
Çocuklarımıza tarihimizi ve inancımızı öğreteceğiz ki onlar da ayakta kalabilsinler, değerlerimizi koruyabilsinler. Köklerinden beslenen, kimliğini bilen bir nesil, karşılaştığı haksızlıklar karşısında eğilmeden duruş sergileyebilir. Bunun en somut örneklerinden biri, Kanada’daki bir okulda yaşandı.
Kanada’da bir okulda yaşanan olay, küresel gündemdeki Filistin-İsrail meselesine dair çocukların bilgi düzeyini ve hak arayışındaki cesaretini gözler önüne serdi. Öğretmeninin “Filistin bir ülke değil” şeklindeki çıkışına, bir Filistinli öğrenci tarihi gerçeklerle karşılık verdi.

Kanada’daki bir okulda sınıf içerisinde gerçekleşen diyalogda, öğrenci kimliğini öğretmenine ifade ettiğinde beklemediği bir tepkiyle karşılaştı. Öğretmeni, öğrencinin aidiyet belirttiği topraklara dair “Filistin bir ülke değil” ifadesini kullanarak öğrencinin kökenini reddeden bir yaklaşım sergiledi.
Bu tutum karşısında sessiz kalmayan öğrenci, tarih bilincinin kazandırdığı özgüvenle öğretmenine akademik ve oldukça net bir öneride bulunarak şu yanıtı verdi:
“1948’den önce rastgele bir tarihteki haritada, şu an İsrail’in bulunduğu yere bakmanızı öneririm.”
Bu yanıt, sadece bir öğrencinin kendi kimliğini savunması değil, aynı zamanda tarihsel perspektifin güncel politik tartışmalardaki rolünü de vurguluyor. 1948 öncesi döneme dikkat çeken çocuk, bölgenin tarihsel demografik ve siyasi haritasına atıfta bulunarak, “yok sayma” politikasına karşı somut bir kanıt sunmuş oldu.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube