Amerika’nın öncülüğünde gerçekleşen Barış Andlaşması, kanaatimce samimi ve problemi çözücü bir teşebbüs değildir. Çünkü, şimdiye kadar Amerika’nın silah, taktik ve danışmanlık olarak İsrail’e vermiş olduğu destek, bu ülkenin kesinlikle tarafsız olmadığını gösteriyor.
Böyle bir anlaşmaya ihtiyaç vardı. Fakat, anlaşma ile ortaya konulan kurallar, mazlum ve haklı Filistin halkının temsilcisi Hamas’ı devre dışı bırakan bir çerçevede hazırlanmıştır. Fakat işin garibi, Amerika ve onun yanındaki Avrupa devletleri bile, Hamas ile bu anlaşmayı yapmak zorunda kalmıştır.
Filistin halkının insan dışı ve zalim bir güç karşısında her türlü mahrumiyetle karşı karşıya kalması, Hamas’ın böyle bir anlaşmaya mecbur etmiştir. Barış Anlaşmasının bozulacağına yönelik endişeler vardır. Ama, İsrail’in bu kuşatmayı zafere döndürebilecek gücü de yoktur. Uluslararası kamuoyu, ülkelerin İsrail’i tanımasına rağmen, sürekli İsrail’i suçlu ilan etmektedir. İsrail, itibarını kaybetmiştir. İnanıyorum ki, Filistin halkının bu mücadelesi son bulmayacak ve
Hamas, yükselen imajı ve gücü ile adı Müslüman halkların çaresizliğine ve mücadeleden uzak kalmayı tercih etmelerine rağmen, inşallah Filistin halkın bağımsızlığını elde edecek ve Müslüman toplumların sözde liderlerine rağmen, İslamın izzetini sürdürecektir.
Prof. Dr. Sami Şener