programlardan hareketle mi bilmiyorum, beni reyting artıran kişi olarak görüyordu.
Öyle gördüğü için olacak Habertürk’te Genel Yayın Yönetmenliği yaptığı dönemde programa başlayan Nagehan Alçı ve Pelin Batu’ya, ilk programlarını benimle yapmalarını önermişti. Beni Hülya Avşar’ın programına dâvet ettiren de o oldu.}
***
Sözü İmanın önemini vurgulayan bir ayetle noktalayalım:
“İmansızlıkta direnenler, eğer yeryüzündeki her şeyi, hatta onun iki katını Kıyamet Günü’nün azabından kurtulmak için fidye olarak verseler asla kabul ettiremezler. Onlara can yakıcı bir azap vardır.” (Maide 36)
ARD
İman ne ??? Benim gördüğüm Müslümanım diye ortada gezenlerin %99 ü Allah’a değil PARAYA tapıyor… Ama 5 vakit namazında nasıl oluyor bu ? Tapılması gereken ne ???
Buradan anlamamız gerekeni açıkça söyleyin reyting için mi yaşadı diyorsunuz? Varsayalım öyle cenazenin ardından kimler kin ve nefretle beraber küfür kusuyor? Küfür ehli adamın arkasından kına yakıyorlar. Ebu derda hazretleri der ki kafirler müminlerden hoşlanmazlar. Bir insana çıkar ve münafık/ cahiller tarafından ne kadar saldırılıyorsa o kişi o kadar iyidir.