islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,8573
EURO
52,8184
ALTIN
6.966,26
BIST
14.587,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
15°C
İstanbul
15°C
Çok Bulutlu
Pazar Az Bulutlu
17°C
Pazartesi Açık
18°C
Salı Çok Bulutlu
18°C
Çarşamba Hafif Yağmurlu
13°C

Baş Cinsel Haramlara Sebeb İkinci Derecede Cinsel Haramlar “Çıplaklık”

Baş Cinsel Haramlara Sebeb İkinci Derecede Cinsel Haramlar  “Çıplaklık”
A+
A-

Baş Cinsel Haramlara Sebeb İkinci Derecede Cinsel Haramlar “Çıplaklık”

Ey Âdemoğulları! Şeytan, cinsel organlarını birbine göstermek için elbiselerini soyarak anababanız Âdem’le Havva’yı Cennet’ten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın…(A’râf, 27)

Cinsel duyguların tabîi akışını hızlandırıp, cinsel haramlara kanalize eden başlıca sebep, çıplaklıktır.

Gerçekten göz zinâsı, teşhircilik, homoseksüellik, sevicilik ve zinâ gibi cinsel haramlar, çıplaklıkla irtibatlıdır. Yapılacak bir inceleme bu gerçeği doğrulayacaktır.

Bunun içindir ki İslâm Dîni çıplaklığı haram kılarak yasaklamıştır.

Çıplaklık, Allah’ın ve Peygamberi’nin koyduğu ölçülerle çatıştığı gibi, insanın yaratılışında mevcut bulunan utanma duygusu ile de çelişmektedir. Bu itibarla çıplaklık, insan hayatının tabîi bir tezâhürü değildir. O, yaratılış düzenini yozlaştıran bâtıl bir kültürün ürünüdür veya cinsel bir gaye ile benimsenen Şeytanî bir uygulamadır. Zira çıplaklaştırma ve böylece doğru yoldan saptırma, baş şeytan İblis’in Hz. Adem ile Havva’ya işlettiği ilk günah olmuştur:

Ey Âdemoğulları! Şeytan, cinsel organlarını bir bine göstermek için elbiselerini soyarak anababanız Âdem’le Havva’yı Cennet’ten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve bağlıları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Gerçekten Biz, şeytanları (İslâmî çizgide) îman etmeyenlerin yaranı kıldık.[1]

Bütün dünyada dişilikleriyle etkinlik kazanmak isteyen kadınların kullandıkları ana silâhın çıplaklık olduğu hakikati, çıplaklığın cinsel amacına delildir.

Organizeli fuhuş ticaretinin ana sermayesinin çıplaklık olması, ayrıca çıplaklığın basında, pornografik neşriyatta, reklâm sanayiinde ve film endüstrisinde ve televizyon haberciliğinde temel sömürü aracı kılınması da, yukarıda açıklanan hakikatin itiraz edilemeyecek belgeleridir.

Çıplaklığı Yasaklayan Dînî Ölçüler

Allah’ın Resûlü şöyle buyurur:

[“Çıplaklıktan sakının. Zira Allah, kendisinden utanılmaya bütün insanlardan daha lâyıktır.

Aman çıplaklıktan korunun. Çünkü yanınızda, ancak tuvalette olduğunuz ve bir de cinsel ilişkide bulunduğunuz zaman sizden ayrılan melekler vardır. Onlara karşı utançlı olunuz. Böylece onlara saygı gösteriniz.

Allah utanmayı ve örtünmeyi sever. Sizden biriniz yıkandığı zaman açıkta yıkanmayıp bir şeyle örtünsün.”]2

Yukarıda sunulan hadîsler, bir sınır getirmeksizin çıplaklığı yasaklamaktadır. Ayrıca yapayalnız olduğumuz zaman bile Allah’tan ve O’nun meleklerinden utanarak çıplaklıktan korunmamızı öğütlemektedir. Mevzû ile alâkalı diğer hadîsler ise meseleye açıklık getirmektedir.

Biz bir kısmını aşağıda sunacağımız hadîslere dayanarak önce bir tarif yapalım:

Çıplaklık; İslâm Dîni’nin diğer insanların bakışlarından örtülerek korunmasını emir buyurduğu vücût organlarının açığa vurulmasıdır.

Örtülerek korunması emrolunan vücut organları erkeklerde ve kadınlarda ayrı ayrıdır. Hatta muhâtabların durumuna göre bile kadınların avreti (örtülmesi farz olan yerleri) değişmektedir.

Erkeklerde Çıplaklık

Erkekler için göbekle diz kapakları arası, örtülüp korunması gereken yerlerdir. Bu yerlerin açığa vurulması çıplaklıktır.

Çünkü Rabbimiz, Kur’ân’la üreme organı ve yakın çevresi olan Ferc’in korunmasını emreder. O’nun Nûr 30 daki bu buyruğu çizgisinde Peygamberimiz de şöyle buyurur:

Mü’min erkeğin avreti (örtülmesi farz olan yerleri) göbekle diz kapakları arasıdır.[2]

Değinilen Kur’ân ve Sünnet ölçüleri gereği ergenliğe ermiş Müslüman erkek, annesi ve kızkardeşi dahil hiçbir kadına ve babası kardeşi dahil hiçbir erkeğe vücûdunun bu alt bölümünü gösteremez.

Hiç şüphesiz sünnet işlemi ve tedâvi gibi dînî ve tıbbî zarûretler bu kuralın dışındadır.

Bülûğa/Ergenliğe Ermiş Kızlarda ve Kadınlarda Çıplaklık

a‐ Yukarıda değinilen Kur’ân ve Sünnet ölçüleri gereği ergin kız‐

lar ve kadınların ahlâkı bütün Müslüman kadınlar yanında örtüp koruması gereken vücût bölümleri, diz kapakları dâhil göbekle diz kapakları arasıdır.4

Sunulan ölçü ışığında anlaşılacağı üzere ‐erkekler bir tarafa‐ Müslüman kızların ve kadınların diğer Müslüman kadınlar yanında uylukları görülecek şekilde mayolu ve kısa şortlu olarak bulunması çıplaklıktır. Böylesi çıplaklık da haramdır.

b‐ Hür veya câriye ergin müslüman kızlar ve kadınların kendileriyle ebediyen evlenemeyecekleri baba, kardeş, amca, dayı, kardeş çocukları, kayınpeder, süt kardeş v. s. gibi mahremlerine ve de Nûr sûresinin 31.âyetine göre yanlarında vücut zînetinin açılabileceği açıklanan kişilere karşı örtmesi gereken yerleri ise göbekle diz kapakları arası, ayrıca karın ve sırttır.

Örtünmeye ilişkin bu ölçüye göre de Müslüman kızlar ve kadınlar bikinili, mayolu ve kısa şortlu olarak babaları ve kardeşleri yanına bile çıkamazlar. Çünkü bu hal, İslâm’ın yasakladığı türden bir çıplaklıktır.6

Müslüman erkekler ve kadınların açıklanan şartları ve sınırları aşarak vücût organlarını doğrudan veya vücûdun doğal rengini gösteren şeffaf elbiseler giyerek dolaylı bir şekilde açığa vurup çıplaklaşmaları, bir diğer cinsel harama sebep olsun veya olmasın haramdır. Sebep olması halinde ise ayrıca sebebiyet vermenin günahı üstlenilmiş olur.

Örtünmeye ilişkin bu ölçüye göre de Müslüman kızlar ve kadınlar bikinili, mayolu ve kısa şortlu olarak babaları ve kardeşleri yanına bile çıkamazlar. Çünkü bu hal, İslâm’ın yasakladığı türden bir çıplaklıktır.6

Müslüman erkekler ve kadınların açıklanan şartları ve sınırları aşarak vücût organlarını doğrudan veya vücûdun doğal rengini gösteren şeffaf elbiseler giyerek dolaylı bir şekilde açığa vurup çıplaklaşmaları, bir diğer cinsel harama sebep olsun veya olmasın haramdır. Sebep olması halinde ise ayrıca sebebiyet vermenin günahı üstlenilmiş olur.

Burada açıklanması gereken bir diğer önemli husus da çıplaklık haramının, vücûdu bizzat teşhir etmenin yanısıra, bilvâsıta yani resimler ve filmler yoluyla da yapılabileceği husûsudur.

Gerçi bizzat teşhir/açığa vurma daha etkilidir. Ama bilvâsıta teşhir daha yaygındır. Kaldı ki bizzat teşhirde tövbe edip sorumluluktan kurtulmak mümkündür. Ama basılıp yayılan resimleri, çoğaltılıp dağıtılan filmleri bütünüyle ele geçirip sorumluluktan kurtulmak – belki mümkün bile‐ değildir. c‐ Bülûğa ermiş kızların ve kadınların evlenebilecekleri Müslü‐

man erkeklerle nikâhlanamayacakları gayr‐ı müslim erkeklere karşı koruyup örtmeleri gereken organları, yüz, eller ve ayaklar dışındaki saçlar dâhil‐ bütün organlarıdır.[1]

Bizim burada bu maddede yaptığımız tarîf/tanım, ileride açıklayacağımız gibi Kur’ân’a, Sünnet’e ve bu iki ana kaynağı yorumlayan büyük müctehidlerimizin/bilginlerimizin çoğunluğunun görüşlerine uyan tarîftir.

Burada bilinmesi gereken en önemli husus, yüzün, dirseklerin yarısına kadar ellerin ve topuklardan bir karış yukarısına kadar ayakların açılmasının nihaî sınırlar olduğudur. Bilinmesi gereken bir diğer mühim husus da, bunların açılmasının mutlak olmayıp, açan kadının ve bakan erkeğin cinsel duygularına güven duymuş olması ile kayıtlı olduğudur. Ne var ki evlilik amcıyla görmek‐görülmek, mal satın almak, görgü şâhitliği yapmak ve tedâvi için muâyene olmak gibi özel durumlarda güven duyulması şartı ileri sürülmemektedir.[4] Kur’ânî emir gereği ( Nûr 31) üreme organı ve yakın çevresi olan Ferc’in hiç kimseyeye açılmayacağı kural ise de yine Kur’ân’ın onayladığı zarûret prensibi icabı (Bakara 173) tedâvide daha bir istisnaî durum vardır. O da cinsel organ dahil, teşhis ve tedâvinin gerektirdiği ölçüde vücûdun açılabileceğidir. Burada kadınlar için doktorun kadın olması tercih sebebi olursa da, mütehassıs/uzman kadın doktorun yokluğunda erkek olmasında da bir sakınca yoktur.[5] İlk Müslümanların, özellikle de bazı Ensar kadınlarının uygulaması, ayrıca örtünme ile ilgili olan Ahzab Sûresi’nin elli dokuzuncu âyetinde geçen “celâbîb” kelimesine bazı tefsircilerin verdiği anlam, bir de Allah’ın Resûlü’nün eşlerinden bir şey istenildiği zaman örtü arkasından istenilmesi ile ilgili Kur’ânî emir ve benzerleri, gözler dışındaki tüm vücûdun örtülmesi gereğine işaret ettiği ileri sürülebilir. Ancak ilmî ictihad olarak nitelenebilecek bu görüşler, İslâm’ı bağlamaz. Yalnızca müctehitlerini ve bu tür ictihatları benimseyenleri bağlar. Diğer ictihadlar gibi onlara da saygı duyulması gerekir.

Erkekler ve kadınlarda çıplaklık ve örtülmesi gereken vücût organları konusunu özetledik. Şimdi de tesettürü/örtünmeyi sağlayacak giyim ve giysi konusun inceleceğiz.

Hiç şüphesiz örtünme de bir cinsellik olgusudur. Çünkü örtünme, ilişkileri ahlâkî düzeyde kurmaktır. Bir diğer anlatımla bağlantıları cinsellik üzerinden değil kişilik üzerinden yapmaktır.

(Devam Edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

 

DİP NOTLAR

[1] Araf 27.

Çıplaklık:

İslâm Dîni’nin sunduğu ferdî ve sosyal yasalar ve ahlâkî değerlerle çatıştığı için, çıplaklıkla İslâm birbirine zıt gelişmelidir. İslâmî eğitimin yaygınlık kazandığı toplumlarda çıplaklık azalırken, çıplaklığın arttığı yerlerde ise İslâmî hayat zayıflamaktadır. Değinilen bu gerçek sebebiyledir ki halkı câhil Müslüman olup yönetimleri sömürge tipi Batı taklitçisi yarı aydın kişilerin egemenliği altında bulunan Türkiye, Mısır, Suriye ve Cezayir gibi ülkelerde örtüsüzlük bir kriter olarak kullanılmaktadır. Ne derece üstün nitelikli olursa olsunlar, İslâmî örtüye bürünen kadınlar ve eşleri, temel hak ve hürriyetlerinden yoksun kılınabilmekte, resmî ve etkili üst düzey görevlerden yasaklanabilmektedirler. Türkiye’de Din Özgürlüğü mücadelesi devam etmekte ve olumlu gelişmeler yaşanmaktadır. 2 İ. Mâce Hn. 1920‐1; Ebû Davûd Hn. 4012; et‐Tac 2/308; M. K. Ummal 6/414.

[2] Mü’minûn 5; Feyzül‐Kadîr 4/368/Hn. 5641.

Hanefî Mezhebi bilginlerine göre göbek avretten olmayıp, dizler avrettendir. Dizlerin avreti uylukların avretinden, uylukların avreti ön ve arkanın avretinde daha hafiftir. Bu sebeple İslâm Toplumu’nda dizlerini açan kınanır. Uyluklarını açan şiddetli bir dille yerilir. Ön ve arkasını açan kişi ise hâkim kararıyla cezalandırılabilir. (Bak. Dürer, K. Kerâhiyeti vel‐İstihsan)

  • Yanında Soyunulabilecek Kadınlar

Yanında soyunulacak kadınların Müslüman olup olmamalarından çok, iffetli ve ahlâklı olup olmamaları önemlidir. Zira Kur’ân’a göre, kadın Müslüman fakat zinâcı olabileceği gibi, gayr‐ı müslim fakat muhsana (zinâdan uzak) da olabilir. (Bak. Nur 2, Ahzab 30, Mâide 5. Ayrıca bk. Mevdûdî Tefhimül‐Kur’ân 3/474) Fakat Hz. Ömer ve diğer bazı sahâbîler (r.a) kendilerine özgü değerlendirmeleri ile gayr‐ı müslim kadınları, yanlarında soyunulamayacak kadınlar olarak görmektedirler. Onun Ebû Ubeyde’ye gönderdiği genelge şöyledir:

Müslüman kadınların hamamlara giderek Hıristiyan kadınların yanında, soyunmuş olarak yıkandıklarını duymuş bulunuyorum. Hiçbir Müslüman kadının gayri müslim kadınlar yanında soyunmaları caiz değildir.” (Bak. Her yönüyle Hz. Ömer ve Devlet İdaresi 2/186)

  • Mü’minûn 5, Bedâius‐Senai’ K. Kerâhiyeti vel‐İstihsan 5/120‐4.

Kur’ân‐ı Kerîm’de Mahremler

Kur’ân’da mahremler (kendileriyle evlenilemeyecek olan neseb, evlilik ve süt akrabalığı yönünden yakınlar) şöylece açıklanmaktadır:

Size, annelerinizle, kızlarınızla, kız kardeşlerinizle, halalarınızla, teyzelerinizle, kardeşlerinizin kızlarıyla, kızkardeşlerinizin kızlarıyla, sizi emziren süt annelerinizle, süt kız kardeşlerinizle, karılarınızın anneleriyle evlenmeniz haram kılındı… Cinsel temasda bulunduğunuz karılarınızdan olup evlerinizde bulunan üvey kızlarınızla evlenmeniz de haram kılındı. Eğer anneleri ile cinsel temasta bulunmamış iseniz, onlarla evlenmenizde bir sakınca yoktur. Öz oğullarınızın eşleriyle ve iki kızkardeşle bir arada evlenmeniz de haram kılındı. İslâm öncesi dönemde yapılanlar ise artık geçmiştir. Şüphesiz Allah çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. Evli kadınlarla evlenmeniz de haram kılındı…” Nisâ Sûresi, Âyet 23‐24

6        Spor

İslâm zaviyesinden çıplaklık konusu işlenirken, giderek büyüyen ölçülerde ilgi gören spora değinilmesini zaruri görmekteyiz. İnsan hayatına zarar verici bazı türleri dışında; atletizm, güreş, tenis, futbol, voleybol ve basketbol gibi hemen hemen bütün sporlar helâldir. Onları sakıncalı kılabilen unsurlardan biri de, örtünme kuralları çiğnenerek yapılmış olmalarıdır. Daha açık bir ifadeyle örtülmesi gereken organlar kısmen veya tamamen açığa vurularak yapılmış olmaları ve izlettirilmeleridir.

Çıplak konumdaki bayan sporcuların kamuoyu önünde spor yapmaları ise, İslâm Ahlâkı bakımından tam bir trajedi oluşturmaktadır. Burada bilvesîle ifade edilmesi gereken husus sivil ve askerî okul yönetmelikleri ve uluslararası spor kurallarının İslâmî anlamda yasaklı çıplaklık için mazeret teşkil edemeyeceği gerçeğidir. İslâm Toplumu’nda bu tür yönetmelikler ve kurallar İslâmî inançlar ve yasalara göre oluşturulmalı, bedenî eğitimler ve sporlar, İslâmî örtünme ölçüleri gözetilerek yapılmalıdır.

Önemli not: Bizim Spor başlğı altında yazdıklarımızdan tam 25 yıl sora aşağıda alıntılanan haber, gerçekten sevindirici olmuştur:

“Birleşmiş Milletler (BM), Müslüman kadın sporcuların müsabakalarda başörtüsü kullanmalarına izin verilmesi amacıyla Uluslararası Futbol Federasyonları Birliğiʹne (FIFA) çağrıda bulundu.BMʹden yapılan açıklamada, Genel Sekreter Ban Ki‐munʹun spor danışmanı Wilfried Lemkeʹnin, FIFA Genel Sekreteri Sepp Blatterʹe bir mektup gönderdiği ve Müslüman kadın sporcuların müsabakalara başörtüsüyle çıkabilmelerine olanak sağlayacak teklife destek verdiği belirtildi. Mektupta, ʹFutbola iştirak konusunda herkesin eşit şartlara sahip olmasını sağlamak FIFAʹnın sorumluluğudurʹ ifadesinin yer aldığı da kaydedildi.” (Yeni Şafak Gazetesi 01 Mart 2012)

[3] İmam Ebû Hanîfe’ye göre kadının ayakları da avret değildir. Hanefî, Mâlikî ve bazı Şâfiî mezhebi müctehidlerinden farklı ictihadlarda bulunan bir kısım Şâfiî ve Hanbelî müctehidlere göre ise kadının yüzü ve elleri de avrettir.

İctihatların İslâm’ı bağlamadığını hatırlatmak isteriz.

[4] Bak. Kurtûbî 12/228; Cessas Ahkâmül‐Kurân 3/155; Revâiül‐Beyan 2/154‐7; Bidâyetü’lMüctehid… K. Salâti El‐Babür‐Rabi.

Yüzün ve ellerin avret olmadığı, ancak örtülebilecekleri hususundaki hadîslerden deliller için bak. M. Nâsırddîn Elbani Hıcabul ‐ Mer’etil‐Müslimeti 24‐52.

[5] Zehebî, et‐Tıbbûnnebevî s. 112; Cevheretûn‐Neyyire 2/363.

Açılması yasak olan organlara, açığa vurdurularak bakılması da haramdır.

Ancak sakıncalı madde kaçakçılığı gibi özel durumlarda yetkili merci, tercihen kadın görevliler aracılığıyla soyunmaya zorlayabilir. Bak. Mevdûdî, Tefhîmul‐Kur’ân Mümtehine 3.

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.