
Gündemde diploma sahtekârlığı var…
Vay anam vay!
Sahte akademisyenler, sahte psikologlar çıktı ortaya…
Yazımızın hemen başında, “Diploma sahtekârları deşifre edilsin ve hak ettikleri cezalara çarptırılsın!” diyerek şerhimizi koyalım da, burun delikleriyle okuyup, gözleriyle koku almaya çalışan güruh, hop oturup hop kalkmasın…
Şimdi soralım o zaman:
“Sahte diploma olayı ne zaman patlak verdi?”
Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasının iptal edilmesinden sonra…
Bence iyi taktik bu…
Ekrem İmamoğlu’nun sahte diplomasını gündemden kaçırmak ya da düşürmek…
“Suçun boğuntuya” getirilmesi ya da “suçun kolektifleştirilmesi” yöntemi…
Yani “benim tenceremin dibi seninkinden daha az kara” demeye getiriyorlar…
Tam bir FETÖ’cü taktiği bu…
Ama tekrar edelim:
“Bu sahtekârlığa başvuran herkes ama herkes araştırılsın ve verilecek cezalar ile anasından emdiği süt burnundan getirilsin!”
Zira diploma sahtekârlığı;
Hırsızlıktır…
Diğer insanların hakkını gasp etmektir…
Alın teriyle, gece gündüz çalışarak diploma sahibi olan insanlara yapılabilecek en büyük hakarettir…
Kul hakkıdır bu…
Ve bunların hepsi İslam’a göre haramdır…
Diploma sahtekârlığı, bir işe veya mevkie haksız yolla ulaşmak ve başkalarının hakkını almak anlamına gelir ki bu konuda yüce Rabbimiz;
“Birbirinizin mallarını bâtıl yollarla yemeyin…” (Bakara, 188) buyurur…
Diploma sahtekârlığı, alın teriyle diploma alan birinin emeğini çiğneyip sahte belgeyle adalet ilkesini çiğnemek ve emeği, çalışmayı ve alın terini küçümsemek demektir:
“İnsan için ancak çalıştığının karşılığı vardır.” (Necm Suresi, 39. Ayet)
Bu olay patlak verince, birçok sosyal medya platformunda alay konusu oldu ve birçok kimse de
“Vakti zamanında bir diploma uydursaydık iyiydi…” kabilinden yorumlar yaptı…
Bendenize kalırsa, bu yorumlar nükte olsun diye yapılsa bile diploma sahtekârlığı kadar tehlikeli yorumlar…
Bizi günaha sokacak yorumlar…
Gerçek başarı, ilâhî huzurda alnı ak çıkabilmektir. Rabbim bizleri, bu dünyadaki imtihanları sabırla geçip, ahirette en parlak diplomayı alanlardan eylesin.
ŞABAN DOĞAN