islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,4002
EURO
53,3613
ALTIN
6.853,66
BIST
14.973,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

ALTILI İTTİFAK: SAVUNMA GÖRÜNÜMLÜ YAYILMA

ALTILI İTTİFAK: SAVUNMA GÖRÜNÜMLÜ YAYILMA

ALTILI İTTİFAK: SAVUNMA GÖRÜNÜMLÜ YAYILMA 

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, son aylarda dile getirdiği “altılı ittifak” vizyonuyla Ortadoğu’da yeni bir güvenlik ve güç mimarisi kurma niyetini açık biçimde ortaya koyuyor. Bu girişim diplomatik bir açılım olarak sunuluyor, oysa sahadaki askeri adımlar, Gazze’deki yıkım ve İran’a yapılan saldırılar birlikte okunduğunda tablo çok daha sert bir stratejiyi işaret ediyor.

Netanyahu farklı konuşmalarında, İsrail’in “yedi cephede savaştığını” söyledi. Gazze’den Lübnan’a, Suriye’den Yemen’e, Irak’taki milislerden İran’a uzanan bir cephe haritası çizdi. Bu söylem bir savunma refleksi olarak anlatılsa da bölgeye yayılan operasyonların çoğu Tel Aviv’in inisiyatifiyle genişledi. Netanyahu’nun ifadesiyle, “Ortadoğu’nun çehresini değiştiriyoruz.” Bu cümle, yalnızca bir güvenlik doktrini beyanı sayılmıyor, açık bir bölgesel mühendislik iddiası anlamına geliyor.

Netanyahu’nun işaret ettiği altılı ittifak Yunanistan, Hindistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve kimi Arap ülkelerini içine alan çok taraflı bir blok olarak tanımlanıyor. Bu çerçeve, hâlihazırda ekonomik ve diplomatik zemin oluşturan bazı platformların askeri bir eksene taşınması anlamına geliyor.

Bunların başında I2U2 Group yer alıyor. Hindistan, İsrail, Birleşik Arap Emirlikleri ve ABD arasında kurulan bu platform başlangıçta ekonomik ve teknolojik işbirliği başlıklarıyla duyuruldu. Ancak Netanyahu’nun “radikal İslam’a karşı demir gibi bir ittifak inşa edeceğiz” sözleri, bu hattın güvenlik boyutunun önceliklendirildiğini gösterdi.

Doğu Akdeniz hattında ise Eastern Mediterranean Gas Forum bulunuyor. Enerji diplomasisi olarak sunulan bu forum, gerçekte Türkiye’yi ve bölgedeki diğer aktörleri dışlayarak İsrail merkezli bir enerji ve güvenlik çevresi oluşturma çabası olarak okunuyor. Netanyahu’nun “ekonomik refahın dağıtıcısı İsrail olacak” yönündeki ifadeleri, bu mimaride Tel Aviv’i merkez ülke yapma niyetini açıkça ortaya koyuyor.

Bu sürecin arkasındaki en büyük güç hiç kuşkusuz Amerika. Washington yönetimi askeri yardım paketleri, diplomatik koruma ve bölgesel caydırıcılık politikalarıyla Netanyahu hükümetinin arkasında duruyor. ABD’nin İsrail’e sağladığı askeri destek, sadece savunma işbirliği çerçevesinde kalmıyor, bölgesel güç dengelerini Tel Aviv lehine yeniden düzenleyen bir kaldıraç işlevi görüyor.

Altılı ittifak projesi, bölgesel istikrarın anahtarı olarak anlatılıyor. Oysa sahadaki gerçekler Gazze’de ağır yıkım, Batı Şeria’da genişleyen yerleşimler ve sınır ötesi operasyonlarla şekilleniyor. Bu koşullarda kurulan bu sözde güvenlik bloğu, yeni bir hegemonya aracı olarak görülüyor.

Netanyahu’nun “Ortadoğu’nun çehresini değiştiriyoruz” sözü, ittifakın felsefesini özetliyor. Bu değişimin kimin lehine, kimin aleyhine olacağı sorusu ise bölge başkentlerinde derin bir kuşku yaratıyor. ABD desteğiyle tahkim edilen bu blok, yerel halkların siyasi iradesini merkeze alan bir düzen kurma vaadi sunmuyor, daha çok askeri ve jeopolitik önceliklere dayalı bir yapı inşa ediyor.

Sonuçta altılı ittifak, İsrail’in askeri kapasitesini ekonomik ve stratejik ağlarla birleştiren, ABD’nin küresel desteğiyle güçlenen ve bölgesel dengeyi kendi lehine yeniden kurmayı hedefleyen kapsamlı bir proje olarak şekilleniyor. Bu tabloyu destekleyenler güvenlik ve istikrar söylemini öne çıkarıyor, ancak bu yeni bir hegemonya arayışından başka bir şey değil.

Mirat Haber – YouTube

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.