islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,1849
EURO
53,0440
ALTIN
6.714,35
BIST
14.443,52
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
13°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

Adaletin Işığı: Kudüs ve Hz. Ömer’in Asla Unutulmayacak Emannamesi

Adaletin Işığı: Kudüs ve Hz. Ömer’in Asla Unutulmayacak Emannamesi
19/09/2025 15:30
A+
A-

Adaletin Işığı: Kudüs ve Hz. Ömer’in Asla Unutulmayacak Emannamesi

Gündemde taze, ancak tarihi binlerce yıllık bir belge var: İkinci İslam Halifesi Hz. Ömer‘in Kudüs’ü fethettiğinde Hristiyan halka verdiği o meşhur Emanname. Bu belge, sadece kuru bir tarihî vesika değil; İslam medeniyetinin temeline işlenmiş, hak, hukuk ve inanç özgürlüğüne dair evrensel bir manifestodur. Bir medeniyetin büyüklüğü, sadece zaferlerinde değil, mağlup ettiği toplumlara gösterdiği merhamet ve adaletle ölçülür. İşte bu Emanname, bize İslam’ın medeniyet ufkunu en çarpıcı şekilde gösteren bir ışıktır.

Netahyahu’nun İddiaları ve Tarihin Çarpıcı Gerçeği

İsrail Başbakanı Binyamin Netahyahu, utanmadan ve sıkılmadan Kudüs’ün sadece kendilerine ait olduğunu iddia etmeye devam ededursun, Kudüs’ün gerçek hikayesi, bu sığ ve tek taraflı iddiaların çok ötesindedir. Kudüs, üç semavi din için de kutsal bir merkezdir. Bu kutsallık, şehrin tek bir millete teslim edilemeyecek kadar değerli olduğunu, tüm insanlık için bir emanet olduğunu kanıtlar.

Tarih, Kudüs’ün Müslüman idaresinde barışın ve bir arada yaşama kültürünün en parlak dönemlerini yaşadığını gösterir. Hz. Ömer, 638 yılında (Hicri 15) şehre girdiğinde kan dökülmesini reddetmiş, bizzat Medine’den gelerek şehrin Hristiyan Patriği Sophronius’a adalet timsali bir metin vermiştir.

Emannamenin ruhu, net ve kesindir:

  • Can ve Mal Güvenliği: Kudüs ahalisinin canları, malları, kiliseleri ve haçları güvence altına alınmıştır.
  • İnanç Özgürlüğü: Hiç kimse dinî inancından dolayı zorlanmayacak, kimseye zarar verilmeyecektir.
  • Mabetlerin Dokunulmazlığı: Kiliseler mesken yapılmayacak, yıkılmayacak ve içindeki kutsal eşyalara dokunulmayacaktır.

Bu maddeler, o dönemin savaş hukuku ve devlet anlayışı düşünüldüğünde, olağanüstü bir hoşgörü ve adalet örneğidir. İslam, fethettiği şehirde, kendi inancından olmayanlara dahi en yüksek düzeyde insani ve dinî hakları sağlamıştır. Bu, “zorlama yok” ilkesinin somutlaşmış halidir.

Kudüs’e İhanet Edenler ve Emaneti Koruyanlar

Ne yazık ki, tarih boyunca bu kadim şehre ihanet edenler olmuştur. Yahudi grupların tarihsel olarak Kudüs’e gösterdiği sadakatsizlik ve son dönemdeki eylemleri, bu emanete layık olmadıklarını bir kez daha gözler önüne sermiştir. Kudüs, bir zamanlar onlara emanet edildiğinde bile, kendi içlerindeki çatışmalar ve diğer topluluklara karşı takındıkları dışlayıcı tutumlarla şehre huzur getirememişlerdir.

Bugün, Gazze’ye yapılan zalimce saldırılar ve Filistin topraklarında sürdürülen işgal politikaları, bir zihniyetin devamıdır. Bu saldırılar sadece Filistin halkına değil, aynı zamanda Kudüs’ün ruhuna, üç semavi dinin ortak değerlerine ve en önemlisi Hz. Ömer’in Emannamesi’nde vücut bulan adalet mirasına da bir ihanettir.

Hz. Ömer, Emannamede, Kudüs’e Yahudilerin iskan edilmeyeceği yönünde özel bir maddeye yer vermiştir. Tarihçiler bu maddeyi farklı yorumlasa da, sonuç bellidir: Kudüs’ün Hristiyan halkı, Müslüman yöneticiden kendilerini Yahudi iskanından korumasını istemiştir. Bu, geçmişin çatışmalarından ders çıkarılarak, şehrin hassas dengesini koruma çabasının bir göstergesidir.

Medeniyetin İzleri Silinemez

Netahyahu hükümeti ne kadar iddia ederse etsin, ne kadar saldırırsa saldırsın, tarih silinemez. Hz. Ömer’in Emannamesi, kılıçla değil, adaletle kazanılan bir şehrin onur belgesidir. Bu belge, İslam medeniyetinin “öteki”ne nasıl yaklaştığını, dinî çoğulculuğu nasıl koruduğunu gösteren en güçlü kanıttır.

Kudüs, sadece tarihî bir şehir değil; adalet, barış ve inanç özgürlüğünün evrensel bir sembolüdür. Bu şehir, ancak ve ancak Hz. Ömer’in gösterdiği gibi hakkaniyet ve merhametle yönetildiği zaman huzur bulabilir. Bugün Gazze’de ve Filistin topraklarında yaşananlar, bu kadim şehrin ruhuna ne kadar uzaklaşıldığının acı bir tablosudur. Kudüs, tüm inançların kutsal mekanı olarak kalmalıdır ve bu, ancak adil bir çözümle, yani Filistin halkının haklarının teslim edilmesiyle mümkündür.

İslam’ın izleri Kudüs’ün taşlarına, kiliselerine ve gönüllere kazınmıştır; Emanname, o izlerin en parlak olanıdır. Ve o ışık, bugün karanlıkta kalan vicdanlara yol göstermeye devam edecektir.

Ve son söz;

Kudüs, bir İslam şehridir ve orada, tüm inançlara saygı gösterecek kadar gönlü yüce bir İslam anlayışının izleri hala  mevcuttur…

Kudüs’te buram buram İslam kokusu vardır…

Kudüs’te, buram buram Miraç kokusu ve tüm Peygamberlerin ayak izleri vardır…

Tarihten gelen adalet anlayışıyla milletimiz, Netenyahu gibi Siyonistlerin tüm emellerini boşa çıkarmasını bilecek, ne Miraç kokusunu ne de Peygamberlerin ayak izlerinin Kudüs’ten silinmesine izin vermeyecektir…

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

 

 

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.