islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,3794
EURO
54,0536
ALTIN
6.160,00
BIST
13.687,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C

SOL’UN NAMUSU

SOL’UN NAMUSU
21/07/2026 10:30
A+
A-

SOL’UN NAMUSU

Gazeteci Rauf Tamer, 1975 yılında “Solun Namusu” adlı güzel bir eser yayınlamıştı. Tamer’e göre sol, namustan yana fukara idi, bunu ironik bir biçimde ifade ediyordu. Rauf Tamer, kitabıyla ilgili bir fıkrayı da şöyle yazmıştı: Adam kitapçıya girmiş “Solun namusu var mı?” diye sormuş, “Yok” demiş. Bir başkasına da sormuş, o kitapçı da “Vardı, kalmadı” demiş.

Solculuktan İslam’a dönen, şair-yazar İsmet Özel de büyük tepki alsa da: “Solcu denildi mi Türk milleti ‘boynuzlu’ anlar” demişti.

Son günlerde, sözüm ona komedyen diye pazarlanan Deniz Göktaş denen şarlatanın, Kur’an’la dalga geçen ifadelerinden ve Haluk Levent’in topladığı deprem yardımlarını yağmaladığı AHBAP’ın düzenbazlığından sonra sol, Rauf Tamer’i haklı çıkararak namussuzluğunu iyice pekiştirdi. Bu namus yoksunluğu, beraberinde Kur’an, Peygamber ve İslam düşmanlığını da getiriyordu. Başta, pavyonda satın alınan delegelerle CHP’nin başına geçen Özgür Özel ve onun Alicengiz oyunlarıyla devirdiği ama sonunda mutlak butlanla CHP’nin başına tekrar getirilen kalite ve kalibre yoksunu Kılıçdaroğlu, Deniz Göktaş denen siyasi alevici şarlatana hemen sahip çıktılar. Koşarak Çağlayan Adliyesine ziyarete gittiler.

Öbür taraftan; “Depremde devletin olmadığı yerde olan AHBAP gururumuzdur” diye zamanında tweet atan sol’un ahlaksızları, o gün devlet kurumlarını itibarsızlaştırmak için sabıkalıların kurduğu AHBAP’ın yağması ortaya çıkınca pişkin pişkin; “Haluk Levent’in sicili ve sabıkası devlet tarafından biliniyordu. Devlet bunlara para toplama izni vermemeliydi” demeye başladılar. Bu münafık ve ikiyüzlü solcuların işte ar damarları böyle çatlak ve namus anlayışları sıfırdır.   

DEM partisi bunlardan geri kalır mı? Tülay Hatimoğulları: “Gülmek de, güldürmek de yasak. Ne trajikomik bir korku sahnesi?” demiş. Sosyal medyada bu hatun kişiye; “Tülay, Rahmi Koç’un Kürt kadını fıkrasına da güldün mü?” diye sormuşlar. Çünkü Rahmi Koç o fıkrayı anlatınca aynı hatun: “Bu söylemlerin, Kürt düşmanlığının bir yansıması olduğunu belirterek, ırkçılığın ve cinsiyetçiliğin mizah adı altında meşrulaştırılmasına asla izin vermeyeceklerini” ifade etti. Bu ne ikiyüzlülük Tülay Hanım? Kur’an’ın, Peygamberin, İslam’ın “Kürt” kimliği kadar değeri yok mu? Biz Müslümanların yanında var. Çünkü Müslümanlık üst kimliğimizdir. Irkımız, coğrafyamız, mensubu olduğumuz siyasi partimiz, sendikamız, mektebimiz ve meşrebimiz alt kimliklerimizdir. Hiçbir zaman üst kimliğimizi bunlara kurban edemeyiz. Bunu kafana iyi sok.

Sol’un namus yoksunluğunu ve düşmanın değerlerine hayran, kendi değerlerine düşman tavrını ortaya koyması açısından onların önde giden çığırtkanlarından alıntılar yaparak “karaktersiz” karakterlerini ortaya koymak istiyorum.

Bunlardan Ali Mahir Başarır, Pınar Fidan’ın Alevilerle ilgili yaptığı komediden dolayı 19 Mart 2020 tarihinde attığı twette: “Bunun adı “mizah” olamaz! Bu utanmazlık! Bu rezillik! Bu ahlaksızlık! Videoda anlatılan her kahkahada bir kere daha utandım. Bunun için alevi olmak değil yalnızca insan olmak yeterli. Pınar Fidan gibi böylesi zavallı zihniyetlere yazıklar olsun!”

Yine aynı Ali Mahir, Deniz Göktaş şarlatanının, Kur’an’la dalga geçtiği için tutuklanmasıyla ilgili: “Komedyen Deniz Göktaş tutuklandı. Yazıklar olsun. Eleştirilmek, mizah yapmak bu ülkeyi yönetenlerin neden zoruna gidiyor? Mizahtan, kahkahadan korkuyorlar, hakaret sayıyorlar. Üstelik gösteriyi salondaki yüzlerce kişi izledi. Kahkahalar kesilmedi. Alkışlar susmadı” demekte.

Ali Mahir oğlum! Bu Deniz Göktaş ve türevleri, kendi kutsal görmedikleri şeylerle, onu kutsal görmeyenlerin önünde dalga geçmekte, mizah yapmaktadır. Bu bir meziyet değildir. Mizah, hiç kimsenin kutsalına dokunmadan ortak duygularda yapıldığı zaman anlamlıdır ve sanattır. Şehit ailelerinin bulunduğu bir ortamda şehit cenazeleriyle ilgili mizah yapamazsınız. Tamamı Atatürkçülerden oluşan bir izleyici kitlesi içinde M. Kemal’in bizatihi kendisiyle dalga geçemezsiniz. Ona saygı duyanlar, sana dalga geçirtmezler. Herkes kendi küllüğünde öter bilmez misin? Senin “salondaki herkes alkışladı” dediğin o kişilerin Kur’an’la ve İslam’la ilişkileri yok. Tamamen laik kefere sürüsünden oluştuğu için, bu densizi alkışlamışlardır. Eğer orada hakiki anlamda Kur’an ve İslam’a inanan bir grup Müslüman olsaydı, o geçtiği dalgayı gırtlağına kadar geri sokar ve orayı darma duman ederdi. Bunu da kafana iyi yaz.

Yıllar önce şovmen Güner Ümit bir TV kanalında canlı yayında “kızıl başlar” esprisi yapınca Türkiye’de yer yerinden oynadı. Aleviler bir saat içinde örgütlenip binlerce kişi toplanarak TV kanalını bastılar, taşlayıp yuhaladılar. Sonunda Güner Ümit Türkiye’den Amerika’ya kaçmak zorunda kaldı.  Güner Ümit büyük bir linçe uğramıştı. Yıllar sonra bu olay unutulmuştur diyerek Türkiye’ye geldiğinde hiçbir kanalda iş bulamadı. İş bulduğu zaman da alevi lobisi ve Alevi iş adamları o kanallara baskı yaparak Güner Ümit’i işsiz bıraktılar ve “kızıl başlar” esprisi yüzünden açlığa mahkûm ettiler.

Şimdi bakıyoruz da Sünni itikadının alaya alınmasına aynı çevreler seyirci kalıyor ve esprileriyle Sünni inancı ile alay eden Deniz Göktaş isimli şarlatana arka çıkarak “Ne var bunda? Adam sanatını yapıyor, Türkiye’de ifade özgürlüğü yok mu?” diyorlar.

Hayır, hiçbir inancın kutsalıyla ilgili alay ve dalga geçme özgürlüğü yoktur. Burada ifade özgürlüğü sökmez. Sizler de Müslümanların kutsalına hakaret etmenin, ifade hürriyeti kapsamında olamayacağını eninde sonunda ya öğreneceksiniz, ya da biz öğreteceğiz!!!

Gazeteci Muharrem Sarıkaya’nın tespitlerine göre: 2009 yılında Malatya’da, Atatürk heykeline boynuzuyla zarar verdiği belirtilen bir inek, sahibinin özür dilemesine rağmen uzak bir bölgeye gönderildi ve bu olay uzun süre kamuoyunda tartışıldı.

2018 yılında Bursa’da, Kemalpaşa tatlısı şakası yapan bir genç, 10 Kasım günü sosyal medya hesabında “Dün gece yediğim Kemalpaşayı rahmetle anıyorum” diye paylaşım yaptığı için gözaltına alınıp tutuklanmıştı.

2020 yılında Bayburt’ta, okul bahçesinde arkadaşlarıyla kartopu oynarken attığı kartopunun Atatürk heykeline isabet ettiği gerekçesiyle hakkında işlem başlatılan bir kız öğrenci, ailesinin özür dilemesine rağmen okuldan uzaklaştırılmıştı.

2023 yılında, bir camide, işgüzar imamın, hutbenin sonuna Atatürk için rahmet duası eklemesini eleştirerek “Bu camide namaz kılmam” içerikli video paylaşan bir genç tutuklanmıştı.

2026 yılında ise, “Halep’ten gelenler dönüyor, Selanik’ten gelenler de dönsün” paylaşımı nedeniyle bir öğretmen hakkında dava açılmıştı.

Eee, Kur’an’ın ve İslam’ın diğer kutsallarının, M. Kemal ve heykeli kadar değeri yok mudur? Niye bu şarlatanın tutuklanmasına bağırıyorsunuz? İnamınız yok da ondan. Zaten siz bir parti değilsiniz, “Türk’e dinini, dilini ve özünü kaybettirmeye memur bir katliam müessesesiniz.”  Ayrıca “Din düşmanlığının kalıcı ve kurumsal halisiniz.”

Yazıma, Ahmet Sevim adlı sosyal fenomenin şu paylaşımıyla son veriyorum: “Müslüman Araba düşman Yunana dost, hocaya düşman papaza dost, çarşafa düşman bikiniye dost, hâfıza düşman LGBT’ye dost, Hilafete düşman papalığa dost, hilâle düşman haça dost, camiye düşman kiliseye dost, sarığa düşman kippaya dost, hakka düşman bâtıla dost, Osmanlıya düşman Bizans’a dost, Şeriata düşman laikliğe dost, ezana düşman çana dost, Müslümana düşman gâvura dost olan zihniyetle ölene kadar kutuplaşacağız.” Bu düşmanlıkları kendine amaç edinen CHP ve peykleri ile uzlaşılacak ortak noktamız olamaz. Ya devlet başa, ya kuzgun leşe!!!

Musab Seyithan

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar
  1. Cenk Cemil dedi ki:

    Yazıma, Ahmet Sevim adlı sosyal fenomenin şu paylaşımıyla son veriyorum: “Müslüman Araba düşman Yunana dost, hocaya düşman papaza dost, çarşafa düşman bikiniye dost, hâfıza düşman LGBT’ye dost, Hilafete düşman papalığa dost, hilâle düşman haça dost, camiye düşman kiliseye dost, sarığa düşman kippaya dost, hakka düşman bâtıla dost, Osmanlıya düşman Bizans’a dost, Şeriata düşman laikliğe dost, ezana düşman çana dost, Müslümana düşman gâvura dost olan zihniyetle ölene kadar kutuplaşacağız.” demişsiniz ! Bı dıstlukların pekçoğunun şimdiki iktidarımız üzetinde bazıalrının aşikare, bzıalrın da gizli bir şekilde olduğunu görmeyecek kadar vir at gözlüğüne sahipsiniz ! Sakın ola ki, ölne kadar bu gözlüğü başınızdan çıkarmayınız diyorum. Çünkü, şeytana hiç ihtiyaç duyurmuyor !

    1. MUSAB SEYİTHAN dedi ki:

      Cenk Cemil, sen de kafayı iktidara takmışsın. Atı hamuduyla yutan kemalist-laik CHP’nin hırsızlıkarı, namussuzlukları ile ilgili kör ve sağır kesiliyorsun, kulağının üstüne yatıyorsun, din haline getirdiğin Tayyip Erdoğan’a kinini kusuyorsun. Sen hele bir at gözlüğünü çıkar ve kırmızı görmüş boğa gibi her halükarda iktidara seğirtme, 70 yıldır bu millete zulmeden, İslamÎ ne kadar değer ve kurum varsa onları yok etmek için kurulmuş olan CHP katliam müessesesinin cürümlerini görmeye çalış. Ve de benim yazılarla ilgili böyle ipe sapa gelmez, imla hatalarıyla dolu, sapla samanı birbirine karıştıran, anlatılan konuyla ilgisi olmayan absürt yorumlar yaparak beni meşgul etme. Biliyorsan konuş ibret alsınlar, bilmiyorsan sus da adam sansınlar. Sazan gibi her şeye atlama. Sayın editör! Beni bu tür ideolojik cahil fanatiklere muhatap kılma ve bu tip cühelâ ile benim zamanımı harcama arkadaş. Bu tür, okuduğunu bile anlamayan, meramını ifade edemeyip beddua dolu ve iktidar sanrıları geçiren bir pisikopatın saçmalığını yayınlamak zorunda mısın?

      1. Cenk Cemil dedi ki:

        E yani, bizi tebrik edeceğnizi elbetteki beklemiyorduk ! Kendiniz gibi düşünmeyen hemen herkese aynı tür davranışlaarla karşıık verdiğiniz belli ! Seninle tartışacak değilim. Ama, şu kadar var ki, sadece size müslümanların, diğer insanlanalrın elinden ve dilinden selamette olduğu bir kimseler olduğunu hatırlatmakla ikfifa edeceğim.Tevfik Allahtandır.

  2. Ahmet Yaşar ÇAKMAK dedi ki:

    Sol’da namus ne gezer Hocam