islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,2207
EURO
50,5377
ALTIN
7.136,03
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

MEVDUAT ARTIYOR AMA EKONOMİ BÜYÜYOR MU?

MEVDUAT ARTIYOR AMA EKONOMİ BÜYÜYOR MU?

MEVDUAT ARTIYOR AMA EKONOMİ BÜYÜYOR MU?

Geçen hafta bankacılık sektörünün toplam mevduatı 171 milyar lira arttı. Toplam mevduat 29,2 trilyon liraya ulaştı. Rakam büyük. Artış dikkat çekici. Peki bu artış bize ne anlatıyor?

İlk bakışta “tasarruf artıyor”, “para bankalara güveniyor” gibi yorumlar yapılabilir. Ancak tabloyu biraz daha derinlemesine okumak gerekiyor..

Bu artışın önemli bir kısmı yüksek enflasyon ortamının doğal sonucudur. Nominal para büyüyor; ancak bu reel servet artışı anlamına gelmiyor. Enflasyonist bir ekonomide mevduat hacminin büyümesi çoğu zaman paranın değer kazandığını değil, değer kaybettiğini gösterir. Yani ortada reel bir zenginleşme değil, parasal bir şişme vardır.

Daha önemlisi ise şudur. Şirketler yatırım yapmak yerine parayı mevduata koymayı tercih ediyor. Çünkü yüksek faiz ortamında risk alıp üretim yapmak yerine, bankada faiz geliri elde etmek daha cazip hale geliyor. Faaliyet dışı gelirler artıyor! Vatandaş da benzer bir refleks içinde. Tüketimini erteliyor, parasını vadeye bağlıyor, faizden kazanç sağlamaya yöneliyor.

Bu durumda mevduat artışı, sanıldığı gibi canlı bir ekonominin göstergesi değildir. Tam tersine, yatırım iştahının zayıfladığı bir ortamın göstergesi olabilir.

Bir diğer unsur da kamu harcamaları. Devletin harcamaları nispi olarak artıyor. Bu harcamalar piyasaya likidite olarak giriyor ve o likiditenin bir kısmı tekrar bankalara dönüyor. Yani mevduat artışının arkasında kamu kaynaklı bir likidite genişlemesi de söz konusudur.

Sonuçta 29,2 trilyon liralık mevduat hacmi, Türkiye’de ciddi bir parasal büyüklük olduğunu gösteriyor. Ancak mesele şudur.

Bu para kimin değirmenini döndürüyor?

Eğer para üretime, yatırıma ve istihdama gitmiyorsa, finansal sistem içinde dönüyor ve faiz geliri olarak büyüyorsa, bu reel ekonomi açısından bir nevi alarmdır. Çünkü ekonomi üretimle büyür, faizle değil.

Kısacası bu para faizcilerin değirmenini döndürüyor!

Yüksek faizli bir ortamda mevduat artışı, çoğu zaman yatırım iştahının zayıfladığını gösterir. Millet paradan para kazanmaya yönelmişse, reel ekonomide ve refah üretiminde bir problem var demektir.

Rakamlar büyüyor olabilir. Ama asıl soru şudur: Üretim büyüyor mu?

Artan para, vatandaşın cebini dolduruyor mu?

Ocaktaki tencereyi tıkırdatıyor mu?

Maalesef, bu soruların hepsinin cevabı “hayır”dır.

PROF. DR. METE GÜNDOĞAN

YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.