
Türkiye’de aile arabuluculuğuna ihtiyaç var
HÜDA PAR Kadın ve Aile Başkanlığı tarafından Van’da düzenlenen “Son Kale: Aile” Panelinde, aile arabuluculuğu sisteminin hayata geçirilmesi önerisi ön plana çıktı. Panelde, HÜDA PAR Kadın ve Aile Başkanı Aynur Sülün açılış konuşması, HÜDA PAR Genel Başkan Yardımcısı İshak Sağlam ise selamlama konuşması yaptı.
Panelin moderatörlüğünü Arş. Gör. Dr. Aytekin Çelik üstlenirken, Dr. Ebuzer Dalga “Aileyi korumaya yönelik tedbirler ve aile içi iletişim”, Fulya Okur ise “Aile bütünlüğünü koruma tedbirleri ve arabuluculuk” başlıklı sunumlar yaptı.
Ailenin bireyin hem maddi hem de manevi gelişimini güven içinde tamamladığı önemli bir ortam olduğunu vurgulayan Dalga, “Aile; merhamet, sabır, yardımlaşma ve edep gibi değerlerin ilk öğretildiği mekândır. Bir huzur ortamıdır. En tehlikeli durumlarda sırtımızı dayayabileceğimiz bir limandır.” dedi.
Modern hayatın aileyi olumsuz etkilediğine dikkat çeken Dalga, “Medya aracılığıyla ahlaki yozlaşma hepimizin cebinde. Çocuklarımızın cebinde. Her birimizin cebinde ahlaki yozlaşmaya sebep olacak düşmanlar var.” ifadelerini kullandı.
Evlilik kurumunun hafife alınmasının aile bağlarını zayıflattığını söyleyen Dalga, Tahrim Suresi 66. ayete atıfta bulunarak, “Allah aileyi korumayı isteğe bırakmıyor, kesin emrediyor.” dedi. Boşanma oranlarının artmasına dikkat çeken Dalga, aileyi koruma yükümlülüğünün altını çizdi.
Dalga, boşanma oranlarının artışında ahlaki yozlaşma, sorumluluk bilincinin eksikliği, kadın rollerindeki değişim, refah seviyesinin yükselmesi, boşanma imkânlarının kolaylaşması ve hukuki-prosedürel faktörlerin etkili olduğunu belirtti.
Sağlıklı bir aile iletişimi için sevgi, saygı, merhamet, sadakat ve güvenin önemine değinen Dalga, aile içi sırların medya programlarında ifşa edilmesinin olumsuz sonuçlarına vurgu yaptı.
Etkin dinlemenin önemine değinen Dalga, “Tek taraflı nasihat iletişim değil, iletimdir.” diyerek örnek davranışlarla rol model olmanın altını çizdi.
Panelde konuşan Fulya Okur, aile arabuluculuğunun dünyada yaygın bir yöntem olduğunu belirterek, “Avrupa ile Türkiye arasındaki kültürel farklılıklar göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye’nin kültürel yapısına uygun bir model geliştirilmesi daha olumlu sonuçlar doğuracaktır.” dedi.
Okur, İslam hukukunda arabuluculuğun Nisa Suresi 35. ayete dayandığını belirterek, “Bu bağlamda İslam hukukunda arabuluculuk, taraflar arasında barışı amaçlayan ve çekişmeleri bağlayıcı biçimde sonlandıran bir yöntemdir.” ifadelerini kullandı.
Okur, Türkiye’de boşanma sürecinin arabuluculuk kapsamına dâhil edilmediğini hatırlatarak, “Avukatlar yalnızca taraf vekili ve danışmanı olarak süreci kolaylaştırır. Ancak bağımsız bir üçüncü kişi rolünde değildir.” dedi.
Diyanet Aile ve Dini Rehberlik Büroları verilerine göre, aile anlaşmazlıklarında dini kurumlara yönelimin arttığını belirten Okur, “2003’te 6 büro ile başlayan bu kurum, 2024 itibariyle 493 büroya ulaşmıştır. 2013–2021 arasında 16 bin soru yöneltilmiştir. Soruların büyük kısmı boşanma, velayet, mal rejimi ve nafaka konularına yöneliktir.” dedi.
Süresiz nafakanın mağduriyetlere yol açtığını belirten Okur, “İslam hukukuna göre süresiz nafaka hukuksuzdur. Uhrevi yaptırımların hatırlatılması bireylerin sorumluluk bilincini artırabilir.” diye konuştu.
Son olarak Okur, “Bazı Müslüman ülkeler geleneksel yöntemlerini modern sistemlerle entegre ederek başarılı oldu. Türkiye’de de aile arabuluculuğuna ihtiyaç olduğuna dair bulgular var.” ifadelerini kullandı.