islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4773
EURO
56,4970
ALTIN
6.890,86
BIST
14.627,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Perşembe Parçalı Bulutlu
27°C
Cuma Parçalı Bulutlu
27°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Az Bulutlu
27°C

İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA’DA İSRAİL BİR KEZ DAHA TOPRAK GASPINA GİDİYOR

İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA’DA İSRAİL BİR KEZ DAHA TOPRAK GASPINA GİDİYOR

İŞGAL ALTINDAKİ BATI ŞERİA’DA İSRAİL BİR KEZ DAHA TOPRAK GASPINA GİDİYOR

İsrail, işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da yerleşim alanlarını genişletme politikasına bir yenisini daha ekledi. İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in duyurduğu kararla, Batı Şeria’nın merkezindeki Gush Shilo bölgesinde bulunan Kida ve Yishuv HaDa’at yerleşimleri için yaklaşık 1.665 dönümlük yeni bir alanın sınırları belirlendi. Bu adım, söz konusu bölgede 1.000’den fazla yeni konutun yapılmasının önünü açıyor.

İsrail bunu teknik bir imar ve planlama işlemi gibi sunabilir. Ancak meselenin özüne bakıldığında yaşanan yalnızca bir “imar düzenlemesi” değildir. Çünkü söz konusu topraklar, İsrail’in 1967’den bu yana askeri işgal altında tuttuğu Batı Şeria’da bulunuyor. İsrail, burada kurduğu yerleşimleri yıllardır büyüterek Filistinlilerin yaşadığı topraklar üzerindeki hâkimiyetini kalıcılaştırmaya çalışıyor.

Kida ve Yishuv HaDa’at da bu politikanın dışında değil. Her iki yerleşim uzun yıllardır bölgede faaliyet gösteriyor. İsrail yönetimi şimdi bu yerleşimlerin çevresindeki alanları yeni bir “mavi hat” ile planlama sınırları içine alarak yerleşimlerin büyümesini ve yeni konutların inşa edilmesini mümkün hale getiriyor. Dolayısıyla bugün atılan adım, yarının daha büyük yerleşim alanlarının altyapısını oluşturuyor.

Buradaki asıl mesele 1.665 dönümün yalnızca bugünkü durumuyla sınırlı değil. İsrail’in Batı Şeria’daki politikası, toprağı bir anda ve açıkça “ilhak ettik” diyerek almak yerine, çoğu zaman idari kararlar, arazi sınıflandırmaları, yerleşim sınırlarının genişletilmesi, imar planları ve yeni konut projeleri üzerinden ilerliyor. Böylece işgal, gündelik hayatın içine yerleşen bürokratik işlemler aracılığıyla kalıcı bir düzene dönüştürülüyor.

Bu nedenle “1.665 dönüm arazi belirlendi” ifadesinin arkasındaki siyasi tabloyu görmek gerekiyor. Burada yalnızca yeni evlerin yapılmasından söz edilmiyor. İşgal altındaki bir bölgede İsrailli yerleşimcilerin sayısının artırılması, Filistinlilerin kendi toprakları üzerindeki yaşam alanlarının daraltılması ve İsrail’in Batı Şeria üzerindeki fiili kontrolünün daha da pekiştirilmesi söz konusu.

Üstelik bu kararın zamanlaması da dikkat çekici. İsrail’de 27 Ekim 2026’da yapılacak seçimler yaklaşırken Smotrich’in açıklaması, yalnızca bir yerleşim projesinin duyurusu olmaktan çıkıp açık bir siyasi mesaja dönüşüyor. Smotrich, kendisine muhalif olarak gördüğü siyasetçilerin Filistin devletinin kurulmasına ve yerleşimlerin boşaltılmasına yönelik politikalar izleyeceğini savunurken, kendi hükümetlerinin ise “her yerde diktiğini ve inşa ettiğini” söylüyor. Başka bir ifadeyle yerleşim inşası, İsrail iç siyasetinde de bir güç ve egemenlik gösterisine dönüştürülüyor.

Oysa uluslararası hukuk açısından mesele oldukça açık. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında kurduğu yerleşimlerin hukuki geçerliliği bulunmadığını ve yerleşim faaliyetlerinin uluslararası hukuku ihlal ettiğini defalarca ortaya koydu. Uluslararası Adalet Divanı da 2024 tarihli danışma görüşünde İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarındaki yerleşim politikasını ve bu politikanın sürdürülmesini hukuka aykırı buldu.

Dolayısıyla İsrail’in “devlet arazisi”, “imar sınırı”, “mavi hat” veya “yerleşimin düzenlenmesi” gibi idari kavramlarla yaptığı işlemler, işgal gerçeğini ortadan kaldırmıyor. Bir toprağın İsrail makamlarınca hangi idari kategoriye sokulduğu başka bir mesele; o toprağın işgal altındaki Batı Şeria’nın bir parçası olması ise başka bir mesele.

Bugün 1.665 dönümlük alanın yerleşimlerin kullanımına açılması, bu uzun vadeli politikanın yeni bir halkasıdır. Dün birkaç karavanla başlayan yerleşim, bugün imar planına; yarın yüzlerce konuta; daha sonra yollar, altyapı ve güvenlik düzenlemelerine dönüşebiliyor. Sonuçta Filistin toprakları üzerinde İsrail’in fiili hâkimiyeti adım adım genişliyor.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.