islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4772
EURO
56,4294
ALTIN
6.857,74
BIST
14.543,05
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Perşembe Parçalı Bulutlu
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
27°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Az Bulutlu
27°C

SOYKIRIMCI RATKO MLADİĆ’İN SAVAŞ GÜNLÜKLERİ

SOYKIRIMCI RATKO MLADİĆ’İN SAVAŞ GÜNLÜKLERİ
A+
A-

SOYKIRIMCI RATKO MLADİĆ’İN SAVAŞ GÜNLÜKLERİ

“Bosna Kasabı” olarak bilinen ve geçen günlerde ölen soykırımcı Ratko Mladić hakkında en az bilinen materyal, kendi eliyle tuttuğu günlüklerdir. Kiril alfabesiyle yazılmış, toplam 3.500 sayfayı bulan 18 defter, yıllarca gün ışığına çıkmadı. 2008 yılının Aralık ayında, Sırp güvenlik güçleri Belgrad’da Mladić’in eşi Bosiljka’ya ait daireyi aradığında, defterler sahte bir duvarın arkasına gizlenmiş hâlde bulundu. O sırada Mladić’in kendisi hâlâ kaçaktı; yakalanmasına daha bir yıl vardı. Bu detay bile başlı başına bir hikâye: Bir savaş suçlusunun en mahrem düşünceleri, kendisi henüz yakalanmadan, duvarın ardından gün yüzüne çıkıyordu. 

Defterlerin gerçekten Mladić’e ait olup olmadığını kanıtlamak kolay değildi. Sırp yetkililer belgeleri ICTY (Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesi)’ye teslim etmeden önce bir grafoloji ekibi el yazısını inceledi; ayrıca Mladić’in eski yakın yardımcılarından General Manojlo Milovanović de yazının kendisine ait olduğunu doğruladı. 

Savcılık, defterlerin savaş sırasında eş zamanlı tutulmuş notlar olduğuna dair “ikna edici” kanıtlar sunduğunu açıkladı. Bu süreç, defterlerin sıradan bir günlükten çok, mahkemede delil olarak kullanılabilecek resmî bir belgeye dönüştüğünü gösteriyor; el yazısı analizinden dijital transkripsiyona, oradan İngilizce ve Fransızcaya çeviriye kadar uzanan bütün bir adli süreç. 

Defterlerin içeriği, Mladić’in kim olduğunu anlamak için yeterli. Sayfalar arasında, dönemin en üst düzey Sırp liderleriyle yaptığı görüşmelerin notları var: Slobodan Milošević, Radovan Karadžić, Momčilo Krajišnik, Velibor Ostojić, Nikola Koljević. 

15 Ağustos 1993 tarihli bir kayıtta, VRS Yüksek Komutanlığı’nın Saraybosna’daki durum nedeniyle uluslararası toplumdan gelen yaptırım tehditlerini görüştüğü bir toplantının detayları yer alıyor. Belki de en çarpıcı bölüm, Hırvat liderlerle yapılan gizli görüşmelere ait notlar. Haziran 1994’te yapılan bir toplantıda, Bosna Hırvat siyasi lideri Jadranko Prlić’in söylediği aktarılıyor: Müslümanların ortak düşman olduğu ve üzerlerinde anlaşmaya varılması gerektiği yönünde bir ifade. Aynı toplantıda, aralarında Karadžić’in de bulunduğu kişilerin, bu nüfusu “askerî yollarla, bel kemiğini kırarak” baskı altında tutmanın yollarını tartıştığı not düşülmüş. Bu notlar, savcılığın Bosna Hırvat liderlerine karşı açılan davanın yeniden açılmasını talep etmesine gerekçe oldu çünkü Sırp ve Hırvat taraflarının, Bosna’yı aralarında paylaşmak ve Müslüman nüfusu sürmek için gizlice anlaştığı iddiasını destekliyordu. 

Belki de günlüklerin en acı yanı, içinde yazılanlar değil, yazılmayan sayfalardır. Ele geçirilen defterler, 1991 yılının sonlarından 1996 yılına kadar uzanan dönemi kapsıyor. Ancak tam da Bosna Savaşı’nın en kritik dönemine ait olan 28 Ocak ila 14 Temmuz 1995 arasındaki defterler bugün hâlâ kayıp. Bu tarih aralığı tesadüf değil. Srebrenitsa Soykırımı’nın planlandığı, hazırlıkların yapıldığı ve Bosna savaşının seyrini değiştiren kararların alındığı aylar tam da bu döneme denk geliyor. Bugüne kadar bu defterlerin nerede olduğu bulunamadı. 

Defterlerde ayrıca savaşla doğrudan ilgisiz görünen, ama bir o kadar rahatsız edici ayrıntılar da var, örneğin bir Amerikan senatörünü “satın almak” için para konuşmalarından bahseden notlar, dönemin ABD Başkanı Bill Clinton’a yapılan atıflar, Hırvatistan Cumhurbaşkanı Franjo Tuđman’ın Amerika gezisiyle ilgili gözlemler, Rusya’nın savaştaki tutumuna yönelik eleştiriler. Bir komutanın, toplu katliamları planlarken aynı zamanda uluslararası siyasi manevralar, para ve diplomasiyle ilgilendiğini gösteren bu notlar, savaşın sadece cephede değil, ofislerde, toplantı odalarında ve hesap defterlerinde de yürütüldüğünü hatırlatıyor. 

Defterlerde yer alan en dikkat çekici cümlelerden biri yalnızca birkaç kelimeden oluşuyor. Mladić’in 1994 yılına ait notlarından birinde Fransızca şu ifade yer alıyor: “Rejeter le plan, gagner la guerre.” Türkçesiyle: “Barış planını reddedin, savaşı kazanın.” 

Bu kısa not bile soykırımcı Mladiç’in planının daha çok insan öldürmek olduğunu gösteriyor aslında. Belki de tüm defterlerin en soğukkanlı satırı, 15 Temmuz 1995 tarihli bir kayıtta gizli; Srebrenitsa’nın düşüşünden sadece dört gün sonra, Mladić’in kıdemli Uluslararası Barış Gücü yetkilileriyle Srebrenitsa nüfusunun “muamelesini” görüştüğü bir toplantının notu. Aynı günlerde binlerce erkek ve çocuk toplu mezarlara gömülürken, bu görüşme sıradan bir bürokratik toplantı gibi kaydedilmişti. 

Mladić’in Srebrenitsa’ya girdiği 12 Temmuz 1995’te, bir Sırp gazeteci tarafından kaydedilen görüntülerde halka seslenirken sakin, güven verici bir ton kullandığı görülür: gitmek isteyenlerin hepsinin taşınacağını, kimsenin zarar görmeyeceğini söyler. Oysa aynı gün, yaralı bir Boşnak savaşçı olan Sadik Selimović’e göre Mladić bambaşka bir dil kullanmıştı; erkeklerin öldürülüp Drina Nehri’ne atılacağını, kadınların ise acı çekmeleri için sağ bırakılacağını söylemişti. Bu iki farklı ses, kameraya konuşan sakin komutan ile kurbanına acımasızca konuşan asıl yüz, Mladić’in kişiliğinin özünü belki de en iyi özetleyen çelişkidir. Defterleri de aynı ikiliği taşır, bir yandan resmî, ölçülü bir komuta dili, diğer yandan arkasında yatan yıkıcı niyet. 

Defterlerde yer alan Madeleine Albright notu yıllar sonra çok daha farklı bir anlam kazandı. 

Lahey Mahkemesi’nin ortaya koyduğu delillere göre Bosna Sırp güçleri, Srebrenitsa’daki toplu infazların ardından çok sayıda birincil toplu mezarı açarak cesetleri başka bölgelere taşıdı. 

Amaç, suçun izlerini gizlemekti. Uluslararası Kayıp Kişiler Komisyonu’nun DNA analizleri sırasında aynı kişiye ait kemiklerin farklı toplu mezarlarda bulunması, bu sistematik taşıma operasyonunun en güçlü kanıtlarından biri oldu. Bu nedenle günlüklerdeki birkaç satırlık not, bugün yalnızca bir gözlem değil, uluslararası mahkemelerin değerlendirdiği önemli tarihî belgelerden biri olarak görülüyor. 

Defterlerin hikâyesi mahkeme salonuyla sınırlı kalmadı. Sırp sanatçı Vladimir Miladinović, ICTY’nin dijital arşivinde yer alan taranmış sayfaları bularak, dört yıla yakın bir süre boyunca her sabah kahvesini içerken Mladić’in 1992 tarihli ilk defterini kelime kelime, el yazısıyla yeniden kopyaladı. Bu emek yoğun çalışma, “Defter” adıyla Belgrad’da bir galeride sergilendi. Miladinović, çalışmasının amacının Sırp toplumunun yapmaya çalıştığının tam tersini yapmak olduğunu söyledi: unutmak, inkâr etmek yerine hatırlamak. İlginç bir biçimde, sergi Sırbistan’da olduğundan çok daha fazla ilgiyi uluslararası basında topladı; bu da bölgedeki hafıza siyasetinin ne kadar derin bir çatlak taşıdığının başka bir göstergesiydi. 

Mladić’in Ağustos 2026’da Lahey’de hayatını kaybetmesinin ardından, defterler artık sadece bir mahkeme delili değil, tarihsel bir belge olarak duruyor. Sırbistan’da hâlâ “kahraman” olarak anılan, Bosna’da ve neredeyse tüm dünyada ise soykırımın simgesi hâline gelen bir canavarın kendi eliyle tuttuğu notlar, parayla senatör satın almaktan söz eden bir sayfa ile birkaç gün sonra binlerce insanın toplu mezara gömüldüğü bir dönemin iç içe geçtiği bu günlükler, belki de Bosna Hersek savaşının nasıl duygusuzca planlanıp işlendiği sorusuna hiçbir röportajın veremeyeceği kadar çıplak bir cevap veriyor.

Emine Şeçeroviç Kaşlı – Fokus

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.