
Doğu Perinçek çizgisindeki Aydınlık gazetesi, Almanya’da İslam ve göçmen karşıtı politikalarıyla bilinen Almanya için Alternatif (AfD) Partisini “küreselcilere meydan okuyan” bir hareket olarak savundu. Gazetenin, AfD’nin Müslümanların din ve ifade özgürlüğünü hedef alan resmî politikalarına değinmemesi dikkat çekti.

Aydınlık’ta yayımlanan değerlendirmede, AfD’ye yönelik ırkçılık ve aşırı sağcılık eleştirileri “Batı güdümlü medyanın kara propagandası” olarak nitelendirildi. AfD’nin Atlantik sistemini sarstığı ve küreselcilere karşı çıktığı ileri sürüldü.
Ancak AfD’nin kendi programında yer alan maddeler, partinin özellikle Müslümanlara karşı nasıl bir siyaset izlemeyi hedeflediğini açıkça ortaya koyuyor.
AfD’nin 2025 Federal Seçim Programı’nda “İslam’ın daha fazla yayılmasına karşı çıkıyoruz” başlığı kullanılıyor. Programda açıkça:
talep ediliyor.
Dolayısıyla AfD’nin yalnızca “düzensiz göçe karşı çıkan” bir parti olarak sunulması gerçeğin ancak küçük bir bölümünü yansıtıyor. Parti, Almanya’da yaşayan milyonlarca Müslümanın dinî hayatını doğrudan sınırlandıracak düzenlemeleri de savunuyor. Bu talepler AfD’nin kendi 2025 Federal Seçim Programı’nda açık biçimde yer alıyor.
AfD’nin programında bütün camilerin kapatılacağı yazmıyor. Bununla birlikte minare ve ezan yasağı, camilerin yabancı kaynaklardan finansmanının engellenmesi ve belirli cami derneklerinin kapatılması gibi oldukça kapsamlı müdahaleler savunuluyor.
Başörtüsü konusunda da bütün kamusal alanları kapsayan genel bir yasaktan ziyade kamu kurumları ve özellikle eğitim kurumlarında yasak talep ediliyor. AfD’nin daha önceki temel programında ise başörtüsünün öğretmenler ve öğrenciler için eğitim kurumlarında yasaklanması açıkça savunulmuştu. Parti aynı programda “İslam Almanya’ya ait değildir” ifadesini de kullanmıştı. Bu yaklaşım AfD’nin temel parti programında görülebiliyor.
Bir siyasi hareketin NATO’ya, küresel sermayeye veya mevcut Avrupa düzenine karşı çıkması, onu kendiliğinden Müslümanların dostu hâline getirmez. Siyasi değerlendirmede ölçü yalnızca “Batı karşıtlığı” değil; adalet, insan onuru, inanç özgürlüğü ve mazlumların hakları olmalıdır.
AfD’nin Müslümanlara yönelik açık yasak taleplerini görmezden gelerek partiyi yalnızca “küreselcilik karşıtı” bir güç gibi göstermek, Türkiye kamuoyuna eksik ve yanıltıcı bir tablo sunmaktadır.
Aydınlık’ın İslam karşıtı politikaları parti belgeleriyle sabit olan AfD’yi savunması, Doğu Perinçek ve çevresinin siyasi tercihlerindeki ölçünün ne olduğu sorusunu bir kez daha gündeme getirdi.
Müslümanların başörtüsüne, camisine, minaresine ve ezanına müdahale etmeyi programına yazan bir hareketin “Atlantik karşıtı” olduğu gerekçesiyle aklanması kabul edilemez. Bu yayın politikası, Perinçek çizgisinin Müslümanların hak ve özgürlükleri söz konusu olduğunda ne ölçüde güvenilir olduğuna ilişkin ciddi soru işaretlerini daha da büyütmektedir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube
Politikalarını Komunist MAO’nun çizgisinde sürdüren bu Perinçek’in AYDINLIK GURUBU’ nun hiç bir döylemine ve davaranışına aldanılmamalı ve güvrnilmemelidir diyorum. Farkında isenix bütüün dünyada politik temaslar ve gelişmeler kimin elinin kimlerin cebinde olduğu hiç bilinmemektedir ve daost ve düşmanlarınmızı ayırd etmede çok büyük güçlükler öçekmekteyiz ! İsrail ile kayıkçı kabgasını andıran atışmalarımız devam ederken bu ülkenin en büyük destekçisi ABD ile ittifak ve dostluğumuzn arasından asla su bile sızmıyor ! Ne tutarlı bir dış politikamız var değil mi ?