
Türkiye’de genç nüfusun azalması ve evlilik oranlarının boşanma oranları karşısında gerilemesi üzerine hükümet, aile kurumunu güçlendirmek için yeni bir düzenlemeye hazırlanıyor. AK Parti’nin gündemindeki çalışmaya göre, evlenecek çiftlere “evlilik ehliyeti” zorunlu olacak ve çiftlere evlilik öncesi eğitim verilecek.
Aile Yılı kapsamında hayata geçirilecek projeyle, evlilik öncesinde kurulacak danışmanlık mekanizması sayesinde muhtemel sorunlar erkenden tespit edilecek. Böylece yanlış evliliklerin önlenmesi ve sağlıklı bir aile yapısının temellerinin atılması hedefleniyor.
Eğitim ve danışmanlık desteği yalnızca evlilik öncesiyle sınırlı kalmayacak; çiftler evlendikten sonra da sürece dahil edilerek anlaşmazlık yaşayan karı-kocaya rehberlik sağlanacak.
Parti kaynakları, özellikle psikolojik sorunlar, şiddet eğilimi veya sosyoekonomik farklılıkların evlilik sürecinde gizlenmesi nedeniyle boşanmaların arttığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Evlilik öncesi psikososyal destek sistemiyle çiftler birbirine daha şeffaf ve dürüst davranabilecek. Bu da güçlü aile yapısı için büyük bir adım olacak.”
Projeye hız kazandırmak amacıyla AK Parti Kadın Kolları Başkanlığı öncülüğünde Erzurum’da “Aile İçi Dijital Eğitim ve Psikososyal Destek Çalıştayı” düzenlenecek. Çalıştaya Adalet Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’ndan uzmanlar ve akademisyenler katılacak.
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-
bu konuyu bendeniz 25 yıl önce bir makalemde gündeme getirmiştim:
4.1.1. Evlenmek İsteyen Çiftler, Aile Danışma Merkezlerinin Kurslarına Tâbi Tutulmalıdır
Evlenmek isteyen çiftlerin nikahlarının kıyılabilmesi için, çiftlerin aile
danışma kurslarına tâbi tutulmaları gerekmektedir. Kursların düzenlenmesi ile ilgili kurumsallaşma çalışmaları, aile danışma merkezleri tarafından yürütülmelidir. Bu kursların amacı, aile yuvasının önemini, eşlerin
görev ve sorumluluklarını, aile içi geçimsizlik gibi kriz oluşturabilecek
tehlikelerden kurtulabilmenin yollarını göstermek ve huzurlu bir aile yuvanın tesisini sağlamak olmalıdır. Bu kursların müfredatı, sosyal pedagoglar, sosyal psikologlar, ilahiyatçı bilim adamları, aile sosyologları, konu
ile yakından ilgilenen öğretim üyeleri ve sosyal hizmet uzmanları tarafından hazırlanmalıdır. Kurslar, halk eğitim merkezlerinde, aile danışma merkezlerinde, üniversite ve(ya) okullarda eğitimciler tarafından
sunulmalıdır. Bu hizmetler çerçevesinde, anne adaylarına ve çocuklu
ailelere çocuk bakımı kursları da verilmelidir.
Seyyar, Ali; “AİLE İÇİNDE ÇOCUKLARA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI SOSYAL POLİTİKALAR”; Kamu İş Dergisi; Sayı 4; Cilt: 5, Temmuz 2000.
Böyle bir konuyu gündeme getirmek ahseni takvim üzere yaratılan insana hakarettir. Kuş beyinli kuşlar bile mutlu mesut bir evlilik sürüyor, nesil devam ediyor!!!! İnsanımız nereye gidiyor? Esfeli sefillik ateşttedir.