SUSMA ORUCU: “YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS!”
Öncelikle şu hususun altını kalın çizgilerle çizeyim:
Allah, hayat düsturumuz Kur’an’da ve Kur’an’ı hayatımıza nasıl aktaracağımızı gösteren, Kur’an’a göre bir hayatı nasıl yaşayacağımıza rehberlik ve örneklik eden Rasulullah ile, neye nasıl inanacağımızı da, hangi ibadetleri ne şekilde yapacağımızı da açık ve net olarak beyan buyurdu. Kur’an ve sahih sünnette yer almayan bir ibadet şekli yok ve hiç kimsenin de insanlar için, hakkında nas ile delil olmayan bir ibadet türü ihdas etmeye yetkisi yok.
O halde ben, “susma orucu” derken neyden bahsediyorum? Uzatmadan söyleyeyim, benim öğütlediğim “susma orucu”, bir “ibadet” değil, bir “tutum.” Yani ben “susma orucu tutalım” derken, yeni bir ibadet türü ihdas etmeye falan kalkışmıyorum. Hâşâ yani, bu haddime değil. Yapmış olduğum şey şu: Dinimiz İslam’ın özünde ve aslında var olan, kulluğa dair kimi tutumlar var. Hayat düsturumuz Kur’an’ın bazı hükümleri var. Hayat rehberimiz, örneğimiz ve önderimiz Rasulullah’ın hadislerinde bazı öğütleri var. İşte bunları, “susma orucu” başlığı altında icmali olarak hatırlatıyorum.
“YA HAYIR SÖYLE, YA DA SUS!”
Allahu Teala İsra suresi 53. ayette buyuruyor ki: “Kullarıma söyle: Sözün en güzelini söylesinler.”
Yine Mü’minun suresi 3. ayette şöyle buyuruyor: “…Onlar ki, boş ve yararsız şeylerden yüz çevirirler…”
Bir başka ayette, Zümer suresi 18. ayette de şöyle buyuruyor: “O halde sözü dinleyip, sonra da en güzelini tatbik eden kullarımı müjdele!”
Bu ayetlerin pek çok anlamı olabilir, ama bir anlamı da şu: Konuşuyorsan eğer, güzel konuşacaksın. Boş ve yararsız şeyler söylemeyecek, güzel sözlü olacaksın. Yani boş konuşacaksan, kötü konuşacaksan, hayır konuşmayacaksan, ifsad edici konuşacaksan, sözün güzelini söylemeyeceksen, susacaksın!…
İşte tam da bu noktada, Müslümanların hayat rehberi ve önderi Hazret-i Muhammad (sallallahu aleyhi ve sellem), Buhari’de yer alan bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Kim Allah’a ve ahiret gününe iman ediyorsa, ya hayır söylesin, ya da sussun!” İşte benim “susma orucu” dediğim şey, bu.
- Hayır söylemeyeceksen,
- Yalan söyleyeceksen,
- İftira edeceksen,
- Gıybet edeceksen,
- Dedikodu yapacaksan,
- Hakkı ve hakikati konuşmayacaksan,
- Hakkı gizleyeceksen…
İşte bu ve benzeri durumlarda konuşmayacaksın, susacaksın!
Nasıl ki oruç tutarken kendini yemeden-içmeden, hazlardan mahrum bırakıyorsun; aynen onun gibi, eğer hakkı ve hayrı konuşmayacaksan, kendini konuşmaktan da mahrum bırakacaksın.
Şimdi bu bu konuda biraz daha detaya inip, önce kendi nefsime, sonra da hissedar olmak isteyenlere daha açık konuşayım:
- İnsanlar bugün, hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığı pek çok şey hakkında konuşuyor; atıp tutuyor. Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan; hatta bilgiyi içselleştirip delile dayalı fikri bile olmadan konuşan öyle çok kişi var ki… Pek çok kişi, hemen her konuda ahkam kesiyor. İşte böyle hallerde susma orucu tutacaksın; bilgi sahibi olmadığın konuda konuşmayacaksın, susacaksın.
- Rasulullah Efendimiz şöyle buyurdu: “Allah’a ve âhiret gününe inanan, ya hayır söylesin, ya da sussun.” Bu hades-i şerif, “dilin korunması” gerektiğini öğütlüyor. Hayır olmayan sözden sakındırıyor. Ahirette hesaba, cezâ ve mükâfata inanan insanın, öncelikle diline sahip olması gerektiğine işaret ediyor. Dili korumak için de iki yol öneriyor: Ya hayır söyleyeceksin, ya da susacaksın!… İşte susma orucu bu: İyilik ve hayır olduğu açıkça belli olan sözlerin dışındaki tüm sözlerden dilini korumak… Yerine göre susmak konuşmaktan daha hayırlıysa, susmayı tercih etmek… Ağız ve dil disiplini için, konuşmanın hayra yol açmayacağı yerde, susmak…
- Allahu Teala buyuruyor ki: “Kullarıma söyle, en güzel sözü söylesinler!” (İsrâ/53) O halde, en güzel sözü söylemeyeceksen, söyleyemeyeceksen, susma orucu tutacaksın. Eğer iyiyi ve iyilikleri konuşamayacaksan, konuşmamayı daha hayırlı göreceksin. Kötüyü ve kötülükleri telaffuz etmekten kaçınacaksın. Konuştuğunda ise sözün en güzelini söyleyeceksin. Sonuçlarının fayda veya zarar verip vermeyeceğini hesap etmeden, önünü arkasını soruşturup incelemeden, her duyduğunu konuşmaktan sakınacaksın. Söylenmesi faydadan çok zarar getirecek olan şeyleri söylemeyeceksin. Rasulullah’ın, “Her duyduğunu nakletmesi kişiye yalan olarak yeter” sözünün gereğine uyacaksın.
- Rasulullah Efendimiz, Buhâri, Müslim, Ebu Davûd, Nesâi ve Muvatta’da yer alan bir hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: “Sizden herhangi bir kimse oruçlu olduğu vakit çirkin söz söylemesin, cahillik etmesin. Bir kimse onunla çarpışmaya yahut onunla sövüşmeye gelirse, o; ‘ben oruçluyum’ desin.” İşte susma orucu, herhangi bir insan ile konuşmama, Dünya kelâmı söylememe değildir. Susma orucu için dilini; dedikodudan, gıybetten, yalandan, iftiradan, kötü ve çirkin her türlü sözden, mâlâyânîden muhâfaza edeceksin, uzak duracaksın. Çirkin konuşmalara karşı, diline “sükût orucu” tutturacaksın. Bedene oruç tuttururken, dili de çirkin sözler söylemekten muhafaza edeceksin. Sövüp saymayacaksın. Kaba ve çirkin söz söylemeyeceksin. Konuştuğunda “boş laf” etmeyeceksin.
- Susma orucu tutacaksın ya; onun için, Allah’tan başkası adına ve uğruna yapılan söylemlere, sözlere, konuşmalara katılmayacaksın, ortak olmayacaksın. Bid’atları ihya edici sözler söylemeyeceksin. Küfür içerikli sözleri hiçbir şekilde ve hiçbir gerekçeyle tekrar etmeyeceksin. Dili gaflet sözlerinden, küfürden, kaba ve çirkin kelimelerden arındıracaksın; bu tür konuşmaların yapıldığı ortamlardan uzaklaşacak ve uzak duracaksın. Söylediğin hakikatler anlaşılmayacaksa, ilahi gerçeklerle alay edilecekse, böyle ortamlarda sözlerini ölçüp biçerek, tartıp hesap ederek, tasarruf ederek kullanacak veya hiç söylemeyeceksin.
- Müslümanlar arasında bir ihtilaf, anlaşmazlık çıktığında da anlaşmazlığa taraf olmayıp, susma orucu tutacaksın. Tarafların birinden yana olup, diğerine karşı herhangi bir kat’i bilgiye ve delile dayanmadan saldırmayacaksın, sataşmayacaksın, küfretmeyeceksin, hakaret etmeyeceksin, kötü söz söylemeyeceksin, iftira atmayacaksın, gıybet etmeyeceksin, alay etmeyeceksin, dalga geçmeyeceksin. Herhangi bir Müslüman hakkında, onun hoşlanmayacağı bir sözü söylemeyeceksin. Dediklerin doğru olsa bile, eğer hoşlanmayacaksa; konuşmayacaksın.
- Müslümanlar arasında laf getirip götürmeyeceksin, dedikodu yapmayacaksın, ara bozucu sözler söylemeyeceksin, susma orucu tutacaksın. Böylece Müslümanları birbirine takacak ve aralarında husumet oluşturacak sözler sarf etmeyeceksin.
- Susma orucu tutuyorsan eğer; insanların beş temel emniyetini; can emniyetini, mal emniyetini, akıl emniyetini, din emniyetini ve nesil emniyetini; ırz ve namuslarını hedef alan, zarar veren konuşmaları yapmayacaksın. Edep dışı sözler söylemeyecek, ahlâka aykırı ifadeler kullanmayacaksın. İnsanları arkalarından çekiştirmeyeceksin. Yüzlerine karşı veya arkalarından kötü söz söylemeyecek ve zarar verici, itibarını düşürücü kulp takmayacaksın. Yüzüne karşı söyleyemeyeceğin sözleri arkalarından söylemeyeceksin. Hiç kimseye iftira atmayacaksın. Bir kimsede olmayan bir şeyi ona izâfe ederek aleyhinde konuşmayacaksın.
- Susma orucu tutmak için, elfaz-ı küfür sözleri söylemeyeceksin. Dine ait gerçekleri hafifseyen, şakaya veya alaya alan laflar etmeyeceksin. Allah’ın hükümlerini, hudutlarını, emir ve yasaklarını hafife ya da alaya alan, önemsemeyen, şaka konusu yapan, küçümseyen, red ve inkâr niteliği taşıyan veya ima eden sözler söylemeyeceksin. Allah’ın kullarını küçük gören ve gösteren laflar etmeyeceksin. Allah’ın helal kıldıklarına haram demeyecek, haram kıldıklarını helal diye tanımlamayacaksın. Allah hakkında yalan söylemeyeceksin. Allah hakkında yalan uyduranların sözlerini hoş karşılamayacaksın. Allah’a, Rasulüne ve ilahi hükümlere asılsız şeyler isnat etmeyecek, Allah adına doğru olmayan hükümler üretmeyecek, üretenleri de normal görmeyeceksin.
- Susma orucu tutacak ve hiçbir zaman yalan söylemeyeceksin. İnsanları kandırmayacaksın. Aldatıcı sözler etmeyeceksin. Doğru olmayan hiçbir söz söylemeyeceksin. Hiç bir konuda gerçeğe aykırı haber veya bilgi vermeyeceksin. Yalan yere yemin etmeyeceksin.
Ancak susma orucu, konuşmak gerektiği zaman susmak değildir; bunu da bileceksin. Küfrü inkâr edecek, susmayacaksın. Zulmü reddedecek, susmayacaksın. Tuğyanı hoş görmeyecek, susmayacaksın. Şirke müsamaha göstermeyecek, susmayacaksın. Tağuti ideolojileri reddedecek, hoş görmeyecek, razı olmayacak, susmayacaksın. Adaletin ayaklar altına alınması karşısında susmayacaksın. Ya hakkı ve hayrı söyleyecek ya da susacaksın! Hakkı ve hayrı söylemek gerektiğinde; susmayacak, konuşacaksın!
Faruk Köse