islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,5420
EURO
54,8612
ALTIN
6.216,54
BIST
13.458,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
32°C
Çarşamba Açık
32°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

Abdurrahman Dilipak: ABD ve İsrail Yeni Bir Savaşa Hazırlanıyor!

Abdurrahman Dilipak: ABD ve İsrail Yeni Bir Savaşa Hazırlanıyor!
30/05/2026 00:32
A+
A-

Abdurrahman Dilipak: ABD ve İsrail Yeni Bir Savaşa Hazırlanıyor!

Adım Adım Büyük İsrail’e…

Gazeteci-yazar Abdurrahman Dilipak, Mirat Haber adına Şaban Doğan‘ın sorularını cevapladı. Dilipak, Mescid-i Aksa‘nın statüsünden İbrahim Anlaşmaları’na, Davud Koridoru projelerinden İran-ABD gerilimine kadar birçok kritik konuda dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Ortadoğu’da yaşanan gelişmelerin yalnızca bölgesel değil, küresel sonuçlar doğuracağını belirten Dilipak, İslam dünyasının dağınıklığına dikkat çekerek Müslümanların yeniden birlik ve kardeşlik zemininde buluşması gerektiğini ifade etti.

Mescid-i Aksa Üzerindeki Planlar

Şaban Doğan: Son yazınızda Mescid-i Aksa için “çok tehlikeli bir süreç” ifadesini kullandınız. Bugün tam olarak neye dikkat çekiyorsunuz?

Abdurrahman Dilipak: İsrail, Mescid-i Aksa’nın içinde bulunduğu 144 dönümlük alanı birlikte kullanmak istiyor. Mescid-i Aksa’da kendisi de bazı törenleri, ibadetleri yapmak isteyecektir. Mescid-i Aksa konusunda Osmanlı vakfiyeleri ve Hilafetin rolünden hiç bahsedilmiyor. Bu konu siyasi açıdan FKÖ’ye ve dini açıdan da Şerif Hüseyin’in varisi olan bugünkü Ürdün Krallığına ve Kral Abdullah’a bağlı bir vakıf üzerinden yürütülüyor. İsrail, Filistin ve Ürdün’ü müşavir olarak yanına alıp, o mekânda, Mescid-i Aksa ve Ömer Mescidi’nde kendisinin tek yetkili olmasını istiyor. Hatta Mescid-i Aksa’da ibadetlerde okunacak dualar, hutbeler ve dini konuşmaların önceden İsrail makamlarınca denetlenmesini istiyor.

Şaban Doğan: O zaman Bakara Suresi’nin okunmasını bile yasaklayabilirler…

Abdurrahman Dilipak: Evet, aynen öyle. İsrail nasıl Gazze’yi istiyorsa, Lübnan’ı işgal ediyor, Batı Şeria’daki Ürdün hâkimiyetini tanımıyorsa, Mescid-i Aksa’nın da kendine bağlı olmasını istiyor. Daha sonra sıra Sina’ya gelecek, ondan sonra da sınırlarını “Arz-ı Mev’ud” coğrafyasına genişletmek istiyor.

İbrahim Anlaşmaları ve Dinlerarası Diyalog

Şaban Doğan: Nedir bu “İbrahim Anlaşmaları”? Sizce asıl hedef ne?

Abdurrahman Dilipak: “İbrahim Anlaşması”, “Dinlerarası Diyalog” aynı başlık altında değerlendirilmesi gereken bir konu. Bunun başka uzantıları da var. Mesela “Davud Koridoru”… Mesela “İbrahim Yolu”…

İbrahim Anlaşması, İslam, Hristiyanlık ve Yahudiliği bir araya getirmeyi hedefliyor. Dinlerarası diyalog ise ortak bir anlayışta bir araya getirmeyi hedefliyor. Mesela Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler nasıl Kudüs’te bir araya geliyorlarsa, Kâbe’de de Hz. İbrahim adı ile bir araya gelmesini hedefliyorlar.

Hatta tek mabed planı da var. Mabedin bir kapısından girince karşınızda mihrap var, diğerinden girince karşınızda kilise, öbür kapıdan girerseniz karşınızda havra olacak. Dinlerarası diyalog bunu bir adım ileriye taşıyor. Mesela bu mabed Hindistan’da yapılacaksa, bir başka kapıdan girince Hindu tapınağına, Tayland’da Budist tapınağına, Japonya’da Şintoistlerin tapınağına varabileceksiniz. Bu, beraberinde karma bir din anlayışını da getirebilecek.

Dinlerarası Diyalog” başlığında gündeme taşınan İbrahim Anlaşmaları daha önce F. Gülen cemaati üzerinden götürülüyordu. BOP ile de ilişkilendirilmişti. İlk önce Dinlerarası Diyalog şeklinde konuşulmaya başladı. 2020’de ABD arabuluculuğunda imzalanan, İsrail ile bazı Arap ve Müslüman ülkeler arasında diplomatik normalleşme sağlayan bir dizi anlaşmadır.

Bu anlaşma ile İslamiyet, Yahudilik ve Hristiyanlığın ortak atası Hz. İbrahim üzerinden bir diyalog, “barış, hoşgörü ve iş birliği” hedefine yönelikti. Bu anlaşmayı fikir planından siyasi düzleme taşıyan belgeye ilk imza 15 Eylül 2020’de Beyaz Saray’da atıldı. O zaman Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn (15 Eylül 2020), Sudan (Ekim 2020), Fas (Aralık 2020), Kazakistan (Kasım 2025’te) resmen katılmış oldu.

Aslında Azerbaycan, Somaliland ve Suriye ile dolaylı temaslarla bu ittifaka katılımlarının sağlanması isteniyor. İlk olarak ABD, İsrail, BAE ve Bahreyn tarafından imzalanan bu anlaşma, genel bir deklarasyon yanında ikili anlaşmalar şeklinde “Abraham Accords Deklarasyonu” genel başlığı altında toplandı.

Gerçekte İsrail’in varlık ve güvenliğini esas alırken, Arz-ı Mev’ud coğrafyasında İsrail’in tasarrufları için meşru bir zemin oluşturuyor. “Filistin Devleti”nin bu çerçevede değerlendirilmesi yanında Gazze’nin tahliyesi ve Kudüs’te İsrail’in egemenliğinin kabul edilmesini şart koşuyorlar.

Davud Koridoru, İbrahim Yolu ve Türkiye

Şaban Doğan:Davud Koridoru”, “İbrahim Yolu” neydi? Türkiye bu sürecin neresinde duruyor? Ankara’ya yönelik bir baskı mı var?

Abdurrahman Dilipak:Davud Koridoru” aslında Ürdün sınırından Ürdün, Irak, Suriye sınırındaki Tenef Üssü’nden Fırat’a kadar uzanması söz konusu olan, bir kanadı Fırat’ın Türkiye’den girişi, öteki Basra Körfezi olan bir koridor.

Böylece İsrail’in sınırı Fırat’a kadar uzanmış olacak. “İbrahim Yolu” ile Kudüs’ten Urfa’ya uzanan bir demiryolu, otoyolu, yaya yolu, tarihi bir koridor olacak. Uygarlık koridoru şeklinde bir plan söz konusu. Davud Koridoru ise petrol, Hindistan/Hint Denizi bağlantılı bir ticaret yolu. Bu onların hayali.

Tabii bunun bir sonrası Mekke’ye giden yol. Çünkü o da İbrahim Yolu. Bu konuda Hicaz bölgesinin Ürdün’e bağlanması söz konusu. Tabii bu onların hayali.

Bu konuda Türkiye bu işin kilit taşı. Operasyon alanı Irak, Suriye, Ürdün, Lübnan ve Mısır. Hedef ülkelerden bir diğeri Suudi Arabistan. Büyük İsrail hedefi İran, Azerbaycan, Gürcistan ve SSCB coğrafyasını da içine alan bir alan. Kıbrıs ve Ege adalarını da istiyorlar aslında.

Ankara üzerinden siyasi, ekonomik, sosyal ve askerî anlamda baskı söz konusu. Trump, İran ile savaşlarının sona ermesini İbrahim Anlaşması şartına bağladı. Ve Türkiye’nin bu anlaşmaya katılmaya mecbur olduğu gibi haddini aşan şeyler söyledi.

Türkiye onlar için çok önemli. Chabad burada, Kıbrıs’ta, Bakü’de, Türk dünyasına yayılıyorlar. Chabad’ın Karay ve Hazara politikası konusunda ayrı bir misyonu var. Anadolu’ya bir Siyon kuşatması söz konusu. Ukrayna zaten onların kontrolünde.

Eğer Türkiye, BOP ve Gazze Komisyonu’ndan sonra bir de İbrahim Anlaşması’na katılırsa, AK Parti iktidar olma şansını kaybeder. Türkiye katılmaz ise ekonomik, politik ve toplumsal olaylar açısından üzerimize geleceklerdir.

AB ülkelerinin ise Türkiye’nin Ukrayna cephesinde NATO’nun ucuz askeri olması talebi var. İsrail ise Hintlileri ucuz asker olmak üzere davet ediyor. 2026 bu açıdan kritik bir yıl olacak.

Kudüs ve Gazze Bağlantısı

Şaban Doğan: Mescid-i Aksa’nın statüsünün değiştirilmesi neden bu kadar kritik?

Abdurrahman Dilipak: Bu, Mescid-i Aksa’nın işgali demek. Hatta daha sonra Mescid-i Aksa’nın Kudüs’ün doğusunda bir yerde yeniden inşasını dayatabilirler. Bu, Ömer Mescidi ve hatta Kıyamet ve Doğuş Kilisesi açısından da önemli.

Şaban Doğan: Gazze’de yaşananlarla Kudüs merkezli gelişmeler arasında nasıl bir bağ görüyorsunuz?

Abdurrahman Dilipak: Kudüs ve Mescid-i Aksa’nın bizim için dini bir anlamı var. Orası ilk kıblemiz, İsra’nın gerçekleştiği ve namazın farz kılındığı yer. Orası bizim için tarihi bir değer.

100 yıl önce orada biz vardık ve mukaddes beldeler Hilafete bağlı vakfiyelerdi. Hilafet makamı onun için kaldırıldı. Süleyman Mabedi Hz. Süleyman’ın tarihi bir mirası olarak Yahudiler için özel bir yere sahip.

Hz. Süleyman ve Hz. Davud bizim peygamberimizdir. Ama Hristiyanlar ve Yahudiler Hz. Davud ve Hz. Süleyman’ı peygamber olarak kabul etmezler.

Kudüs bizim için gelecek davasıdır. Bizim için insanlık davasıdır. Gazze’yi diğer Filistin direniş hareketlerinden ayıran tek şey İ’lâ-yı Kelimetullah ve Mescid-i Aksa’dır aslında.

İran-ABD Gerilimi ve Hürmüz Boğazı

Şaban Doğan: İran ile ABD arasında yükselen gerilimi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Abdurrahman Dilipak: İran bir yönüyle İslam’a ve Müslümanlara karşı bir savaştır. İran üzerinden bütün İslam dünyasına gözdağı veriyorlar. Bir tehdit ve meydan okuma söz konusu. Öte yandan ABD’nin Çin’le hesaplaşması anlamına gelen bir vekâlet savaşı.

Şaban Doğan: Hürmüz Boğazı üzerinden yeni bir bölgesel kriz ihtimali görüyor musunuz? Tüm bu gelişmeler Türkiye’yi nasıl etkileyebilir?

Abdurrahman Dilipak: Petrol krizi dünya ekonomisini radikal bir şekilde etkiledi… Petrol krizi dünya ekonomisini radikal bir şekilde etkiledi. 3 Ocak 2026’da Petrol zengini Venezuela eski Devlet Başkanı Nicolás Maduro. ABD tarafından tutuklanıp yargılanmak üzere Amerika’ya getirildi. ABD ülke yönetimine el koydu. Yine büyük bir petrol ihracatçısı ülke olan Libya’da iç karışıklıklar sürüyor. Bakü petrolü İsrail’in kontrolünde, Rusya’ya ambargo uygulanıyor. İran-ABD savaşı ve Hürmüz boğazının kapatılması, BAE, Katar, Kuveyt, Irak, Suudi Arabistan gibi petrol üreticisi ülkelerin rafinerilerinin ve limanlarının vurulması ile ciddi bir petrol krizi oluştu. Bu kriz henüz aşılmış değil. Bu kriz Avrupa’ya petrol ihtiyacı için yeni liman arayışlarına sebeb oldu. Katar petrolünün Türkiye üzerinden batıya ulaştırılması söz konusu. Suudi Arabistan da yeni kapı arıyor. Diğer körfez ülkeleri de bu iki kapıdan Avrupa’ya ve Akdeniz’e ulaşmak istiyorlar.  İsrail, İbrahim anlaşmasını başarırsa, işgal altındaki toprakların bu açıdan bir kapı olması için ABD ile birlikte lobi yapıyorlar

İslam Dünyasının Dağınıklığı ve Son Mesaj

Şaban Doğan: Sizce İslam dünyası bugün ortak bir duruş sergileyebiliyor mu? Önümüzdeki süreç için Müslümanlara vermek istediğiniz en önemli mesaj nedir?

Abdurrahman Dilipak:

Maalesef İslam dünyası imamesi kopmuş tesbih taneleri gibi darma dağınık.  İslam dünyasının yöneticileri ise, hem yolsuzluk, hem ahlaksızlıkları ile Epstein lobisi’nin, MOSSAD ve CIA’nın, MI6’in şantajları ve tehditleri karşısında sesleri çıkartmaya bile cesaret edemiyorlar. İslam Konferansı, Arab birliği, D8 bu süreçte bir varlık gösteremedi. Toplanıp kınama mesajı yayınlayıp dağılıyorlar. BAE ve Azerbaycan  gibi bazı ülkeler saflarını zaten  İsrail’den yana seçtiler. İslam birliğinden söz ediyoruz da, bu akılsızlıkla ne devletlerarası ve ne de halklar arasında bir kardeşlik, birlik zemini oluşmaz.

Önce bizim yeniden Mü’min olmamız gerekiyor. Yeniden iman edeceğiz, insanlar olarak. Sonra meşru yöneticiler seçmemiz gerek. İslam dünyası bugün Selefi/Sünni-Sufi, Şii gibi birbirini tekfir eden mezheplere ayrılmış durumda. Kimisi din damlarını kimi devlet adamlarını adeta İlah ve Rab edinmiş gibi oluyor. Halimizi görüyorsunuz, Adaletsizlik, Fakirlik, Cahillik, Ahlaksızlık, fuhuş, uyuşturucu ve kumar, dağılan aileler, sahipsiz kalan gençlik.. Cemaat yapılarının da dağılmaya başladığı bir dönemden söz ediyor. Camilerimiz Müslümanların farzı kifaye sorumluluklarının paylaşıldığı mekanlar değil artık. Evlerimizin ve Mabedlerimizin yeniden İslam kardeşliği temelinde ihyası gerekli. Bunun için Ahlak ve Tevhidi önceleyen, ötekilerle Hılful fudul ve mellefetül Gulub anlayışı ile ülke ve dünya ölçekli buluşma zeminleri oluşturmalıyız. Bu arada dikkat edelim, ABD ve İsrail yeni bir savaşa hazırlanıyor! adım adım, “büyük İsrail”e doğru yol açmaya çalışıyorlar..

Şaban Doğan: Verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederiz.

Abdurrahman Dilipak: Ben de teşekkür ederim. Bayramın sonuna geldik. Bayramın ruhaniyeti bizi kuşatsın da Allah’ın rızasının tecellisine vesile olalım inşallah. Allah (cc) bizim ellerimizle zalimleri cezalandırsın, mazlumlara yardım etsin. Allah (cc) ölümüze-dirimize rahmet etsin de biz de mübarek olalım.

Selam ve dua ile.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar
  1. Nuh dedi ki:

    Üç öküz hikayesinin sonuna geliyoruz, anlaşılan. Hayırlısı olsun inşallah. Herkesin bir planı varsa alemlerin Rabbinin de kaza ve kaderi var.