
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, yeni dönemde hukukun üstünlüğünün sağlandığının ve adaletin tesis edildiğinin görülmesi gerektiğini belirtti.
Doğan, güncel gelişmelere ve Merkez Yürütme Kurulu (MYK) gündemine ilişkin parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında değerlendirmelerde bulundu.

Dem Parti Heyetinin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan İle Görüşmesi
Sürecin önemine dikkat çeken Doğan, herkesin mevcut sürecin değerini bilmesi gerektiğini vurguladı.
“Silahlar sustu, şimdi de yasaların, hukukun ve demokrasinin görünür olması gerekiyor. Ancak henüz yaprak kımıldamıyor.” diyen Doğan, söylem düzeyinde bazı ezberlerin bozulduğunu ancak bunun yeterli olmadığını ifade etti.
“Önemli sözler söyleniyor, kıymetli laflar ediliyor, bunun farkındayız. Ancak söylemek yetmiyor. Bunu tekrar etmenin zaman kaybı olduğunu söylüyoruz.”
Hem toplumsal hem de siyasal düzeyde yeni gelişmelere ihtiyaç olduğunu belirten Doğan, “Her şey, bir yandan yeni bir döneme geçişin gereklerine işaret ediyor. Öte yandan, bu konuya ilişkin somut adımlar atılmıyor.” dedi.
Doğan, yeni dönemde hukukun üstünlüğü ve adaletin tesisinin görünür hale gelmesi gerektiğini dile getirerek, “Yine örneğin tecridin ortadan kalktığını görmemiz gerekir. Komisyonun Sayın Öcalan ile irtibat kurması gerekir.” ifadelerini kullandı.
Bahçeli’nin bu konudaki açıklamalarını “Türkiye açısından değerli” olarak nitelendiren Doğan, Meclis Başkanı ve komisyon başkanından ise henüz bir açıklama yapılmadığını belirtti.
Ayşegül Doğan, sürecin sorumluluğunun büyük ölçüde Abdullah Öcalan’a bırakıldığını savundu.
“Sürecin sorumluluğu esasen Sayın Öcalan’a bırakılmış vaziyette, bizim gözlemlediğimiz kadarıyla. Onun özeni, hassasiyeti ve yapılan görüşmelerden aktarılan bilgilerle edindiğimiz izlenim budur. Bu çok önemli ve değerlidir. Ancak buna karşılık verilmesi gerekiyor. Bu karşılığın geciktirilmemesi gerekiyor.”
Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) entegrasyonu konusuna da değinen Doğan, entegrasyonun tek taraflı bir tabiiyet anlamına gelmemesi gerektiğini belirtti:
“Entegrasyon bir tarafın diğer tarafa tabi olması yönünde değerlendirilmemeli. Karşılıklı bir değişim ve dönüşüm olarak kabul edilmeli. Bu açıdan baktığımızda Türkiye’yi ilgilendiren bir yönü de var. Çünkü biz de demokratik entegrasyondan, yeniden bütünleşmeden bahsediyoruz.”
Doğan, 27 Şubat’ta Abdullah Öcalan’ın yaptığı çağrıda da bu konuya özel bir gönderme bulunduğunu ancak iki sürecin doğrudan bağlantılı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti:
“İki ayrı süreç, iki ayrı prosedür, iki ayrı ülke ve farklı koşullar söz konusu.”
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube