islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

LAİKLİK TEHLİKEDE Mİ?

LAİKLİK TEHLİKEDE Mİ?
04/03/2026 09:34
A+
A-

LAİKLİK TEHLİKEDE Mİ?

Tarihler 3 Mart 1924’ü gösterdiğinde, yeni kurulan Cumhuriyet rejiminin İngiliz yanlısı devlet ricali, İslam Alemi’nin siyasi açıdan tüm bağlarını koparan bir eylem gerçekleştirdi. Küresel küfrün menfaatleri doğrultusunda, yeryüzü gâvurlarının tamamını memnun edecek bir karar alınarak, Hilafet Kurumu ilga edildi. Yabancı gavurlarla yerli gavurlar el ele vererek var olması için uğrunda savaşılan, ölünen, aç kalınan, maddi ve manevi bağların devamını sağlayan hilafet ortadan kaldırıldı.

Küresel küfrün temsilcileri, İslam Dünyası’nın siyasi ve hukuki bağlarını sağlayan hilafet kurumunu ortadan kaldırırken, kendi dinlerinin küresel temsilcisi olan Papalık Kurumu’nu ise yaşatmak için yapılabilecek her şeyi yapmaktan geri durmadılar, durmamaktalar.

Hilafetin kaldırılması ve ilerleyen süreçte laikliğin anayasada yer almasıyla dinsizliği seçen cumhuriyet rejimi, kendine din olarak laikliği tercih etti. Din devlet işlerine karışmayacak, ama devlet dinin her işine karışacak, adeta devletin güdümünde, kontrolünde bir devlet dini algısı sağlanacaktı.

Öyle de oldu. Siyasi, iktisadi, hukuki ve içtimai hiçbir alanda dini yapıp edeceği işe müdahil kılmayan laik devlet, dini kendi resmi kalıpları içine hapsetmek, bir devlet dini oluşturmak için büyük çabalar harcadı. Bu çabayı kurumsal olarak yürütebilmek ve dini kontrol altında tutabilmek için de Diyanet Kurumu’nu inşa etti.

Aradan yüz küsür yıl geçti. Mayası İslam ile yoğrulmuş olan bu topraklarda, kâfirlik demek olan laiklik bir avuç azgın azınlığın kalbi dışında ne yapsa kendine bir türlü başka yer bulamadı. “Ben kâfirim, gâvurum” diyemeyenler, “Ben laikim” dedi. Ve şimdi “laiklik tehlikede” diye avazları çıktığı kadar bağırıyorlar.

Sahi Laiklik Tehlikede mi?

Evet! Laiklik tehlikede. Zira hakkın karşısında olan her batıl tehlikededir ve yok olmaya mahkûmdur. Sadece laiklik mi tehlikede? Hayır! Bütün küfür düzenleri, beşeri ideolojiler, tağutlar, zalimler, Allah, Peygamber ve Müslüman düşmanı olan her ne varsa, hepsi tehlikede. Bugün varlarsa yarın yok olmaya mahkûmlar. Var kalmak için yapabilecekleri hiçbir şey olmadığı gibi, “Hak” olanın karşısında direnecek ne cesaretleri ne de mecalleri var.

Bakmayın şimdi durmadan cılız seslerinin yükseldiğine. O kadar panik halindeler ki, bir “Hu” sesine dahi tahammülleri yok. Batıl olan her şey, bir gün ortadan kalkacaktır. Bu ilahi kanundur. Yeter ki Müslümanlar kendilerine gelsin, Resulullah’ın (s.a.v) kurduğu esenlik yurdu olan Medine’yi hatırlasın, talep etsin.

Bir şairin çok güzel bir sözü var: “Evet battık, bir güneş olarak ama.” Müslümanların yeryüzünde sesi soluğu kesilip, laiklerin demokratların, liberallerin, ırkçıların, sosyalistlerin sesinin yükseldiği bir dünyanın durumu ortada. Ten renginde toprak, laiklerin, demokratların, liberallerin zulmü altında inleyen mazlumların, mustazafların, kimsesizlerin gözyaşı ve kanıyla sulanıyor. Laiklerin, demokratların, liberallerin ne insani ne de ahlaki hiçbir sınırı, dur noktası yok.

Evet, laiklik tehlikede. Kendisine açıkça, “Ben gavurum” diyemeyip “Laikim” diyen ey laikler, ne sandınız! Bin beş yüz yıllık Hak olan İslam karşısında ne şansınız olabilir? Ne sandınız ey tağutlar! Ey nefsini ilah edinenler! Hak olan İslam karşısında ne şansınız olabilir?

Siz bir hiçsiniz, çünkü batılsınız. Hak ise kalıcı, bâtıl ise köpük ve cüruf gibi değersiz ve geçicidir. 

Yakup Döğer

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. Abdullah Yıldız dedi ki:

    “”Tarihler 3 Mart 1924’ü gösterdiğinde, yeni kurulan Cumhuriyet rejiminin İNGİLİZ yanlısı devlet ricali, İslam Alemi’nin siyasi açıdan tüm bağlarını koparan bir eylem gerçekleştirdi.””

    Şapka Kanunu sonrası (Bizce zaten masum da) kendi kanunlarına göre bile masum olan Merhum İskilipli Atıf Hocayı Şehid etmelerini günümüz laikleri ; “İngiliz muhipleri Cemiyeti’ne üyeydi, İngilizlerin adamıydı, vatan hainiydi…” diye savunuyor ya insanın zoruna gidiyor. İngilizlerin adamıydı öyle mi?!!!

  2. Nazmi Uçkan dedi ki:

    Ergen çıkışı bir yazı olmuş.bir kaçış yazısı.an’da olmanın ağır yükü insanı bazen geçmişe bazende geleceğe götürür.an’da müslüman kalabilmek,zor iş ama değer.