
Esir İhanetini Peygamberimiz de Gördü
HELE YAHUDİ OLURSA ESİRLER DE İHANET EDEBİLİR
Bu gün (22 Eylül 2025) Mirat Haber’de yer alan haberin özetini, bu defa yorumlamak için yeniden okuyalım:
***
Savaşın Yüz Karası: Eski Rehine Idan Alexander
[ Savaşın Yüz Karası: Eski Rehine Idan Alexander, Tüm Barış Severlere İhanet Etti
Bir zamanlar esaretin sembolü olan İsrailli–Amerikalı asker Idan Alexander, şimdi kan ve yıkımın sembolü haline geldi. Hamas’ın elinde geçirdiği 584 günün ardından serbest bırakılan bu asker, yaşadığı travmatik deneyimden ders alıp barışın elçisi olmak yerine, Gazze’de sivil katliamı yapmayı seçti.
Alexander’ın “Hikayem hayatta kalmakla bitmiyor, hizmetle devam ediyor. Zafere kadar” sözleri, sadece bir intikam çığlığı değil, aynı zamanda masum Gazzelilerin hayatları pahasına bir zafer arayışının iğrenç bir itirafıdır. ]
İNSAN VEFASIZLIĞA DA EĞİLİMLİDİR
İnsan vefaya da nankörlüğe de eğilimli bir varlıktır. (İnsan 3)
Kendisini yaratan, yaşatan, rızıklandıran ve yönetimi altında bulunduran Allah’a karşı nankörlüğü seçebilen insan, vefalı olması gereken insanlara karşı nankör olmaz mı? Üstelik Yahudiler gibi bir de düşman olarak belletilen insanlara zulmetme amacı üzerinde yetiştirilirse.
İhanet Idan Alexander gibilerin ruhlarına sinmiştir. Bu tipler tarihin her döneminde var olagelmiştir.
Allah’ın Elçisi Peygamberimizin Bedir’de esir aldığı ve Müslümanlarla savamayacağı sözünü alarak fidye almaksızın serbest bıraktığı şair Ebu Azze el-Cumahi, tam bir nankörlük içinde bir yıl sonra Uhud’da düşman safları arasında yer almıştı.
***
Allah yarattıklarını bilmez mi? Bildiği için bizleri uyarmak için şu açıklamaya yapmaktadır:
“Onları, zincirlerle bağlanmış bir hâlde ateşin karşısında dururlarken, “Ah, keşke dünyaya geri gönderilseydik de, Rabb’imizin ayetlerini yalanlamayıp inananlardan olsaydık!” dedikleri zamanki içler acısı hâllerini bir görsen!
Hayır! Aslında, daha önce vicdanlarında örtbas ettikleri âhiret hayatıyla ilgili gerçekler, inkâr edemeyecekleri biçimde karşılarına çıkmıştır. Sızlanmalarının asıl sebebi budur. Yoksa eğer dünya hayatına geri gönderilmiş olsalardı, yine kendilerine yasak edilen şeyleri yapacaklardı. Zira onlar, kesinlikle yalan söylüyorlar.” (Enam 27-28)
YİNE DE ERDEMLE YÜKÜMLÜYÜZ
Bütün bu gerçeklere rağmen Müslümanlar İslami emirler çizgisinde esir aldıkları düşmanlarına karşı yine de insanca muamele yapmakla yükümlüdürler. Mükâfatı bazen dünyada görülür ama âhirette görüleceği ise kesindir. Bizim gerçek amacımız da zaten âhiret saadetidir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube