NASIL TESETTÜRE GİRDİM?
Dr. Fazilet Özer, akademik kariyeriyle harmanladığı kişisel dönüşüm hikayesini kamuoyuyla paylaştı. Tarih alanında yaptığı uzmanlık çalışmalarının ardından tesettür kararı alan Özer, bu sürecin hem bilimsel hem de manevi bir temele dayandığını vurguladı.
Akademik Araştırmadan Manevi Karara
Özer, tarih ihtisası yaptığı süreçte örtünme geleneğinin sadece İslamiyet’e özgü olmadığını, tüm semavi dinlerde yer alan köklü bir pratik olduğunu keşfettiğini belirtti. Bu bilimsel veriler, kendi kişisel yolculuğunda önemli bir basamak oluşturdu. Ailesinde ilk örtünen kişi olma unvanını taşıyan Dr. Fazilet Özer, bu kararın tamamen bireysel bir bilinçlenme süreci olduğunu ifade etti.
“Psikolojik Değil, Bilinçli Bir Tercih”
Kararını açıkladığı dönemde çevresinden gelen tepkilere de değinen Özer, bir arkadaşının kendisine yönelik “Psikolojin bozuk olduğu için örtündün herhalde” şeklindeki yorumunu paylaştı. Bu tür ön yargıların aksine, tesettürün tamamen iradi ve bilinçli bir seçim olması gerektiğini savunan Özer, süreci şu sözlerle özetledi:
“Bilinçle, ‘Allah emretti’ diyerek tesettüre girilmeli. Ben bu bilinci babamın vefatından sonra kazandım.”
Tesettürde Bilinç Vurgusu
Dr. Özer, tesettürün sadece bir dış görünüş değişikliği değil, temelinde ilahi bir emre uymak olan derin bir idrak meselesi olduğunun altını çizdi. Hayatındaki dönüm noktalarından biri olan babasının vefatının, bu kararı almasında ve manevi derinliğe ulaşmasında etkili olduğunu dile getirdi.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube