islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7746
EURO
55,2038
ALTIN
6.785,95
BIST
14.110,14
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Hafif Yağmurlu
29°C
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Az Bulutlu
28°C

Necef ile Kum Arasındaki Tarihsel ve Siyasi Çekişme

Necef ile Kum Arasındaki Tarihsel ve Siyasi Çekişme

İran ve Irak Şiiliğinin Büyük Rekabeti: Necef ile Kum Arasındaki Tarihsel ve Siyasi Çekişme

Şii dünyasının iki önemli merkezi olan Irak’ın Necef kenti ile İran’ın Kum kenti arasındaki teolojik, siyasi ve stratejik rekabet, Orta Doğu’nun geleceğini şekillendiren en kritik dinamiklerden biri olma özelliğini koruyor. İslam dünyasındaki Şii nüfusun mezhebi ortak paydasına rağmen, bu iki merkez arasındaki tarihi ayrışmalar günümüzde kıyasıya bir etki alanları mücadelesine sahne oluyor.

Tarihsel ve Teolojik Ayrışma: Apolitizm ve Velâyet-i Fakih

Irak Şiiliği, tarihsel kökenleri itibarıyla geleneksel olarak daha apoliter bir çizgiyi benimsemiştir. Siyasi iktidarlarla doğrudan çatışmaktan kaçınan ve dini otoritenin siyasetin günlük çalkantılarından bağımsız kalmasını savunan Necef ekolü, İran’da 1979 devrimiyle kurulan ve dini liderin devlet yönetimine mutlak hakimiyetini öngören Velâyet-i Fakih anlayışına mesafeli durmaktadır.

Buna karşın İran Şiiliği, dini ve siyasi otoriteleri tek bir merkezde birleştiren ideolojik bir misyona sahiptir. Saddam Hüseyin rejimi döneminde İran’da uzun yıllar sürgünde kalmış olan Iraklı Şii siyasi figürler ve partiler, bu süreçte Tahran yönetimiyle yakın bağlar kurmuş; 2003 yılında Saddam’ın devrilmesiyle birlikte ise İran’ın Irak’taki nüfuzunun önü resmen açılmıştır.

Güvenlik Boyutu ve Haşd-i Şaabi’nin Parçalı Yapısı

Irak’ta İran etkisinin en somut görünümlerinden biri, terör örgütü IŞİD’in ortaya çıkışını mazeret göstererek sahada etkinleşen Haşd-i Şaabi (Halk Seferberlik Güçleri) olmuştur. Her ne kadar iki ülke Şiileri arasında mezhepsel bir sempati ve bağ bulunsa da, Iraklı Şii milis grupların ve Necef’teki dini mercilerin Tahran’ın tüm politikalarını körü körüne benimsemediği bilinmektedir.

İran, bu güvensizlik ve potansiyel direniş dinamikleri nedeniyle Haşd-i Şaabi’yi tek ve merkezi bir komuta altında toplamak yerine, çoklu ve parçalı milis yapıları şeklinde kontrol etmeyi stratejik olarak tercih etmektedir. Bu sayede hem sahadaki manevra alanını korumakta hem de olası bir merkezi kontrol kaybının önüne geçmektedir.

Arap-Fars Kimliği ve Milliyetçilik Rekabeti

İki merkez arasındaki çekişme yalnızca teolojik veya siyasi değil, aynı zamanda derin bir etnik kimlik boyutuna da sahiptir.

  • Arap Şiiliği: Necef eksenli yapı, Arap kimliğini ve kültürel özerkliğini ön planda tutar.
  • Fars Şiiliği: Kum merkezli ideoloji ise İran milliyetçiliğiyle harmanlanmış bir liderlik iddiası barındırır.

Bu tarihi rekabet, iki toplum arasındaki kimlik çekişmesiyle doğrudan örtüşmekte ve Irak’taki yerli Şii unsurların İran hegemonyasına karşı duyduğu hassasiyeti beslemektedir.

Sistani Faktörü ve Necef’in Geleceği

Şu an için İran’ın Necef’i tam anlamıyla kendi kontrolü altına almasının önündeki en büyük ve aşılmaz engel, Irak Şiiliğinin lideri Ayetullah Ali es-Sistani’dir. Sistani’nin ağırlığı, karizmatik liderliği ve Necef mercii’nin bağımsız duruşu, Tahran’ın Irak’taki mutlak hakimiyet kurma hedeflerini sınırlamaktadır.

Uzmanlar ve gözlemciler, Sistani sonrasında Necef’teki liderlik boşluğunun İran tarafından fırsata çevrilmek isteneceğine dikkat çekiyor. İran’ın, kendi çizgisine yakın bir figürü Necef dini merciinin başına getirmek ve kurum üzerinde mutlak bir nüfuz kurmak için diplomatik, istihbarati ve siyasi tüm enstrümanları sonuna kadar zorlayacağı öngörülüyor.

Necef ile Kum arasındaki bu devasa kapışma, sadece iki dini merkez arasındaki bir unvan veya ekol mücadelesi değil; aynı zamanda Irak’ın bağımsızlığı ile İran’ın bölgesel yayılmacı stratejileri arasındaki kader tayin edici bir mücadelenin merkezinde yer alıyor.

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.