islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,1843
EURO
50,7361
ALTIN
7.098,65
BIST
12.888,22
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
11°C
İstanbul
11°C
Az Bulutlu
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
9°C
Cuma Yağmurlu
9°C

ESKİ RAMAZANLAR NEREDE?

ESKİ RAMAZANLAR NEREDE?
16/03/2026 09:30
A+
A-

ESKİ RAMAZANLAR NEREDE?
Maneviyat mı kayboldu, yoksa biz mi değiştik?

Eski Ramazanlar Nostaljisi: Maneviyat mı Kayboldu, İnsan mı Değişti?

Ramazan ayı, asırlardır Müslüman toplumların hayatında yalnızca bir ibadet zamanı değil; aynı zamanda paylaşmanın, dayanışmanın ve maneviyatın zirveye ulaştığı müstesna bir zaman dilimi oldu. Ancak bugün birçok kişi aynı soruyu soruyor: “Eski Ramazanlar nerede?”

Sokakların sessizleştiği, sofraların kalabalıklaştığı, komşulukların güçlendiği o günler gerçekten geride mi kaldı? Yoksa değişen zamanın içinde biz mi farklılaştık?

Mahalle Kültürüyle Yaşanan Ramazanlar

Bundan 30–40 yıl önce Ramazan ayı geldiğinde mahallelerin havası değişirdi. Sokaklarda asılı fenerler, camilerde kurulan mahya yazıları, iftara yakın evlerden yükselen yemek kokuları Ramazan’ın geldiğini adeta ilan ederdi.

Çocuklar için Ramazan, sadece oruç tutmanın değil aynı zamanda mahallenin bir bayram havasına büründüğü günlerin habercisiydi.

Mahallede herkes birbirini tanırdı. İftar vakti yaklaştığında komşular birbirlerine tabak gönderir, sofralar bereketle dolardı.

Bugün apartman hayatı ve şehirleşmenin hızlanmasıyla birlikte o güçlü mahalle kültürü giderek zayıfladı..

Davul Sesleriyle Uyanan Sahurlar

Eski Ramazanların en unutulmaz anlarından biri de sahur davulcusunun sesiyle uyanmaktı.

Gece yarısını geçen saatlerde mahalle sokaklarında dolaşan davulcu, maniler söyleyerek insanları sahura kaldırırdı.

“Sahura kalkmayanın

Oruç sevabı olmaz!”

Davul sesini duyan çocuklar pencerelere koşar, davulcuya bakar; bazen de aile büyükleri davulcuya küçük bahşişler verirdi.

Bugün birçok şehirde sahur davulunun sesi hâlâ duyulsa da eski mahalle samimiyeti ve o çocukluk heyecanı artık pek hissedilmiyor.

Kalabalık İftar Sofraları Eskiden iftar sofraları sadece aile fertlerinden oluşmazdı.

Misafirler, komşular, akrabalar… sofranın etrafında herkes için yer bulunurdu.

İftar saatini beklerken radyodan veya televizyondan okunan ezan, sofradaki herkesi aynı anda derin bir huzura götürürdü.

Hurmayla açılan oruç, çorba kokusuyla birleşir; sofradaki herkes “Allah kabul etsin” diyerek birbirine dua ederdi.

Bugün modern hayatın hızlı temposu içinde iftar sofraları çoğu zaman daha küçük ve daha aceleci hale geldi.

Maneviyat mı Azaldı, İnsan mı Değişti?

Aslında Ramazan aynı Ramazan…

Kur’an aynı Kur’an…

Ezan aynı ezan…

Belki de değişen zaman değil, insanın hayat tarzı.

Modern hayatın hızına kapılan insan, bazen Ramazan’ın ruhunu yakalamakta zorlanabiliyor. Ancak Ramazan’ın özünde bulunan merhamet, paylaşma ve maneviyat hâlâ aynı güçle insanları çağırıyor.

Belki de “eski Ramazanlar” dediğimiz şey, sadece geçmişte kalan bir hatıra değil; yeniden yaşatılmayı bekleyen bir kültür ve ruh hâli.

Eğer sofralar yeniden kalabalıklaşır, komşuluklar yeniden güçlenir ve kalpler yeniden aynı duada birleşirse, o zaman herkes şu cümleyi söyleyebilir:

“Eski Ramazanlar aslında hiç gitmemiş.”

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.